Felsefe hakkında her şey…

Aşk fark edilir: Gerçekten sevildiğinizi nasıl anlarsınız?

08.03.2024
Aşk fark edilir: Gerçekten sevildiğinizi nasıl anlarsınız?

Aşk hakkındaki geleneksel düşünce “âşık olma” duygusuna odaklanır. Eyleme geçmek, başka bir kişiye duyulan aşkı ifade etmenin güçlü bir yoludur ve birine sevildiğini hissettirmek için çoğu zaman fazla bir şey yapmak da gerekmez.

“Gerçek aşk ızgara tavasını temizlemektir.”

Izgara tavası, kullanıldıktan sonra yağ ve kir içinde kalır; bu söz ise aşkın eylem hâlini, yani bir başkası için bir şeyler yapma iradesini vurgular.

“Aşk” kelimesine yüklenen pek çok anlam vardır. Psikolog Robert Sternberg’in üçlü aşk teorisi aşkı tutkulu, içten ve adanılmış biçimleriyle tarif eder. 1 M. Scott Peck, çok satan kitabı The Road Less Traveled‘da aşkı “kişinin kendisinin ya da bir başkasının gelişimini ileriye götürmek amacıyla benliğini açma isteği” olarak tanımlar.

Sevgililer Günü‘nün pembe ve kırmızı kalpler ve güllerle resmedilen, çiçeklere ve duygulara vurgu yapan bilindik bir aşk vurgusu vardır. Aşk hakkındaki fikirlerimizin genellikle duygulara odaklandığını buradan görebiliriz. Onu gerçekten seviyor muyum? O beni seviyor mu? Her zaman bu kadar yakın hissedecek miyiz? Bu sorulara kesin cevaplar vermek, duyguları ölçüp biçmek zor olduğundan pek mümkün değildir.

Bir de tüm şüpheleri ortadan kaldıran, aşkla karşılaştığımız ve onun ne olduğunu tam olarak kavradığımız anlar vardır. Aşka tanık olduğumuz ya da onu yaşadığımız zamanları düşündüğümüzde, tek başına duygulardan ya da sıfatlardan çok eylemlerin öne çıktığını göreceğiz.

Aşk, “Ben demiştim” demeye hakkınız varken “Buna gerçekten çok üzüldüm” demektir.

Aşk, onun kusmuğunu halıdan silebilmektir.

Aşk, yola çıktıktan sonra, onun değer atfettiği “sıradan” bilekliği bulmak için otele geri dönmektir.

Aşk, kimsenin seni düşündüğünü tahmin etmediğin bir anda onun sana bir fincan çay getirmesidir.

Aşk, soğuk parmaklarınızı onun sıcak ellerinin arasında ısıtmaktır.

Aşk, tek yapmak istediğiniz uyumakken onu dinlemektir. Geceden geceye, konuşmadan konuşmaya…

Aşk, ikiniz de kelimelerle ifade edilemeyecek kadar üzgün olduğunuzda, kollarınızı sessizce birbirinize sarmanızdır.

Aşk, yapılması gereken ve ilişkinize can verecek olan o acı konuşmaya göğüs germektir.

Aşk, size şu anda en kötü günlerinizdeki kadar kötü olmadığınızı hatırlatır.

Aşk, daha kötüsü yaşandığında, orada kalmaktır.

Aşk, tamamen kaybolmuş ve bir başınıza kaldığınız bir rüyadan ağlayarak uyanırken karanlıkta bir kolun size uzandığını hissetmektir.

Bu örneklerin çoğunun gösterdiği gibi, aşkı ifade etmek çok fazla para ya da büyük bir fedakârlıklar gerektirmez. Aşk farkındalığın ilgiyle buluştuğu en basit eylemlerde bile kendini belli eder.

 


Bu makale Sosyolog Ömer Yıldırım tarafından www.felsefe.gen.tr için, Seth J. Gillihan’ın “How Do You Know When You’re Really Loved?” isimli makalesinden Türkçeye çevrilip derlenerek hazırlanmıştır. Alıntılanması durumunda kaynak gösterilmesi, ahlaklıca olanıdır.

Çeviri ve Derleme: Sosyolog Ömer YILDIRIM

KAYNAKÇA

Peck, M. S. (2003). The road less traveled: A new psychology of love, traditional values and spiritual growth. Touchstone.

Sternberg, R. J. (1986). A triangular theory of love. Psychological Review, 93, 119–135

KAYNAKÇA

  1. Sternberg, R.J., 2024. “A triangular theory of love.”, Psychological Review, 93 (2): 119-135. https://psycnet.apa.org/doi/10.1037/0033-295X.93.2.119
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

2005'ten beri çevrim içi felsefe yapıyoruz...