20. Yüzyıl Felsefesinin Ayırıcı Nitelikleri ve Temel Özellikleri

20. yüzyıl felsefesi; gerçeğin ne olduğu, nasıl bilineceğinin ele alındığı ve metafizik tartışmaların kendini hissettirdiği bir dönem olmasının yanı sıra dünya savaşları gibi toplumsal ve ekonomik düzlemde yaşanan değişimlere yönelik fikirlerin de oluştuğu bir dönemdir.



Çağdaş bir felsefe olan ve belli bir coğrafyanın egemenliğinde olmayan 20. yüzyıl felsefesi, zaman içinde sistemleşmiş ve dünyanın çeşitli yerlerinde yapılır olmuştur.

19. yüzyılın tarihsel seyrine bakıldığı zaman bilimin ilerleyişinin birçok alanda yeni çalışmalar getirdiği, bu durumun da bilimde uzmanlık alanları fikrini açığa çıkardığı ve daha önceleri doğa felsefesi altında toplanan bazı bilim alanlarının felsefeden ayrılıp bağımsız birer disipline dönüştüğü görülmektedir. Bilimdeki bu gelişmeler, filozofların bilgi üzerinde önemle durmalarına ve bilimi sorgulamalarına sebep olmuştur. Bu yönelim, felsefenin kuramsallaşmasına da neden olmuştur. Felsefede de uzmanlaşmalar başlamış ve çeşitli alanlarda derinlemesine çalışmalar yapılmıştır. 20. yüzyıl sonlarına doğru üniversite dışında çalışan filozof neredeyse kalmamıştır. Felsefedeki bu uzmanlaşma süreci, felsefenin ne olduğu problemine teorik açıdan yaklaşılmasına neden olmuş ve felsefe, yöntem kazanma eğilimine girmiştir.



20. yüzyıl, gerek ekonomik gerekse devletler arası ilişkilerde bilim ve teknolojinin güç olarak kullanıldığı bir çağdır. Bu güç, üretim ve silahlanmada kendini açıkça göstermiştir. Dünya savaşlarının yaşandığı bu dönemde politik ve ekonomik çöküşlerle yaşanan dramatik olaylar, insanları umutsuzluğa sürükleyerek bunalıma sokmuş ve bireyselleşmelerine neden olmuştur. Yaşanan olaylar, insanların değer anlayışlarında değişimler meydana getirmiş ve bazı değerler derinden sarsılmıştır. Filozoflar, çağın bu sorunlarına karşı duyarlılık göstermiş ve bu durumu felsefelerinde işlemiştir.

20. Yüzyıl Felsefesinin Temel Özellikleri

- Felsefenin problemlerine yeni açıklamalar getirilen dönemdir.

- Felsefede uzmanlaşmaların olduğu dönemdir.

- Felsefenin yeni yöntemler kazandığı dönemdir.

- Felsefenin alanlarında derinleşilen dönemdir.

- Felsefede yeniana akımların oluştuğu dönemdir.

- Sembolik mantık çalışmaların yoğunlaştığı dönemdir.

- Dilsel analizlerin yapıldığı, dil ve düşünce arası ilişkilerinincelendiği ve dil kuramlarının geliştirildiği dönemdir.

- Bilim üzerine yapılan çalışmalar sonucunda bilim felsefesi alanının kurulduğu dönemdir.

- Felsefe tarihinin en fazla yayın çıkardığı ve giderek de yayınlarının çoğaldığı dönemdir.

- Felsefenin üniversiteler aracılığıyla dünyanın her yerinde yapıldığı dönemdir.

Hazırlayan: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Ömer YILDIRIM'ın Kişisel Ders Notları. Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf "Felsefeye Giriş" ve 2., 3., 4. Sınıf "Felsefe Tarihi" Dersleri Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Felsefe Ders Kitabı, MEB Felsefe Ders Kitabı