Yasal – Ussal Meşruiyet Nedir?

felsefe Nedir

Geleneksel toplumlar karşısında modern toplumları belirleyen temel husus karmaşık iş bölümüdür. Toplum ayrıntılandırılmış görev ve görev tanımlarından oluşan bir makinaya dönüşür adeta.

Böyle bir yapıda aslolan özellikler karmaşıklaşmış sistem ihtiyaçları ve öngörülebilirliktir. Karmaşık işbölümünün gerektirdiği farklı niteliklerde insan ihtiyacı bireylerin kapasitelerinin gelişiminin, farklılaşmalarının ve bireyselleşmelerinin önünü açar. Üstelik modern toplumların başat özelliklerinden olan mobilizasyon bireysel hayata akışlarını durağan toplumsal yapılardan koparır. Kutsallık giderek önemini yitirir, birey kendisini sabit mekânla özdeşleştirmez.

Bireyselleşmenin ve farklılaşmanın yanı sıra işleyen diğer bir eğilim ise bürokratikleşmedir. Karmaşık iş süreçlerini belirli kurallara oturtan ve böylelikle “dişlilerinin yerine kim geçerse geçsin makinanın işleyişini garantiye alan” bürokratikleşme modern toplumun kaçınılmaz bir özelliği olarak ön plana çıkar. Sadece devlet ve resmi kurumlarda değil, kâr amaçlı özel kuruluşlar da bu eğilimden azade kalamazlar, zira işlerin yürümesi için standartlaşma şarttır ve bürokratikleşme de bunu sağlar.

Böyle bir toplumsal yapıda değişim temel bir veri olduğundan, meşruiyetin kaynağı geleneksel toplumlarda olduğu gibi “sürdürme, devam ettirme” olmaz. Önemli olan değişimi ve değişimin ortaya çıkardığı ihtiyaçları karşılayan kuralların yürürlüğe konmasıdır. Kural sürdürülebilirlik değil, ihtiyacı karşılamaktır. Modern toplumun hızlı doğasında ihtiyacı karşılamak, günün ihtiyacına cevap vermek başlıca meşruiyet kaynağı hâline gelir.

Bu aynı zamanda meşruiyetin giderek kutsallıktan arınması ve dünyevileşmesini de beraberinde getirir. Bireylerin giderek özgünleştiği ve özgürleştiği, ekonominin açık, sarih, ulaşılabilir, usa dayalı, akılcı kurallara ihtiyaç duyduğu bir dünyada yönetenin iradesi bizzat meşruiyetin temeli olamaz. Kurallar ve kaideler, yöneticileri de bağlayacak şekilde açık ve işleyişleri öngörülebilir olmalıdır. Kayırmanın yerine liyakat, keyfiyetin yerine açık ve öngörülebilir yönetim araçları, somut durumlara göre uygulanan değişken kurallar yerine her vatandaşa ve kuruma eşit şekilde uygulanacak soyut yasa ve kurallar, kulluk ve kör itaat yerine bireyi hak, özgürlük ve görevler bütünlüğü içerisinde sisteme bağlayan yasal statüler modern yasal-ussal otoritenin ve meşruiyetin tanımını oluşturur.

Hazırlayan: Sosyolog Ömer Yıldırım

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*