ANA SAYFA - FELSEFEYE GİRİŞ - FELSEFE TARİHİ - FELSEFE AKIMLARI - FİLOZOFLAR - FELSEFE SÖZLÜĞÜ - OKUMA ODASI - SOSYOLOJİ - PSİKOLOJİ - MANTIK - İLETİŞİM
 

Metafizik ve Ontoloji İlişkisi, Farkları

Aristoteles, metafiziğinde Yunan felsefesinin bir ana-sorununu görünüşlerin-fenomenlerin-değişken çokluğu arkasında birliği olan,kalan bir varlık olmalıdır problemini, sözü geçen sorgulayıcı düşüncesiyle ele almış ve onu gelişme kavramıyla çözmüştür. Kendisine en yakın dönemde Demokritos ile Platon gerçek varlık kavramını belirlemeye çalışmışlardı: Demokritos a göre gerçek varlık atomlar ve bunların hareketidir; Platon a göre ise,fenomenlerin nedeni olarak idealardır. Ama Platon, idealar ile fenomenleri birbirinden kesin sınırla ayırmıştı. Aristoteles için ise gerçek varlık, fenomenlerin içinde gelişen özdür (ousia, essentia). Bu anlayış ile Aristoteles, artık fenomenlerden ayrı, ikinci üstün bir dünya kabul etmez; nesnelerin kavram halinde bilinen varlığı fenomenlerin dışında ayrı bir gerçek değildir, fenomenlerin içinde kendini gerçekleştiren öz dür; öz (ousia), hep olmuş olan varlıktır; öz,kendi biçimlenmelerinin biricik dayanağıdır, ancak bu biçimlenmelerinde gerçek bir şeydir, bütün fenomenler de öz ün gerçekleşmeleridir. İşte Aristoteles, Herakleitos ile Elea metafiziği arasındaki karşılığı, bu gelişme kavramıyla aşmıştır. Aristoteles, Yunan felsefesinin bir ana-sorununu bir bakımdan çözmüş oluyordu. Varlık burada, kendisinden oluş açıklanabilecek gibi düşünülmüştür. Miletliler in hylozoisminden ta Demokritos ve Platon a kadarki Yunan felsefesinin bütün öğeleri Aristoteles'in bu öğretisinde bir araya toplanmışlardır. Kavramda bilinen varlık genel özdür; bu öz, görünüşlerinde form yüzünden kendi olanağını gerçekleştirir, bu gerçekleşme olayı da harekettir (kinesis). Buna göre varlık, oluşta meydana gelmiş olan şeydir; olmuş olandır.

Metafizik ve ontoloji kelime anlamları farklı olmasına rağmen aynı alanları paylaşırlar. Metafizik terimini ilk kullanan düşünür aynı zamanda Aristoteles'in öğrencisi olan Rodoslu Andronikos (MÖ 1. yy)'tur. Andronikos, MÖ 70'li yıllarda Aristoteles'in yazdıklarını düzenlerken onun, doğayı konu alan yazılarını "fizik" adı altında; varlığın ilk nedenleri ve ilkeleri ile ilgili yazdıklarını da "Metafizik (Fizik ötesi, Fizikten sonra gelen) adlı kitapta toplamıştır. Bu anlamda metafizik, doğa ötesi sorunlarla ilgili ussal (akılsal) açıklamalardır. Varlığın var olup olmadığı, tanrı, ruh, öteki dünya, ölümsüzlük gibi felsefenin ilk ve son sorunlarıyla uğraşır. Metafizik var olan asıl varlığı, görünenin arkasındaki asıl varlığı, ilk nedenleri ve ilk ilkeleri bir alandır. Bu konular üzerinde düşünen Aristoteles'e göre; tanrı her şeyin ilk nedeni ve ilk hareket ettiricisidir. Canlıyı cansızdan ayıran temel unsur ruhtur. Bireysel ruh ölümlü, insanlığa ait ruh ise ölümsüzdür. Evrendeki oluşun amacı Tanrıya ulaşmaktır.

