Felsefe hakkında her şey…

Aile içi şiddet türleri

20.12.2022
458
Aile içi şiddet türleri

Dünya Sağlık Örgütü’nün araştırmalarında kabul ettiği ölçütlere göre şiddet türleri aşağıdaki gibi sınıflandırılabilir:

Fiziksel şiddet

Fiziksel şiddeti ölçmek için kullanılan “tokat atmak, can yakacak bir şey fırlatma, itme, tartaklama, saç çekme, yumruk ya da can yakacak bir şeylerle vurma, tekmeleme, sürükleme ya da dövme, boğazını sıkma ya da bir yerini yakma, bıçak, silah gibi aletlerle tehdit etme ya da bunları kullanma” eylemleri fiziksel şiddeti oluşturan eylemlerdir. Bu eylemlerden en az birinin gerçekleşmesi fiziksel şiddete maruz kalma olarak tanımlanmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü’nün fiziksel şiddetin sonuçları itibariyle yaptığı sınıflamaya göre “tokat atmak, can yakacak bir şey fırlatma, itme, tartaklama, saç çekme” gibi şiddet eylemleri orta derecede fiziksel şiddet; “yumruk ya da can yakacak bir şeylerle vurma, tekmeleme, sürükleme ya da dövme, boğazını sıkma ya da bir yerini yakma, bıçak, silah gibi aletlerle tehdit etme ya da bunları kullanma” gibi eylemler ise ağır derecede fiziksel şiddet olarak tanımlanmaktadır.

Cinsel şiddet

Cinsel şiddeti ölçmek için “istemediği hâlde fiziksel güç kullanarak cinsel ilişkiye girilmesi, istemediği hâlde korku nedeniyle cinsel ilişkiye girilmesi ve cinsel olarak aşağılayıcı ya da küçük düşürücü bulduğu bir şeyi yapmaya zorlama” eylemlerine maruz kalınıp kalınmadığı araştırılır. Bu eylemlerden en az birinin gerçekleşmesi cinsel şiddete maruz kalma olarak tanımlanmaktadır.

Duygusal şiddet

Duygusal şiddet “hakaret ya da küfür ederek üzme, başkalarının yanında aşağılama ya da küçük düşürme, korkutma ya da sindirecek biçimde tehditkâr davranma, kadına veya yakınlarına zarar vermekle tehdit etme” eylemlerine maruz kalınıp kalınmadığına ilişkin sorular aracılığıyla ölçülmektedir. Bu eylemlerden en az birinin gerçekleşmesi duygusal şiddete maruz kalma olarak tanımlanmaktadır.

Ekonomik şiddet

Dünya Sağlık Örgütü’nün araştırmalarında ekonomik şiddet belirtilmemesine rağmen ekonomik özerklik başlığı altında yer alan “çalışmak istediğiniz hâlde çalışmanıza engel olma ya da işten ayrılmaya neden olma, başka harcamalar için parası olduğu hâlde evin ihtiyaçları için para vermeyi reddetme, kadın istemediği hâlde gelirinin elinden alınması” gibi maddeler ekonomik şiddet olarak tanımlanmaktadır. (Yüksel-Kaptanoğlu, 2018, s.203-4).

Bu şiddet türlerine ek olarak teknolojinin yaygın kullanımıyla gündelik yaşamımıza giren dijital şiddet ve siber zorbalık gibi kavramlar da giderek önem kazanmaktadır. Teknolojik araçların, kadını kontrol altında tutmak ve toplum nezdinde aşağılamak, utandırmak gibi amaçlarla kullanılması şeklinde tanımlanabilecek dijital şiddet, diğer şiddet türleriyle yakından ilişkilidir.

Aile-içi şiddetin ulaştığı son noktanın kadın cinayetleri olduğu söylenebilir. Birleşmiş Milletler Kadın Birimi, kadın cinayetini bir kadının şiddetle ve kasıtlı öldürülmesi şeklinde tanımlar. Dünya Sağlık Örgütü, diğer cinayetlerden farklı olarak kadınların daha çok partnerleri veya eski partnerleri tarafından ve çoğunlukla maruz kaldıkları şiddet ve istismar eylemlerinin sonucunda öldürüldüğüne dikkat çekmektedir (Yüksel-Kaptanoğlu, 2018, s.204).

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 2002 yılında ‘namus’ adına işlenen suçların insan hakları sorunu olduğunu ve önleme, kovuşturma, suçluları cezalandırma konusunda devletlerin gerekli özeni göstererek bu yükümlülüklerini yerine getirmesi gerekliliğini vurgulamıştır. Namus adı altında işlenen hiçbir suçun kültürel veya dinî değerlerle bağdaşmayacağı vurgusu yaparak devletlerin namus adına kadınlara karşı işlenen suçların ortadan kaldırılmasına yönelik önlemler alması konusuna dikkat çekmektedir. (Yüksel-Kaptanoğlu, 2018, s.50-51).

Kaynak: Toplumsal Cinsiyet Sosyolojisi, s. 104-106, T.C. ANADOLU ÜNİVERSİTESİ YAYINI NO: 3925 AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ YAYINI NO: 2720

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

2005'ten beri çevrim içi felsefe yapıyoruz...