Felsefe hakkında her şey…

Anti-Semitizm

13.04.2024
Anti-Semitizm

Anti-Semitizm hem düşünsel hem de pratik tabanda Yahudilere yönelik ayrımcılık, düşmanlık ve nefret içeren genel bir durumu ifade eder. Antisemitizm, bir ideolojiden ziyade bir zihniyettir. Terminolojik açıdan, Sami kökenli halklara, yani Yahudiler, Araplar ve Aramilere karşı olmak anlamını taşımasına rağmen tarihsel pratiği boyunca sadece Yahudi karşıtlığı olarak var olmuştur.

Anti-Semitizm sözcüğü ilk defa Alman gazeteci Wilhelm Marr tarafından 1879 yılında yazdığı bir makalede kullanılmıştır.

Antisemitizm, kendisini sözlü ve fiziksel olmak üzere iki farklı boyutta gösterir. Sözlü açıdan, Yahudilere yönelik genelleyici ve onların kimliklerini vurgulayıcı nitelikte suçlama, aşağılama, tehdit ve nefret içeren söylemler bu kapsama girerken fiziksel açıdan cana ve mala yönelik saldırılar (şahıslara yönelik saldırı, yaralama, öldürme, katliam, ibadethane ve mezarlık gibi Yahudi sosyal kurumlarına saldırı vb.) antisemitist eylemler olarak karşımıza çıkmaktadır.

Antisemitizm, tarihsel süreçte değişen siyasi, sosyal, kültürel ve ekonomik koşullara bağlı olarak tarihin farklı evrelerinde ortaya çıkan farklı varyasyonlarıyla gelişmiştir. Amerikalı rahip ve tarihçi Edward Flannery’e göre tarih boyunca dinî, ekonomik ve siyasi, milliyetçi ve son olarak ırkçı olmak üzere dört farklı tip antisemitizm ortaya çıkmıştır.

Tarihsel süreçte antisemitizmin ilk ve en uzun süreli örnekleri, dinî nitelikte olmuştur. Dinî antisemitizmin görece daha kısa süren ilk evresinde, tek tanrılı bir inanca sahip olan Yahudilerin içlerinde yaşadıkları, Romalılar gibi çok tanrılı inanç mensubu ilk çağ toplumlarında maruz kaldıkları bazı kısıtlama, baskı ve saldırılar yer almıştır. Hristiyanlığın Roma İmparatorluğu’nun resmî dini olmasını ve Kilisenin kurumsallaşmasını takiben, Orta Çağ başlarında tamamen Hristiyanlaşmış bir Avrupa’da kilise öğretisinin Yahudilere yönelik olumsuz bakış açısı, dinî antisemitizmin esas temellerini oluşturmuştur.

Kilise doktrinine göre Hz. İsa’nın çağrısı, sadece paganları değil, Yahudileri de kapsamaktaydı. Buna göre Yahudiler, artık hükmü kalmadığı iddia edilen Eski Ahit’i bir kenara bırakarak Yeni Ahit’in öğretisini benimsemeli, yani Hristiyanlığa geçmeliydiler. Yahudilerin, umulanın aksine kendi dinî kimliklerini terk etmemeleri karşısında kilisenin tepkisi daha da sertleşti. Hz. İsa’nın öldürülmesinden de Yahudilerin sorumlu olduğu, dolayısıyla Yahudilerin peygamber katili oldukları söylemi kilise propagandasının içinde yoğun bir şekilde yer almaya başladı.

Hristiyan halk tarafından yoğun kabul gören bu söylemler, süreç içinde Yahudilere yönelik bir dizi iftiralarla daha da pekiştirilmiştir. Bunların en ünlüleri, Yahudilerin ayin yapmak için Hristiyan erkek çocuklarını öldürüp kanlarını kullandıklarını iddia eden kan iftiraları ve Yahudilerin kiliselerden kutsanmış ekmekleri çalarak bunları parçaladıklarına dair kutsanmış ekmek iftiralarıdır. Bu süreçte, dinî antisemitizm, Yahudilerin Hristiyanların baş düşmanları olduğunu iddia edecek kadar radikal bir seviyeye ulaşmıştır.

