Felsefe hakkında her şey…

2050 yılına kadar okyanuslarımızda balıktan daha fazla plastik olabilir…

21.03.2024
66
2050 yılına kadar okyanuslarımızda balıktan daha fazla plastik olabilir…

2050 yılının okyanuslar için önemli bir dönüm noktası olacağı tahmin ediliyor; ancak olası felaketi önlemek için çok da geç değil. İşte okyanuslarımızı gelecek nesillere taşımak ve korumak için atabileceğimiz adımlar…

Uzmanlar 2050 yılına kadar okyanuslarımızda balıktan çok plastik bulunabileceğinden ya da belki de sadece plastiklerin yer alabileceğinden söz ediyorlar. Kimi uzmanlar ise mercan resiflerimizin %90’ının ölebileceğini, okyanuslarda kitlesel yok oluş dalgalarının yaşanabileceğini ve denizlerimizin aşırı ısınmış, asidik ve oksijensiz kalabileceğini söylüyor. 1

2050’nin o kadar da uzak olmadığını unutmamak gerek. Bugün sahilde kumdan kaleler inşa ederken seyrettiğimiz çocuklarımız, 2050 yılında muhtemelen kendi ailelerini kuruyor ve iş hayatlarında ilerleme kaydediyor olacaklar. Çocuklarımızın bizden böylesine hasar görmüş ve yok olmaya yüz tutmuş bir okyanus bütününü miras alma ihtimalini ise kabul etmek çok üzücü.

Bununla birlikte, böyle bir gelecek henüz dönülmez bir kavşağa ulaşmış değil. Gelecekte daha sağlıklı, daha bütünsel ve belki de daha verimli bir okyanus bütünü hâlâ ulaşılabilir bir yerde olabilir. En azından kısa bir süre için…

İşte bizi daha arzu edilir bir okyanus geleceğine götürebilecek 10 adım:

1. Küresel ısınmayla mücadele edin. İklim değişikliğinin önüne geçebilmek için atılabilecek en zor; ama en önemli adım bu olabilir. ABD’nin Paris Anlaşması‘na geri dönmüş olması iyi bir haber. Ancak, şimdi anlaşmayı imzalayan tüm tarafların karbon salınımını sıfıra indirmek için kararlı ulusal yükümlülükler üstlenmesine ihtiyacımız var. Çin, AB, Japonya ve Birleşik Krallık’ın bu konuda attığı son adımlar memnuniyet vericidir.

2. Konuşmayı bırakmamalısınız. Bu karbon sıfırlama taahhütlerini gerçeğe dönüştürmemiz gerekiyor. Bunun için yenilenebilir enerji kaynaklarına, daha deneysel çözümler (füzyon gibi) de dâhil olmak üzere büyük yatırımlar yapılması, ayrıca eski düşük karbonlu enerji çözümlerinin (nükleer enerji gibi) daha güvenli ve uygulanabilir hâle getirilmesine de sıcak bakılması gerekecektir. Bu enerjiyi şebekelerimizde güvenilir bir şekilde depolamak için sürdürülebilir yeni nesil bataryaların geliştirilmesini bir an önce tamamlamalıyız. Elektrikli limanların ve düşük emisyonlu gemilerin olduğu bir gelecek, kulakları sağır eden okyanus gürültüsü salgınını ortadan kaldırmaya, limanlardaki kirlilikle ilişkili çevresel eşitsizlikleri gidermeye, petrol sızıntılarını geçmişte bırakmaya ve küresel emisyonu önemli ölçüde azaltmaya yardımcı olacaktır.

co2 karbon salınımı modeli

Dünya üzerinde hareket eden CO2’yi (sarı/kırmızı girdaplar) gösteren bir NASA modeli. Görüntü: NASA

3. Mavi devrim. 1950’lerde karada gıda üretimini büyük ölçüde artıran ‘yeşil devrim’ gecikmeli olarak denize de ulaştı. Okyanus çiftçiliği ya da akuakültür, son zamanlarda okyanuslarda %1000’den fazla artış gösterdi. Yeşil devrim beceriksizce uygulandı ve mavi devrimin ilk emeklemeleri de benzer hatalar içeriyor: kimyasal kirlilik, genetik kirlilik ve habitat tahribatı. Ancak mavi devrim hâlâ toparlanabilir. Doğru yerlerde, doğru türlerle ve doğru uygulamalarla yetiştiricilik, su ürünleri yetiştiriciliğini insan ve çevre sağlığı için bir avantaj hâline getirebilir. 2  Okyanus gıda araştırmaları da artan deniz ürünleri talebini sürdürülebilir bir şekilde karşılamamıza yardımcı olabilir.

