Felsefe hakkında her şey…

Akademik başarı için öz güven ve öz saygı, okula yönelik gelişen tutumdan daha mı önemlidir?

06.11.2023
381
Akademik başarı için öz güven ve öz saygı, okula yönelik gelişen tutumdan daha mı önemlidir?

Pek çok insan başarılı olmak için başarı beklenen alana karşı tutku beslemek gerektiğine inanır. Tutku gerçekten de zorlukları yaşanılır hâle getirebilir. Başarıya giden yolda kişiye gereken gücü sağlayabilir. Bununla birlikte, tutkunun başarı için gerekli bir bileşen gibi görünmediği karşı örnekler de mevcuttur. Bu örneklerden birisi de akademik başarıdır.

Başarılı öğrencilerin okullarına tutkuyla bağlı olmaları gerektiğini ve bu tutkunun bazı öğrencilerin neden başarılı olup bazılarının neden olamadığını en azından kısmen açıklayabileceğini düşünebilirsiniz. Ancak bu pek doğru değildir. Araştırmalar, öğrencilerin akademik başarısı ile okula karşı tutumları arasında bir ilişki bulunmadığını ortaya koymuştur. Buna göre, bir öğrencinin akademik başarı sağlaması için okul konusunda tutku taşıyor olması gerekmemektedir. 1

Araştırma bulguları, Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) adı verilen büyük ölçekli bir uluslararası veri tabanının analizinden elde edilmiştir. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) bu veri setini her üç yılda bir kullanıma sunmaktadır. Bu, araştırmacılara, dünyanın dört bir yanındaki öğrencilerin eğitimleri hakkında benzersiz bir bakış açısı sağlayan bir hazinedir.

Bahsi geçen çalışmanın derlendiği 2015 PISA değerlendirmesine 72 ülkeden öğrenciler ve 72 devlet ekonomisi katkıda bulunmuştur. Bu değerlendirme; okuma, matematik ve fen testlerinin yanı sıra tutum, inanç, öğrenme alışkanlıkları ve benzeri konularla ilgili olarak dünya genelinde, 15 yaşındaki çocuklar tarafından temsil edilen ulusal örnekleme uygulanan çalışmalar sonucunda elde edilmektedir. Yapılan çalışmalarda öğrencilerin okula yönelik tutumlarını ölçmek için dört basit seçenek kullanılmıştır: 2

(a) Okul, okuldan ayrıldığımdan sonraki yetişkin hayatıma beni hazırlamak için çok az katkıda bulunmuştur
(b) Okul benim için zaman kaybı olmuştur
(c) Okul bana karar verme konusunda özgüven kazandırmıştır
(d) Okul bana bir iş yaparken faydalı olabilecek şeyler öğretmiştir

Çalışma sonunda öğrencilerin akademik başarıları ile okula yönelik tutumları arasındaki doğrudan ve dolaylı korelasyonun sıfıra yakın olduğu bulgusu ortaya çıkmıştır. Bu durum bir rastlantı olmaktan çok uzaktır; zira PISA 2003, 2009 ve 2012’de aynı durum tekrar etmiştir. Ayrıca sonuçlar arasında öğrencilerin sosyo-ekonomik durumlarına göre de herhangi bir farklılık bulunmamıştır. Cinsiyet de bu bulguyu etkilememiş ve bu durum hem gelişmekte olan ülkelerde hem de gelişmiş ülkelerde gözlemlenmiştir.

sınav, sınav kağıdı, test, test kağıdı

Öğrencilerin PISA matematik performansı 62 ülke ele alınarak incelendiğinde, bütünün sadece yaklaşık %2’sinin okula yönelik tutumla açıklanabileceği görülmüştür. Bu, çoğu ülkede akademik açıdan başarı gösteren öğrencilerin okullarına pek fazla değer atfetmedikleri anlamına gelmektedir. 3

Belirtmeliyiz ki bu sonuç, akademik açıdan daha başarısız öğrencilerin okullarına yönelik tutumlarını açıklamakta yetersizdir. Basitçe söylemek gerekirse başarısız öğrencilerin okula yönelik tutumları ile başarı durumları arasında belirgin bir ilişki bulunmamaktadır. Bu da öğrencileri akademik başarıya yönelten şeyin ne olduğuyla ilgili merak uyandırıcı bir soruyu gündeme getirmektedir:

Eğer akademik başarı ile okula yönelik tutum arasında gerçek bir ilişki yoksa gelecek vadeden öğrencileri akademik başarıya ulaşmaları için motive eden şey nedir?