19. yüzyıl sonlarına doğru, antisemitizmin, diğer varyasyonlarına kıyasla daha radikal bir tipi olan ırkçı antisemitizm Almanya’da gelişmeye başlamıştır. Bizzat antisemitizm kavramının isim babası olan Wilhelm Marr ve Adolf Stoecker, Moritz Busch ve Otto Böckel gibi önde gelen antisemitist yazar ve politikacıların damgasını vurduğu bu dönemde, Almanya’da çeşitli antisemitist kuruluşlar ırkçı nitelikte bir Yahudi karşıtı propagandayı kullanarak Yahudi sorununu Alman siyasî arenasının gündemine sokmuşlardır. Orta Çağ Avrupa’sındaki Yahudi/Hristiyan ikiliği, bu yeni tip antisemitizmde yerini Yahudi/Cermen ikiliğine bırakmıştır. Yahudilerin yüzyıllardır Cermenleri sömürdüğü ve Cermenlerin yükselmesini engellediği, aslında Cermenlere kıyasla daha düşük bir ırk olan Yahudilerin bu hâkim konumunun sona ermesi gerektiğini savunan bu yeni tip antisemitizmin Almanya’da ortaya çıkması aslında tesadüf değildir. Almanya’nın ulusal birliğini 1871 gibi görece geç bir yılda tamamlamış olması, Almanya’da yeni yeşeren siyasi arenada birbiriyle rekabet eden pek çok siyasi hareketin bulunması ve Yahudi karşıtlığının bu ortamda uygun bir popülist söylem malzemesi olması, o dönemde tüm Avrupa’da yükselen siyasi milliyetçiliğin ve akademik düzeydeki ırk çalışmalarının ve kuramlarının oldukça popüler olması, Napolyon ordularının işgal ettiği Alman şehirlerindeki Yahudilere vatandaşlık hakkı tanınmış olması ve en nihayet, antisemitizmin hâlihazırda pek çok Alman şehrinde uzun yıllara dayanan bir pratik geçmişinin olması gibi etkenler, Almanya’nın yeni ırkçı antisemitizmin beşiği olmasını kolaylaştırmıştır. Kuramsal bazda geliştirilen bu ırkçı antisemitizm, takip eden yüzyılda Naziler tarafından uygulamaya konulmuş ve milyonlarca Yahudinin soykırıma uğrayıp katledilmesiyle sonuçlanmıştır.

19. yüzyıl Avrupası’nda Almanya dışında Rusya ve Fransa’da da antisemitizm çeşitli olaylarla kendisini göstermiştir. Rusya’da birbiri ardına meydana gelen ve pogrom denilen katliamlar ve Fransa’da Yahudi asıllı Yüzbaşı Alfred Dreyfus’un haksız yere vatana ihanetle suçlandığı dava, antisemitizm tarihine damgasını vuran diğer önemli gelişmeler arasında yer almıştır. Yine, bu yüzyılda ortaya atılan mason/Yahudi ittifakı, İlluminati örgütü, Siyon Bilgelerinin Protokolleri kitabı ile yayılan küresel Yahudi hâkimiyeti gibi düşünceler de, Avrupa’daki antisemitizmin gelişmesine ve yayılmasına katkıda bulunmuştur.

İkinci Dünya Savaşı sonrasında İsrail Devleti’nin kurulmasını takiben “yeni antisemitizm” diye adlandırılan bir varyasyon ortaya çıkmıştır. Daha çok İslam toplumlarında, İsrail’in Filistinlilere uyguladığı zulümden kaynaklanan ve ulusal güvenlik bahanesi ile bölgedeki başka milletlerin egemenlik ve insanlık haklarına tecavüzü yol edinen tutumu dolayısı ile siyonizm karşıtı söylemlerin çoğu zaman İsrail devleti ile Yahudilerin özdeşleştirildiği bir söylem gelişmiştir. İsrail’in, aynı zamanda çoğu zaman Batı emperyalizminin Orta Doğu’daki uzantısı gibi görülmesi de bu söylemi destekleyen bir faktör olmuştur.

Yazan: Melih Çoban

KAYNAKÇA

Groepler, Eva. Anti-semitizm: Antik Çağdan Günümüze Yahudi Düşmanlığı Tarihi. İstanbul: Belge Yayınları, 1999.

Hepkon, Haluk. Komplo Teorileri Tarihi. İstanbul: Kaynak Yayınları, 2007.

Lazare, Bernard. Antisemitism: Its History and Causes. Nebraska: University of Nebraska Press, 1995.

Lewis, Bernard. Semitizm ve Anti-semitizm: Çatışma ve Önyargıya Dair. Ankara, Akılçelen Kitaplar, 2018.

Rennap, Ike. Anti-semitizm ve Yahudi Sorunu. İstanbul: İnter Yayınları, 1991.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

2005'ten beri çevrim içi felsefe yapıyoruz...