Şüphe Ediyorum Öyleyse Varım (Si Fallor Sum) Ne Demektir?

felsefe Nedir

En uç şüphecilerden biri olan Pyrrhon (MÖ 360-270) duyusal deneyimlerin hiçbir zaman bilgi sağlayamayacağını söylemiştir.

Tek bilebileceğiniz, kişiye özel duyumsamalarınızdır. Duyumsamalarınızın duyumsanan nesneyle bağdaşıp bağdaşmadığını asla bilemezsiniz. Örneğin, gümüş bir bozuk para gördüğümüzde şunu diyebilirsiniz: “Bozuk para bana gümüş gibi görünüyor.” Ama asla öyle olup olmadığını bilemezsiniz. Bu örnek, görme duyusuna atıfta bulunmaktadır; fakat aynı şey satma duyusu için de geçerlidir. Şöyle söyleyebilirsiniz: “Bal bana tatlı görünüyor ya da tadı tatlı geliyor.” Ama kesin olarak “Bal tatlıdır.” diyemezsiniz. Böyleyken, şüpheci için ihtiyatlı yaklaşım, yargıyı askıya almak ve hiçbir şeyi hiçbir surette varsaymamaktır. Aynı şey ahlaki yargılar için de söz konusudur. Hiçbir şeyi kesin olarak bilemeyeceğiniz için, mutlak ahlaki doğruluğun derdine de düşmemelisiniz ve muhtemelen çeşitli bakış açılarına karşı daha toleranslı olmalısınız.

Augustinus’un İtiraflar kitabı, ruhani alanyazında bir dönüm noktası niteliğindedir. Batı’daki ilk otobiyografidir ve Augustinus’un kendi ruhani ve düşünsel yolculuğunun dürüst bir kaydıdır. Kitap, Augustinus’un ruhani kaygı ve şüphe nöbetlerini gözler önüne sermenin yanı sıra, Hristiyanlık’a dönmeden önceki kendi hedonist (hazcı) yaşam tarzının da bir itirafıdır.

Augustinus şüpheciliğe, çelişmezlik prensibi örneğiyle anlattığı gibi, kesinlikle bilebileceğiniz en az bir şey olduğunu göstererek cevap vermiştir. Şüpheciler madeni paranın gümüş olduğundan ya da şarabın acı olduğundan şüphe edebilirler, ancak algının kendisinin varlığından şüphe duyamazlar. Bu nedenle de tüm gerçekliklerden ve doğrulardan kuşku duyan kimse, kendisini mantıksal bir ikileme düşmüş bulacaktır. Çünkü şüphe etme eyleminin kendisi bile bir kesinlik biçimidir. Birey her kendinden şüphe duyma eyleminde, ne yapmakta olduğunu hatırlar. Saatin akşam yedi olduğundan şüphe duyuyorsanız, en azından şüphe duyduğunuzdan şüphe duyamazsınız. Elbette ki şüphe duyabilmek için var olmanız gerekmektedir. Bir başka deyişle, kendi ruhunuzun mutlak gerçekliğini kanıtlayabilirsiniz. Augustinus’un sözleriyle, Si Fallor Sum: kişi şüphe duyabiliyorsa, o zaman kesinlikle vardır. Yaşadığınızdan hem şüphe edip hem de akıl yürütemezsiniz. Böylelikle Augustinus şüpheciliğin mağlup edilebileceğini göstermiştir.

Hazırlayan: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Ömer YILDIRIM’ın Kişisel Ders Notları. Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf “Felsefeye Giriş” ve 2., 3., 4. Sınıf “Felsefe Tarihi” Dersleri Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Felsefe Ders Kitabı

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*