Acı Çekmek ve Varoluş Arasındaki İlişki

felsefe Nedir

İspanyol filozof Unamuno herhalde en çok “Yaşamın Trajik Duygusu” (1913) adlı eseriyle tanınır.

Bu kitapta bilincin tümü ölümle ve acı çekmekle ilgili bilinçten ibarettir (Acı acı ölümsüz olmadığımızın farkındayız). Bizi insan yapan acı çektiğimiz gerçeğidir.

İlk bakışta bu fikrin acı çekmenin insan hayatının ayrılmaz bir parçası olduğunu söyleyen Siddhartha Gautama, yani Buddha’nınkine çok yakın olduğu zannedilebilir. Ama Unamuno’nun acıya karşılığı çok farlıdır. Buddha’nın tersine Unamuno acıyı ayrılma yöntemiyle üstesinden gelinebilecek bir sorun olarak görmez. Onun yerine acıyı, bir insan olarak varoluşun anlamının gerekli bir parçası ve hayati bir deneyim olarak görür.

Unamuno’ya göre, eğer tüm bilinç, insanın ölümlülüğü ve acı çekmesinin bilincinden oluşuyorsa ve eğer bilinç bizi insan yapan farkla o zaman hayatlarımızı bir tür ağırlık ve töze hasretmenin tek yolu bu acıyı kucaklamaktır. Eğer acıya sırtımızı dönersek bizi insan yapan şeye, bilincin kendisine sırtımızı dönmüş oluruz.

Unamuno’nun acıyla ilgili fikirlerinin bir boyutu daha vardır. Acımızı kabullenmemiz gerekir, çünkü ancak kendi acımızla yüzleşebildiğimiz zaman acı çeken diğer varlıkları gerçekten sevebiliriz. Bu da bizi çıplak bir seçimle baş başa bırakır. Bir yanda mutluluğu seçebilir ve acıdan kaçmak için elimizden geleni yaparız. Diğer yanda ise acı çekmeyi ve sevmeyi seçebiliriz. İlk seçenek daha kolay olabilir, ama nihayetinde bizi sınırlar; aslında bizi kendimizin gerekli bir kısmından koparır. İkincisiyse daha zordur, ama derinliği ve önemi olan bir hayat olasılığının kapısını ancak bu seçenek açabilir.

Hazırlayan: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Ömer YILDIRIM’ın Kişisel Ders Notları. Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf “Felsefeye Giriş” ve 2., 3., 4. Sınıf “Felsefe Tarihi” Dersleri Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Felsefe Ders Kitabı

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*