Gözlem Yoluyla Öğrenme Süreçleri

felsefe Nedir

Sosyal öğrenme teorisine göre model alma yolu ile öğrenme, bilgi aktarma işlevi yolu ile gerçekleşmektedir.

Gözlemci, yapacağı gözlemi sırasında uygun davranışlara yol gösterici olan, model aldığı davranışların sembolik temsillerini kazanmaktadır. Buna göre model almaya dayalı öğrenme birbirine bağlı dört aşamalı bir sürece dayanmaktadır. Bu süreçler şöyle sıralanmaktadır:

Dikkat (Attention): Sosyal öğrenme kuramında ilk adım, dikkattir. Gözleyenin, modelin davranışlarını izlemesi ve algılaması gerekmektedir. Modelin davranışlarındaki, basitlik, açıklık, ilgi çekicilik ve işlevsel olması dikkat sürecini etkilerken, gözlemcinin tercihleri, hazırbulunuşluğu, duygusal durumu ve algılama kapasitesi bu süreci etkilemektedir. Statüsü ve çekiciliği yüksek modeller gözlenir ve dikkat edilir. Bireyin ilgi, gereksinim ve amaçları, önceki aldığı pekiştireçler, modele duyulan hayranlık ve tercihleri model almada önemlidir. Örneğin, bireyin öğretmeni gibi konuşmaya çalışması ya da babasının gazete okuduğu gibi gazete okuması. Ablasının kullandığı gibi tarak kullanması.

Zihinde Tutma (Retention): Dikkat edilen davranışın gözleyen tarafından zihinde tutulması gerekmektedir. Gözleyen modelin davranışlarını sembolleştirerek kodlamakta ve belekte saklamaktadır. Kodlama sürecinde sözel semboller, görsel semboller ağırlıklı olarak kullanılmaktadır. Hatırlama sürecinde gözleyenin modelin davranışlarını zihinsel olarak tekrar etmesi gerekmektedir. Bilgi iki yolla sembolleştirilir. Biri, bilginin zihinsel resimlere dönüştürülmesidir. Diğeri ise sembollere dönüştürülerek saklanmasıdır. Hatırda tutmada özellikle sözel semboller daha etkilidir. Görsel sembollerin çoğunluğu sözel sembollere dönüştürülerek saklanır.

Davranışın Oluşumu (Realizin): Üçüncü aşama, gözleyenin bellekte kodladığı davranışları yerine getirmesidir. Zihinde saklanan ve tekrar edilen davranışlar gözleyen tarafından psikomotor (bedensel) olarak yerine getirilir. Davranışa dönüştürme aşamasındaki en önemli özellik, gözleyenin fiziksel kapasitesidir. Gözleyen davranışı yerine getirdiğinde, yerine getirdiği davranış ile gözlediği davranış arasında bir fark görür ise düzeltme işlemine girişecektir. Gözlenen bilgi, sembolleştirilip kodlanmakta ve bellekte saklanmaktadır. Davranış benzeyinceye kadar tekrar edilir. Öncelikle, bireyin fiziksel ya da psikomotor özelliklerinin öğrenilen davranışı sergilemeye uygun özelliklerde olması gerekmektedir. Ancak bu durum, bir davranışın sergilenebilmesi için gerekli olmakla birlikte yeterli değildir. Bireyin kişisel yeterlik algısına sahip olması gerekmektedir. Kişisel yeterlik algısı; bireyin öğrendiklerini sergileyebilmesi için isteğe, bu davranışı başarılı olarak sergileyebileceğine ilişkin inanca, sahip olması olarak tanımlanmaktadır.

Güdülenme (Motivation): Sosyal öğrenme kuramında model alınan yaptığı davranışlar sonucunda çevreden olumlu dönütler alır ise bu davranışların yapılma sıklığı artacaktır. Sosyal öğrenme kuramı, davranışçı yaklaşımlardaki güdülenme anlayışına karşı çıkarak bireyin yaptığı bir davranış sonucunda karşılaştığı duruma göre etkinliği yapma yada yapmama eğiliminde olmadığını ifade etmektedir. Kurama göre gözleyeni güdüleyen modelin yaptığı davranış sonucunda elde ettiği kazanımlardır (Korkmaz, 2013).

Kaynak: ATA-AÖF, SOSYAL ÖĞRENME KURAMI, Yrd. Doç. Dr. Muhammed ÇİFTÇİ

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*