Akıl Dilde Yaşar Ne Demektir?

Levinas’ın fikirleri en çok örneklere bakarak anlaşılabilir.

Soğuk bir kış akşamında bir sokakta yürümekte olduğunuzu ve bir yapının girişine sığınmış bir dilence gördüğünüzü düşünün. Belki sizden para bile istemeyecek olmasına rağmen onun gereksinimini karşılamak için bir zorunluluk hissedersiniz. Onu görmezden gelebilirsiniz, ama o zaman bile bir şey hâlâ sizinle iletişim içinde kalmaya devam edecektir. Bu kişinin sizin yardımınıza ihtiyacı vardır.

Levinas, soykırımı bizzat yaşamış Litvanyalı bir Yahudi’dir. “Bütünlük ve Sonsuz”da (1961) aklın dilde yaşadığını söyler ve “dil”in başkalarıyla konuşmaya bile başlamadan evvel iletişim kurmamızı sağlayan bir yol olduğunu açıklar. Başka bir insanın yüzünü gördüğümde onun başka bir insan olduğu ve onlar için bir sorumluluğum olduğu gerçeği anında iletişime geçer. Bu sorumluluktan sırt çevirebilirim, ama ondan kaçamam. Bu da aklın başka insanlarla yüz yüze ilişkilerimizden doğmasının nedenidir. Diğer insanların gereksinimleriyle yüz yüze geldiğimizden eylemlerimiz için gerekçeler sunmamız gerekir. Dilenciye para vermeseniz bile bu seçiminizi doğrulamanız gerekir.

Yaşamımızda başka hiçbir şey bilincimizi, sadece orada durup bize seslenerek kendimizi açıklamamızı isteyen başka bir insanla karşılaşmak kadar altüst edemez.

Hazırlayan: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Ömer YILDIRIM’ın Kişisel Ders Notları. Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf “Felsefeye Giriş” ve 2., 3., 4. Sınıf “Felsefe Tarihi” Dersleri Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Felsefe Ders Kitabı

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*