Bu kesinlikle sadece okula dönük geliştirdikleri olumlu bir tutumdan kaynaklanmamaktadır.

PISA temelli başkaca araştırmalar, akademik açıdan başarılı ve daha az başarılı öğrencileri birbirinden ayıran etkenin, öğrencilerin kendilerine kendi güçlü ve zayıf yönleri konusunda duydukları öz güven olduğunu ortaya koymuştur. Öz yeterlilik, öğrenmeye duyulan merak ve öğrenmeden haz alma gibi diğer bireysel psikolojik değişkenler de öğrencilerin akademik başarılarındaki farklılaşmanın %15 ila %25‘ini açıklamaktadır. 4 5

Araştırmalar, müşterek zeminde, öğrencilerin kendi problem çözme becerilerine olan güvenlerinin, akademik başarıları üzerinde okula dönük algılarından çok daha önemli olduğunu göstermektedir.

Bu durum apaçık bir sorun doğurmaktadır. Öğrencilerin okula karşı tutumları birçok nedenden dolayı önemli olmalıdır. Eğer öğrenciler aldıkları eğitimin doğrudan faydasını görmekte zorlanıyor, okullarının kişisel beklentilerini karşılamadığını düşünüyor ve akademik başarılarını okul dışında edindikleri becerilere bağlıyorlarsa bu onların yaşamlarının ilerleyen dönemlerinde eğitim kurumlarına karşı algılarını olumsuz yönde etkileyecektir. Örgün eğitim kurumları bir milletin yaşam tarzını biçimlendirmektedir. Bu kurumların gözden çıkarılması değil, desteklenmesi, iyileştirilmesi ve güçlendirilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla öğrencilere eğitim kurumlarını yıpratmaktan ya da bu kurumların içinde yer almamaktan ziyade bu kurumlara değer vermeleri öğretilmelidir.

O hâlde ne yapılabilir? Okullaşma konusunda karar vermekten sorumlu uzmanların, okul deneyiminin öğrencilerin tutum ve kanaatleri üzerinde yaratabileceği uzun vadeli etkiler konusunda daha bilinçli hareket etmeleri gerekmektedir. Ayrıca, mezun olduklarında hayata nasıl müdahil olacaklarını örnekleyen uygulamalı eğitim etkinliklerinin okul sistemine dahil edilmesine daha fazla önem verilmelidir.

 


Bu makale Sosyolog Ömer Yıldırım tarafından www.felsefe.gen.tr için, Jihyun Lee’nin “Why the most successful students have no passion for school” isimli makalesinden Türkçeye çevrilip derlenerek hazırlanmıştır. Alıntılanması durumunda kaynak gösterilmesi, ahlaklıca olanıdır.

Kaynak Metnin Yazarı: Jihyun Lee

Çeviri ve Derleme: Sosyolog Ömer YILDIRIM

KAYNAKÇA

  1. Lee, J. (2016). Attitude toward school does not predict academic achievement. Learning and Individual Differences, 52 (-), 1-9, https://doi.org/10.1016/j.lindif.2016.09.009
  2. OECD iLibrary. “Learning for Tomorrow’s World.” Erişim 4 Kasım 2023. https://www.oecd-ilibrary.org/education/learning-for-tomorrow-s-world_9789264006416-en.
  3. OECD (2013). PISA 2012 Results: Ready to Learn: Students’ Engagement, Drive and Self-Beliefs (Volume III). PISA. https://doi.org/10.1787/9789264201170-en
  4. Lee, J. (2009). Universals and specifics of math self-concept, math self-efficacy, and math anxiety across 41 PISA 2003 participating countries. Learning and Individual Differences, 19 (3), 355-365. https://doi.org/10.1016/j.lindif.2008.10.009
  5. Lee, J. (2014). Universal factors of student achievement in high-performing Eastern and Western countries. Journal of Educational Psychology, 106 (2), 364-374. https://psycnet.apa.org/doi/10.1037/a0035609
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

2005'ten beri çevrim içi felsefe yapıyoruz...