Adalet Türleri Nelerdir? Adaletin Türleri

Adaletin türleri denilince akla siyasi adalet, ekonomik adalet, hukuki adalet gibi ayrımlar gelebilir.



Ancak bu ayrımlar adaletin türleri değil, sadece farklı adaletin talep edildiği, arandığı farklı alanlardır. Adaletin türleri derken adaletin farklı görünümlerinden, farklı kavranışlarından söz edilmektedir. Bu bağlamda ilk ayrım Aristoteles’in yaptığıdır. Onun eşitlik kavramı ile ilişkilendirdiği dağıtıcı adalet ile hak kavramı ile ilişkilendirdiği denkleştirici adalet ayrımı kendisinden sonra gelen teorik tartışmaların temelinde bulunmaktadır. Zira klasik liberalizmin “kural adaleti” ile “hakkaniyet olarak adalet” teorisi arasındaki ayrım temelde Aristoteles’in Nikomakhos’a Etik adlı eserinde yaptığı bu ayrıma dayanır.



Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme ve türe, herkese kendine uygun düşeni verme olarak TDK’de kendisine yer bulan adalet kavramı aslında tanımlanması en zor kavramlardan biridir. Hem bireysel hem kamusal olarak anlaşılabileceği gibi, başta hukuksal, siyasal, ekonomik ve ahlaki alanlarda da temel kavram olmuştur. Dolayısıyla bütüncül bir adalet tanımı yapmak oldukça güçtür. Adaletin siyaset felsefesi içerisinde ele alınması ise sosyal ve ekonomik adalet başlığı altında olacaktır. Peki, sosyal ve ekonomik adalet bir adalet türü müdür? Bunu anlamak için öncelikle adalet türlerini ele almak gerekir. Aristoteles’in dağıtıcı adalet ile denkleştirici adalet olarak tanımladığı iki adalet türü karşımıza ilk çıkan ayrımdır ve kendisinden sonra gelen prosedürel adalet ile hakkaniyet olarak adalet türlerinin de temelinde bulunur.

Buna göre dağıtıcı adalet, şan, şeref, unvan ve zenginliklerin herkesin yeteneğine ve toplum içerisindeki statüsüne göre dağıtılmasıdır. İşte 20. yüzyılda sosyal adalet tartışmasını da tekrar gündeme getiren Rawls’un tanımladığı hakkaniyet olarak adalet teorisi de dağıtıcı adalet türüyle benzerlik gösterir. Hakkaniyet olarak adalet teorisi ile Rawls’un amacı bireysel farklılıklar göz önünde tutularak gelir, değer ve servetlerin dağılımının adil gerçekleştirilmesidir. Ancak bu şekilde bir adalet teorisi ahlaki ve evrensel olur. Aristoteles’in daha çok suç ve ceza üzerinden tanımladığı denkleştirici adalet ise taraf olanların hiçbir bireysel farkı göz önünde tutulmadan eşit muamele görmesine dayanır. İşte klasik liberalizmin dayanağı olan belirli bir özneye yönelik olmayan kural veya prosedürel adalet de denkleştirici adalete dayandırılabilir.

Ayrıca lütfen bakınız:

- Dağıtıcı adalet nedir?
- Denkleştirici veya düzeltici adalet nedir?
- Kural adaleti veya prosedürel adalet nedir?
- Hakkaniyet olarak adalet nedir?

Derleyen: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf “Felsefeye Giriş” ve “Sosyolojiye Giriş” Dersleri Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Diğer Ders Notları (Ömer YILDIRIM)