Okyanusun %10’unu korumaya yönelik 2020 hedefine hâlâ ulaşamadık. 2030’a kadar %30’a ulaşabilir miyiz? Resim: Protected Planet

4. 30 x 30. Ağrı Dağı, Aladağlar, Beyşehir gibi millî parklarımız, karadaki en önemli doğa parçalarından bazılarını oluşturuyor. Dneizlerde millî parklar kurma konusunda ise oldukça gerideyiz. Dünya genelinde okyanuslarımızın %30‘unun 2030 yılına kadar koruma altına alınmasına yönelik çağrıları takip etmeliyiz. Bu nicelik kadar nitelik ile de ilgili olmalıdır. Denizin korunacak en iyi %30‘luk kısmını seçmek için akıllı planlama algoritmalarından ve bölge halkı ile yerli halkın bilgisinden faydalanmalıyız. Sonra ise asıl zor iş başlıyor. Okyanuslardaki canlı varlıkları izlemek ve korumak için yeni teknolojiler geliştirmeli ve uygulamalıyız. 3

5. Geri kalan %70. Bir okyanus sanayi devrimi başlıyor. İnsan endüstrisi denizlerde katlanarak büyüyor. Okyanusun %30’unu korumayı başarsak bile, korunmasız kalan okyanuslarımızın büyük bölümünde bu hızlandırılmış antropojenik büyümeyi akıllıca sınırlandırmalı ve yönetmeliyiz. Karada bu treni büyük oranda kaçırdık. Okyanus sanayi devrimine sürdürülebilir bir şekilde dahil olmak için atılacak proaktif adımlar arasında serbest balıkçılığın sorumluluk bilinciyle yönetilmesi, hangi deniz endüstrisinin nereye gideceğinin dikkatli bir şekilde planlanması, zararlı balıkçılık teşviklerinin ortadan kaldırılması ve okyanus madenciliği gibi bazı yeni deniz endüstrilerinin okyanusa girmesine izin verilemeyecek kadar tehlikeli olduğu gerçeğinin kabul edilmesi yer almaktadır. 4

6. Denizde büyük çatlaklar var. Okyanusun büyük bölümü hepimize aittir. Buna, tüm ulusların okyanus sınırlarının ötesinde kalan açık denizlerdeki okyanusun üçte ikisi ve Antarktika‘yı çevreleyen deniz bölgeleri de dâhildir. Biyoçeşitliliğin korunması ve kaynakların adil paylaşımı, bu uluslararası okyanus alanlarında modası geçmiş yönetişim açıklarından kayıp gitmiştir. Ancak açık deniz biyoçeşitliliği için önerilen yeni bir BM Antlaşması ve Antarktika sularının sürdürülebilir bir şekilde yönetilmesi ve korunmasına yönelik müzakereler yardımcı olabilir. 5

Michigan ve Ontario arasındaki St Clair Gölü’nde 2015 yılında görülen bir alg patlaması. Görüntü: NASA

7. Plastik kirliliğine son verin. Plastik kirliliği okyanusun yeni kanser hastalığıdır. İhtiyaç duyulmayan plastikleri yasaklamalı ve diğer tek kullanımlık plastikleri vergilendirerek nihayet onları geri kazanmak istediğimiz değerli malzemeler hâline getirmeli ve bunların çevresel etkilerinin tam maliyetinin karşılanmasına yardımcı olmalıyız. Plastiklerin denize karışmasını önlemek, geri dönüşüm sistemlerimizi elden geçirmek ve plastiklere ekonomik olarak uygulanabilir alternatifler tasarlamak için araştırma ve teknolojiye ihtiyacımız var. Bu ilerleme, plastik kirliliği için önerilen uluslararası bir ‘Paris Anlaşması’ ile hızlandırılabilir. 6

