Aristoteles’in Hareket Teorisi

felsefe Nedir

Aristoteles, hareket ve değişim ile ilgili olarak kinesis (hareket), phora (yer değiştirme) ve metabole (değişme) kavramlarını kullanmıştır. Kinesis terimi her türlü değişimi kapsayan genel anlamda hareket anlamına gelir. Bu sebeple Aristoteles kinesisi, değişim anlamına gelen “metabole” ile bir arada ve onun yerine de kullanmıştır.

“Phora” terimi ise (hareketin veya kinesisin dört türünden biri olarak) yer değiştirme anlamındaki hareketi adlandırır. Kinesis kavramı, metabole ve fora kavramından daha genel bir kavramdır ve “metabole” ile “phora”, “kinesis”in bir alt kümesini oluştururlar (Bkz: Aristoteles, Fizik 3, 201 a vd; Denkel 1987, S.178; Duran 1995, S.52).

Ural’a göre, hareketin, değişim kavramından daha geniş kapsamlı olması şöyle açıklanabilir Her değişim bir hareket demek olmakla birlikte her hareket bir değişim demek değildir. Mesela “herhangi bir canlının büyümesi belli bir hareket olarak nitelenebilir; fakat taşın düşmesi veya bir gezegenin yörüngesi üzerinde dolaşması, değişim değildi?” (Ural 1994, Cilt I, S.99).

Antik Çağ’da hareket dört ayn şekilde düşünülmüştür. Bu hareket türleri şunlardır: “Mevzi Hareket, yani yer değiştirme; Nicel Hareket, yani artma ve eksilme; Nitel Hareket, yani değişme ve başkalaşma; Özün Hareketi, yani doğuş ve bozuluş” (Ural 1994, Cilt I, S.100).

Bir taşın yere düşmesini mevzii harekete, bir nesnenin miktarındaki azalma veya çoğalmayı nicel harekete, gülün renk değiştirmesini nitel harekete ve bir odunun yandığında küle dönüşmesini özün (cevherin) hareketine örnek olarak gösterebiliriz. Aristoteles de bu ayrımları temel almış ve daha önceki filozoflardan farklı olarak bu kavramları bir sistem içinde ve son derece geniş kapsamlı bir şekilde tanımlamıştır.

Antik Çağ’da ortaya atılmış olan bu dört tür hareket kavramı hem felsefi yönden hem de bilimsel yönden ele alınmaya uygun özelliktedir. Nitekim “mevzii hareket fiziksel nesnelerle ilgili olup, öncelikle kozmolojinin ve fiziğin konusu içine girmektedir. Nitel ve öz’e ilişkin hareketi ise biyoloji ve kısmen psikolojinin konusu içinde düşünmek mümkündür. Aristoteles de çeşitli hareketleri farklı bilimler içinde ve felsefi bir sistem içinde ele almıştır” (Ural 1994, Cilt I, S.100-101).

Aristoteles için bir hareket (kinesis), nesnelerin dışında olmaz, nitekim değişen şey ya varlıkça ya nicelikçe ya nitelikçe ya da yer açısından değişir; dediğimiz gibi belirli bir nesne, bir nicelik, bir nitelik olmayan ya da öteki kategorilerden birine girmeyen ortak bir şey değişme nesnesi diye alınamaz. Dolayısıyla sözünü ettiğimiz kategorilere girenler dışında hiçbir nesnede ne devinim olur ne de değişme (metabole), çünkü bu sözünü ettiklerimiz dışında hiçbir nesne yok. Bütün bunların her biri de her şeyde iki tarzda bulunur. Söz gelişi belirli bir nesne (bu bir anlamıyla şekil (morfe) bir başka anlamıyla yoksunluktur) nitelikçe (ak ile kara), nicelikçe tam ile tam olmayan. Yer değiştirmede de aynı şekilde: yukarı-aşağı ya da ağır-hafif (Aristoteles, Fizik 3, 200b 32vd).

Görüldüğü gibi Aristoteles’te hareket nesneye sıkı sıkıya bağlıdır, yani nesneden ayn düşünülemez ve hareket veya değişme de bir nesnede iki tarzda bulunur. Aristoteles’in fiziği, yani hareket ile ilgili açıldamaları nesnelere doğal bir yer tayin eden kozmos görüşüyle iç içe geçmiş bir durumdadır. Aristoteles’in kozmos görüşünü, hareketle ilgili olarak gözlenen olayları anlamlı bir şekilde yorumlamaya imkan verdiği ve bu yorumlara dayanak sağladığı için, ayrıca ele almak gerekir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*