Felsefe hakkında her şey…

Paideia Okulları, Paideia eğitim modeli

Paideia Okulları, Paideia eğitim modeli

Çocuk büyütmek, yetiştirmek anlamına gelen Paideia (pais, paidos) Eski Yunanaca kökenlidir (Adler ve Isaacs, 1983). Günümüzdeki kullanımı ise çocuğun entelektüel, sanatsal ve sosyal açıdan toplam eğitimi olarak biçimlenmiştir (Aydın, 2012).

Paideia okulları her çocuğun öğrenebileceğini varsayımı ile çocuğun performansına ve başarılarına saygı duyan, hümanist ve heterojen bir eğitim sistemidir. Paideia sadece öğrencilerin değil eğitimcilerin ve ailelerin de eğitimini toplumsal olarak sürekli geliştirmeyi hedeflemektedir.

Klasik eğitime dönüşe vurgu yapan Paideia okulları, “klasik” kelimesinin içinde barındırdığı seçkinci, ataerkil ve Avrupa merkezli imalarından dolayı önerdiklerinin açıklanması ve anlaşılmasının zor olabilmektedir. Ancak klasik eğitimden kasıt şu şekilde özetlenebilir (Roberts, 1998):

  • Öğrencilerin kültürel mirası konusunda özenli bir dikkat ve katılım sergilenmesi,
  • Birleştirilmiş konulardan oluşan temel bir müfredat geliştirilmesi,
  • İletişim, hesaplama, takım çalışması ve problem çözme gibi temel becerilerde öğrencilerin uzmanlaşması,
  • Klasik okullarda elde edemediğimiz derin bir entelektüel anlayışın öğrencilere kazandırılması.

Bunların dışında kazanılması daha da zor olan bir amaç ise öğrencileri, bireysel ya da grup halinde problemleri çözümleyen, çözüm için yeni beceriler arayan ve bunları bir alışkanlığa çeviren “sürekli öğrenen aktivistlere” çevirmektir. Planlama, karar verme ve değerlendirme gibi klasik eğitimde yetişkinlere atanmış bazı alanların öğrencilere de açılması gerekmektedir. Aynı şekilde çalışma ve öğrenme sadece öğrencilerin değil yetişkinler ve öğretmenlerinde de görevidir ve bunları gerçekleştirerek öğrencilere örnek olmalıdırlar.

1980’lerde Amerika’da baş gösteren eğitim tartışmaları üzerinde Mortimer Adler, tartışmaların eğitimin yönteminden önce amacı üzerinde olması gerektiğini ifade etmiştir ve Jacquez Barzun, Charles Van Doren, Dennis Grey, Theodore Sizer ve Ernest Boyer ile birlikte Paideia önerisini yayımlamıştır. Yayımlanan diğer önerilerden açıkça faklı olan bu öneri, müfredatın sosyal gereklilikleri, farklı metotların sosyal etkileri ve eğitimsel başarının sosyal değerine odaklanmaktaydı (Weltman, 2002). 1988’de North Carolina Üniversitesinde Ulusal Paideia Merkezi kurulmuş ve 1992 yılında kapsamlı olarak okullarla sınıf bazında iş birlikleri kurarak çalışmaya başlamıştır (Roberts ve Billings, 1988).

Paideia okullarında temel amaçlardan biri öğrencileri, bireysel ya da grup halinde problemleri çözümleyen, çözüm için yeni beceriler arayan ve bunları bir alışkanlığa çeviren “sürekli öğrenen aktivistlere” çevirmektir.

Paideia okulları 3-18 yaş arası çocuklara eğitim veren ve herhangi bir mezhebe bağlı olmayan okullardır. Bu okullarda temel amaç çocuklara diyalog kurma, kritik düşünme ve olayları farklı bakış açılarından değerlendirme gibi hayat boyu yaşam becerileri kazandırmaktır. Öğrenciler bir fikre katılmayı ve fikri reddetmeyi öğrendikleri için Paideia okullarının gerçek anlamda olumlu bir öğrenme-öğretme ortamına sahip olması beklenir. Paideia okullarında amaçlardan biri de okulu sevdirmektir. Paideia önerisiyle amaçlanan temel esasları (The Paideia Principles, 2017):

  • Bütün bireylerin kişisel gelişimini sağlamak.
  • Bireyleri yaşamlarını kazanabilecekleri şekilde hayata hazırlamak.
  • Bireyleri politik sorumluluklarını yerine getiren iyi yurttaşlar olarak hazırlamak.
  • Öğrencilerin öğrenme etkinliklerini ömür boyu sürdürmelerini sağlamak şeklinde sıralanabilir.

Ulusal Paideia Merkezi tarafından bu amaçları gerçekleştirmek üzere belirlenmiş olan bir takım ilkeler mevcuttur. Paideia sistemi belirlenmiş olan bu ilkeler çerçevesinde faaliyet göstermektedir. Ulusal Paideia Merkezi tarafından belirlenmiş olan ilkeleri şu şekilde sıralanabilir (“The Paideia Principles”, 2017):

  • Bütün çocuklar öğrenebilir.
  • Bütün çocuklar aynı imkân ve kalitede eğitimi hak etmektedir.
  • En iyi okul, hayata en iyi hazırlayan okuldur.
  • Öğretmen rehberliğinde öğrencilerin kendi kendini keşfetmesi ve öğrenmesi esastır.
  • Okullarda üç öğretim tipi vardır; didaktik öğretim, öğrenme becerileri geliştiren koçluk ve Sokratik sorgulama olarak adlandırılan seminer çalışması.
  • Üç öğretim tipinden beklenen sonuçlar; organize bilginin kazanımı, dil ve matematik kullanım becerilerinde gelişme, zihinsel sorgulama anlayışında gelişme şeklindedir.
  • Öğrencilerin başarı durumları bireysel yetenekleri ve kabiliyetleri ölçüsünde değerlendirilmelidir.
  • Okul müdürü sadece bir yönetici değildir. Okul müdürü okulu planlayıp organize ederken öğretim kadrosu ile meşgul olmayı ihmal etmemelidir.
  • Okul müdürü ve eğitmenler kendilerini sürekli aktif bir şekilde öğrenmeye programlamalıdır.
  • Öğretmenlik mesleğine kendini adayanların primi motivasyondur.

Eğer eğitim tüm çocukların öğrenebileceğini söylüyor ve her çocuğun özel ihtiyaç ve performansından sorumluysa o halde bireyselleştirilmiş olmalıdır. Eğitim sadece her çocuğun benzersiz olmasından dolayı değil aynı zamanda her çocuğun bireysel çabası, gelişmesi ve çalışması üzerine bire bir durmak gerektiğinden bireyselleştirilmelidir. Paideia okullarının sağlaması gereken diğer bazı gereklilikler ise öğretmenlerin takım olarak birlikte çalışmaları, öğretmen-öğrenci oranının düşük tutulması, karma yaş gruplarıyla akran öğrenmenin sağlanması ve öğrencilerin sınırlandırılmaması ve aile katılımı olarak sıralanmıştır (Mechner, Fiallo, Fredric, Jenkins, 2013).

Kaynak: Eğitim Felsefesi, s. 84-85, T.C. ANADOLU ÜNİVERSİTESİ YAYINI NO: 3661 AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ YAYINI NO: 2489

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

2005'ten beri çevrim içi felsefe yapıyoruz...