Öğrenme Stratejileri

felsefe Nedir

Bilgi tek başına bir anlam ifade etmez. Bilginin nasıl alınıp işlendiği yani neyi, nasıl, hangi koşullarda daha iyi, kalıcı ve verimli öğrenileceği daha önemlidir. Bu nedenle kişinin öğrenme kavramından çok öğrenmeyi öğrenme kavramını anlaması gerekir.

Öğrenmeyi öğrenme, bilgiyi arayıp bulan, bunları kullanarak yeni durumlar için gerekli bilgiyi kendi kendine üreten, yaşamında kullanan, toplumda meydana gelen değişimlere ayak uyduran ve aynı zamanda bu değişimlerin kaynağı olan bireylerin yetişmesini hedefleyen bir eğitim anlayışıdır.

Öğrenmeyi öğrenme, bireyin kendi öğrenme yollarının farkında olması, öğrenme konusunda kendini yönlendirmesi, öğrenme stratejilerini bilmesi, belirlemesi ve kullanması ile söz konusu olur. Öğrencilerin öğrenmeyi öğrenebilmeleri için öncelikle kendilerini öğrenme özellikleri bakımından tanımaları gereklidir. Örneğin, serin mi yoksa sıcak bir ortamda mı daha iyi öğrenebiliyorlar? Kendi başlarına mı yoksa birisiyle çalışarak mı öğrenmeyi tercih ediyorlar. Öğrenmeyi sağlayıcı hangi teknikler vardır? Bunlar ne tür öğrenmelerde ve nasıl kullanılabilirler? Kısaca öğrenciler hem kendi öğrenme özelliklerini tanıyarak hem de öğrenmede yararlanılan teknikleri bilip kullanarak öğrenmeyi öğrenebilirler ve etkili öğrenmeyi gerçekleştirebilirler. Öğrenmeyi öğrenme, öğrenme stratejileriyle ilgili bilgi ve becerileri kapsar.

Öğrenme stratejisi, bireyin kendi kendisine öğrenmesini kolaylaştıran tekniklerin her biridir. Öğrenme stratejileriyle, öğrenenin bilgiyi işleyerek ve kalıcı biçimde öğrenmesini sağlamak amaçlanır. Öğrenme stratejilerinden hangisinin öğrenci için en çok yarar sağlayacağı esas olarak öğrencinin bireysel özelliklerine, öğrenilecek konuya ve öğrenme hedeflerine bağlıdır. Bireyin öğrenme süreci ile ilgili farkındalığının olması, öğrenmenin hızını, kalıcılığını ve işlevselliğini etkiler. Başlıca öğrenme stratejileri;

  • Anahtar sözcüklerin ve temel düşüncelerin altını çizmek,
  • Metnin kenarına not almak,
  • Anlaşılmayan yerlere soru işareti gibi işaretler koymak,
  • Bilinmeyen sözcükleri yuvarlak içine alma gibi yöntemler ile;
  • Metin başlıklarının, alt başlıklarının, şekillerin, şemaların ve grafiklerin önceden gözden geçirilmesi gibi yöntemler öğrencinin dikkatini yoğunlaştırır ve artırır. Öğrenci yatay ve dikey bölmelere sahip bir çizelge yaparak bilgileri gruplandırıp ilişkilendirebilir. Ana düşünceyi başa ya da ortaya alarak yardımcı düşünceleri ona oklarla ya da çizgilerle bağlayabilir. Yapılan araştırmalar bütün bu yöntemleri deneyenlerin sadece metni okuyanlara göre daha fazla hatırladıklarını, var olan bilgileri ile yeni bilgilerin birleştirilmesinde daha başarılı olduklarını göstermektedir.
  • Öğrenmeden hemen sonra yapılan tekrarlar bilgi ve becerilerin kalıcılığını artırır. Özellikle sesli yapılan tekrar, olguların zihinsel yinelenmesini sağlamakta, öğrenenin etkin biçimde iç ve dış bağlantılar kurmasını engellemektedir. İki öğrenci grubu üzerinde yapılan bir çalışmada öğrencilerden radarın çalışma biçimini betimleyen bir alıntıyı dinlemeleri istenmiştir. Daha sonra grubun birine her cümleden sonra ara verilerek sözcükleri sesli olarak tekrarlamaları öğretilirken, diğer gruba ise sadece dinletilmiş, araştırma sonucunda sözcükleri tekrar eden grubun hatırlama düzeyinin daha yüksek olduğu görülmüştür.
  • Yeni öğrenilen bilgilerin kendi içinde ve daha önceden bilinenlerle ilişkilendirilmesini sağlayan benzetim oluşturma yeni bilgileri anlamlı duruma getirir. Örneğin, öğrenci insan zihninin işleyişini bilgisayarın işleyişine benzeterek öğrenebilir.
  • Öznel ifadelerle bilginin yeniden içeriğinin oluşturulduğu ve önemli düşüncelerin belirlenmesini sağlayarak hatırlamayı kolaylaştıran özetleme;
  • Konu ile ilgili kendi kendine sorular oluşturulması ve bu soruların cevaplarının şekil, grafik ve imgelerle anlatılarak görselleştirilmesi, yazıya dökülmesi gibi anlamlandırmayı sağlayan taktikler bilgilerin uzun süreli belleğe geçişini ve kalıcılığını sağlar. Örneğin, bir telefon numarasını anlamlı bir tarihle, birisinin yaş günü ile ilişkilendirmek, numarayı anlamlı hâle getireceğinden hatırlanma süresi daha fazla olacaktır.
  • Öğrenilen konunun ana noktaları ile ilgili öğrencinin kendisinin soru oluşturup cevaplaması ya da öğretmenin verdiği soruların cevaplandırılması öğrenmede kalıcılığı sağlar.
  • Edindiği bilgileri kendi sözcükleriyle sözlü ya da yazılı olarak başkalarına aktarırken diğerlerinden alacağı yanıtlar, öğrenciye kendi düşüncelerini düzeltme, geliştirme ya da güçlendirme şansı verir. Bunun nedeni insanın en iyi başkalarına öğretirken öğrenmesi gerçeğidir.
  • Öğrenmede güdüsel ve duygusal engelleri kaldırmaya yardım eden stratejiler de vardır. Birey zihninin ve ilgisinin başka yöne kaymasına sebep olan her türlü iç ve dış uyarıcıyı engelleyerek ruhsal yapılarını öğrenme için en uygun duruma getirebilirler. Örneğin, dikkatin dağılmasını engellemek ve yoğunlaşmayı sürdürmek için çalışma masasının düzenlenmesi, çalışma odasının ses, ısı ve ışığının ayarlanması ya da kaygıyı azaltmak için nefes egzersizleri yapılması gibi.

Kaynak: MEB HAYAT BOYU ÖĞRENME GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YAYINLARI AÇIK ÖĞRETİM OKULLARI, Psikoloji 1 kitabı.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*