Leibniz’de Tanrı Evren İlişkisi

felsefe Nedir

Leibniz, evrenin mekanik zorunluluklar içerdiğine ilişkin görüş ile evrenin bir ereğe yönelmiş olduğuna ilişkin görüşü uzlaştırır. Şeylerin son nedeni zorunlu bir tözdedir, bu töz Tanrı’dır. Tanrı yetkin, yüce ve sonsuz bilgedir.

Tanrı’nın evrensel düzeni niye böyle kurduğunu bilmek insan aklını aşar. Tanrı dünyaların en yetkinini seçmiştir, yani hem varsayımsal açıdan en basit olanını, hem olgular açısından en zengin olanını seçmiştir. Tanrı dünyayı ne biçimde yaratmış olursa olsun dünya her zaman düzenli olacaktır ve belli bir genel düzen içinde bulunacaktır.

Leibniz evreninde mucizeye de yer verir. Tanrı’nın mucizeleri ve etkileri şu özelliği gösterirler: bir yaratılmış ruh, ne kadar aydınlanmış olursa olsun, onları akıl yürütmelere dayanarak önceden kestiremez, çünkü genel düzenin seçik kavrayışını aşar: oysa doğal diye adlandırılan her şey yaratıkların anlayabildikleri daha az genel kurallara bağlıdır.

Leibniz’in bir diğer sorunu özgürlük, zorunluluk ve olumsallığa (rastlantısallık) ilişkindir. Olumsallık ve özgürlüğe dünyada bir yer bulmaya çalışır. Tanrı, kavramda neyin içerildiğini belirler ancak insana seçme şansı da bırakır.

Leibniz ontolojik Tanrı kanıtlamasını savunur. Bir şeyin tanımından ya da düşüncesinden çıkan her ne varsa o şeye yüklenebilir. En yetkin varlık düşüncesi, var olanlardaki tüm yetkinlikleri taşıdığından, varoluş Tanrı’ya yüklenir. Tanrı tanımının tutarlılığı, Tanrı’nın sınırsız, değillenemez, çelişkisiz olmasından çıkar.

Leibniz kozmolojik Tanrı kanıtlamasını da benimser. Dünyada nedenleri kendi dışlarında olan olumsal şeyler vardır. Bu olumsal şeyler zorunlu bir varlığı gerektirir.

Hazırlayan: Sosyolog Ömer YILDIRIM

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*