Metafiziğin varlıkla ilgili temel soruları şunlardır : -Ölüm ötesi yaşam var mıdır? Evren nasıl oluşmuştur? Evrenin bir yaratıcısı var mı?Evren sonlu mu, sonsuz mudur? - Evrende amaçlılık var mıdır? vb sorular insan zihnini meşgul eder. İnsan aklıyla bu tür soruları ne çözebilmekte ne de göz ardı edebilmektedir.

Ontoloji Yunanca bir kavramdır. bu kavramı ilk kullanan ve ontolojiyi bir felsefe disiplini haline getiren Christian Wolff (1679-1754) olmuştur. varlığı, varolanları bir bütün halinde ele alıp inceleyen felsefe konusuna ontoloji (varlıkbilim, varlık felsefesi) denilir. Ontolojik anlamda varlık tek bir şeydir; yani cevherdir. Cevher var olmakbakımından diğer varolanlar tarafından da paylaşılan bir özelliğe sahiptir. Var olan varlığın içindeki birçokşeyi işaret eder. Örneğin kaya, masa, insan, bitki varlığın içindeki bir çok şeydir, varlık ise felsefe açısından kaya, masa, insan, bitki vb. birçok şeyi kapsayan tek bir şeydir.

18. yüzyıla gelindiğinde Kant, metafiziğe özellikle tanrı, ruh, evren gibi deney alanını aşan konularla ilgili ağır eleştiriler getirmiştir. Söz konusu problemlere kesin cevap verilemeyeceğini ileri sürmüştür. Kant'a göre metefizik bize sağlam bilgiler vermediğinden olgusal değildir ve metafizik kavramlar deneylenemezler.

Bazı düşünürler ise sonuçta asıl varlığın metafizik unsurlar içerdiğini ileri sürmektedir. 18. yy.da olumsuz bir anlam kazanan metafizik 19. yy.da yeniden itibarını kazanarak felsefe sahnesinde yerini almıştır. Fichte, Schelling ve Hegel gibi Alman düşünürler metafizik sistemler kurmuştur. 20. yy. da N. Hartman, "yeni ontoloji" adıyla bir varlık felsefesi ortaya koyarak klasik metafiziği sona erdirmeye çalışmıştır.

Metefizikle ontoloji keskin sınırlarla birbirinden ayrılamaz bir ilişkisi vardır. Konu alanı itibariye metafizik ontolojiden daha kapsamlıdır. metafizik hem fiziksel evreni hem de fizik ötesini kendine inceleme konusu yaparken, ontoloji ise kendisini sadece varolanla sınırlar. Dolayısıyla doğa ve insan bilimleri konuları açısından daha çok ontoloji ile ilgilidir. Felsefe ise en azından metafizik konuları göz ardı etmez.

Hazırlayan: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Ömer YILDIRIM'ın Kişisel Ders Notları. Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf "Felsefeye Giriş" ve 2., 3., 4. Sınıf "Felsefe Tarihi" Dersleri Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Felsefe Ders Kitabı
 


Ana Sayfa | Felsefeye Giriş | Felsefe Dersleri | Felsefe Akımları | Filozoflar | Felsefe Tarihi | Felsefe Sözlüğü | Yeni Felsefe Sözlüğü | Sosyoloji | Psikoloji | Antropoloji | Mantık | Arkeoloji | Okuma Odası | Felsefe Grubu Öğretmenleri İçin Gerekli Belgeler | Ekonomi | İletişim

felsefe | fizik | coğrafya | tarih | Osmanlı Devleti


Düşünce PLATFORMU
  2005'ten beri, felsefe.gen.tr
  Bu web sitesi, Sosyolog Ömer YILDIRIM tarafından derlenmiş ve hazırlanmıştır.
 
Felsefe.gen.tr, felsefeyi tehlikeli hale getirmeyi amaçlamaktadır. (Bakınız: Nietzsche)