|
Pierre Joseph Proudhon
ve Anarşizm
Proudhon'un temel düşüncesi, adalettir. Proudhon'daki adalet düşüncesi,
bireysel sınırları aşmakta, toplumsal yaşamı kapsamaktadır. Yalnız onun
sözünü ettiği adalet, daha çok, tanrısal adalet olarak belirmektedir.
"Toplumları yöneten bu adalettir, siyasal yaşamın merkezi de odur." Proudhon, bu adaletin gereklerinden hareket ederek özel mülkiyete karşı
çıkar. Mülkiyet insanların zararınadır; çünkü işsizliği, üretim
fazlasını, iflasları, yıkımları o doğurur. Proudhon, bir yandan özel
mülkiyete karşı çıkarken bir yandan da, kolektif mülkiyet kavramını
eleştirir. Ona göre, liberal rejimde güçlüler zayıfları sömürmekte,
komünist rejimde ise zayıflar güçlüleri ezmektedir. Öyleyse mülkiyet
olmamalıdır.
Proudhon'a göre, birbirlerinin özgürlüklerine saygılı insanlar
arasındaki tek ilişki özgür biçimde yapılmış bir sözleşmenin getirdiği
zorunluluklara dayanan ilişkidir. Kendi hukuk kurallarına göre kurulmuş
olan ve bireylerin yetkisini aşan devlet her türlü meşru temelden
yoksundur. Zaten otorite demek baskı demektir; üstün iktidar demek,
mutlak iktidar demektir. Bu böyle kabul edilince otoritenin savunucuları
ister tutucu olsunlar ister sosyalist bunun o kadar önemi yoktur.
Proudhon "insanın insan tarafından yönetilmesi köleliktir" der ve ekler
"parti olmamalı, otorite olmamalı, bunların yerine insanın ve
yurttaşın mutlak özgürlüğü olmalı". Bu sözler Proudhon'un anarşizmini
açık saçık ortaya koyan örneklerdir.
Proudhon'un iddialı anarşizmi, mülkiyet konusunda yazdıklarından da
anlaşıldığı gibi temelsiz değildir. Anarşi "pozitif"tir. Bu anarşide
"özgürlük, düzenin kızı değil, düzenin anasıdır".
Proudhon yaşamın temel kuralı olarak karşıtlığı, uzlaşmazlığı alır.
Hegel'in çelişkilerin bir sentezde çözümlendiği konusundaki düşüncesine
karşı çıkar. Proudhon "karşıtlık çözümlenmez" der. Ona göre devlet,
birbirine karşı toplumsal güçlere egemen olmak için bütün özel
girişimleri yok etmeye çalışmaktadır. Oysa her türlü dış müdahaleden,
koruyucudan kurtulmuş bir toplumda denge kurulabilir. Pozitif Anarşi
iktisadın siyasete üstünlüğü ile sağlanacaktır, hükümet iktisadi
organizma içinde eriyip yok olacaktır.
Proudhon, ailenin, törelerin ateşli savunucusudur. Törelerin
dokunulmazlığı, evliliğin kutsallığı, ailenin düzeni söz konusu
olduğunda tutucudur. "Aile kurumuna yapılan her saldırı adalete karşı,
halka, özgürlüğe ve devrime bir saldırıdır" der. Burjuvaziyi, ahlakı
elinde tuttuğu için değil, onu özünden ayırdığı için eleştirir ve aileyi
küçük düşürdüğü için suçlar.
Öte yandan adalete olan sarsılmaz inancı onu şiddete dayanan bir devrim
önermekten de alıkoyar. Pozitif Anarşizm barışçı bir evrimciliği
öngörür. Proudhon "kendi olanaklarımız ölçüsünde adaleti
gerçekleştirerek bu evrimi hızlandırmak bizim elimizdedir" der.
Etkisi derin ve uzun süreli olan Proudhon "Anarşizmin babası" ve en
etkili temsilcisi sayılır. Proudhon'un bireysel özerklik savunusu hala
etkisini duyurmaktadır. Marksçılığa karşı çıkanlar için Proudhon'un
düşünceleri dayanak olmuştur. Proudhon, sentezin karşısına dengeyi,
zorlamanın karşısına özgürlüğü koyarak Karl Marks'tan ayrılır.
KAYNAK
Gelişim Yayınları, Devrimler ve Karşıdevrimler Ansiklopedisi
< Filozoflar
Dizinine Geri Git
< Pierre
Joseph Proudhon
Dizinine Geri Git
< 19.
Yüzyıl
Felsefesi Dizinine Geri Git
> Bu sayfaya ilişkin etiketler:
Pierre Joseph
Proudhon kimdir,
Pierre Joseph Proudhon felsefesi,
Pierre Joseph
Proudhon düşüncesi,
Pierre Joseph Proudhon felsefesi nedir,
Pierre Joseph Proudhon düşüncesi nedir,
Pierre Joseph Proudhon
eserleri nelerdir,
Pierre Joseph Proudhon ve felsefe,
felsefede Pierre Joseph Proudhon,
Pierre Joseph Proudhon felsefesi,
Pierre
Joseph Proudhon ve anarşizm,
Pierre Joseph Proudhon ve anarşizm
anlayışı, Pierre Joseph Proudhon ve anarşizm nedir,
Pierre
Joseph Proudhon ve Marx,
Pierre Joseph Proudhon ve Marks,
Pierre
Joseph Proudhon anarşist,
Pierre Joseph Proudhon anarşizm |
|