8. Kara. Okyanusa yardım edebilmek için öncelikle karada bazı şeyleri yoluna koymalıyız. Ormanlarımızı koruma konusundaki kararlılığımızı kitlesel olarak arttırmalıyız, böylece karbondioksitin büyük bir kısmını hapsetmiş oluruz. Yüzlerce deniz ölü bölgesi yaratan nehirlere megatonlarca yüksek maliyetli gübreyi savurganca saçmaktan vazgeçmeliyiz. 7 Gübre kullanımını optimize eden hassas tarım, diğer tarım reformu uygulamalarıyla birlikte bize yardımcı olabilir.

9. Bağlantılı okyanus. Daha fazla okyanus verisine ihtiyacımız var. Buna yasa dışı balıkçılığı tespit edecek ve sürdürülebilir balıkçılığı tüketicilerle buluşturacak yeni teknolojiler de dâhil. Nesli tükenmekte olan deniz yaban hayatının okyanus endüstrisi ile bir arada var olmasına yardımcı olacak teknolojiye ve hızla değişen okyanusumuzu daha iyi araştırmak için suyun üstünde ve altında çevresel algılayıcı ağlarına ihtiyacımız var.

10. Okyanusta eşitlik. Sağlıklı bir okyanus inşa etmek için, tüm insanların okyanusun geleceğinde adil bir pay sahibi olmalarını ve okyanus sağlığı risklerinden eşit olmayan bir şekilde zarar görmemelerini sağlamalıyız. Okyanusun kaderi tüm toplumlardaki insanları etkileyecektir. Bu nedenle, okyanus bilimi, yönetimi ve politikasında tüm toplumlardan insanlara ihtiyacımız var.

 


Bu makale Sosyolog Ömer Yıldırım tarafından www.felsefe.gen.tr için, Douglas McCauley’in “Here’s a 10-step plan to save our oceans” isimli makalesinden Türkçeye çevrilip derlenerek hazırlanmıştır. Alıntılanması durumunda kaynak gösterilmesi, ahlaklıca olanıdır.

Çeviri ve Derleme: Sosyolog Ömer YILDIRIM

KAYNAKÇA

  1. Payne, J.L., Bush, A.M., Heim, N.A., Knope, M.L., McCauley, D.J., Ecological selectivity of the emerging mass extinction in the oceans. Science, 353 (6305), 1284-1286, (2016). https://doi.org/10.1126/science.aaf2416
  2. Gephart, J.A., Golden, C.D., Asche, F., Belton, B., Brugere, C., Froehlich, H.E., Scenarios for Global Aquaculture and Its Role in Human Nutrition. Reviews in Fisheries Science & Aquaculture, 29 (1), 122-138, (2021). https://doi.org/10.1080/23308249.2020.1782342
  3. McCauley, D.J., Woods, P., Sullivan, B., Bergman, B., Jablonicky, C., Roan, A. ve arkadaşları. Ending hide and seek at sea. Science, 351 (6278), 1148-1150, (2016). https://doi.org/10.1126/science.aad5686
  4. White, C., Halpern, B.S. ve Kappel, C.V. Ecosystem service tradeoff analysis reveals the value of marine spatial planning for multiple ocean uses. Biological Science, 109 (12), 4696-4701, (2012). https://doi.org/10.1073/pnas.1114215109
  5. Science, Once again, new Antarctic reserves fail to win backing, Erişim: 21.03.2024, https://www.science.org/content/article/once-again-new-antarctic-reserves-fail-win-backing
  6. The Guardian, UK to support plans for new global treaty to ‘turn tide’ on plastic pollution, Erişim: 21.03.2024, https://www.theguardian.com/environment/2020/nov/19/uk-to-support-plans-for-new-global-treaty-to-turn-tide-on-plastic-pollution
  7. Diaz, R.J., Rosenberg, R. Spreading Dead Zones and Consequences for Marine Ecosystems. Science, 321 (5891), 926-929, (2008). https://doi.org/10.1126/science.1156401
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

2005'ten beri çevrim içi felsefe yapıyoruz...