Felsefe hakkında her şey…

Avrupa’da adı sokak isimlerinde en çok kullanılan kişi bir kadındır…

20.06.2023
Avrupa’da adı sokak isimlerinde en çok kullanılan kişi bir kadındır…

Peki siz bu kadının kim olduğunu tahmin edebilir misiniz?

Meryem Ana, Avrupa’nın en büyük 30 şehrindeki sokak adlarında ismi en çok kullanılan kişidir. Bununla birlikte ve buna rağmen erkeklerin adını taşıyan sokakların sayısı, kadınların adını taşıyan sokakların sayısından on kat fazladır. Hatta öyle ki bundan sonra yeni açılacak olan tüm sokaklara kadınların adları verilse dahi bugünkü uçurumun kapanması için yüzyıllara ihtiyaç duyulacaktır.

“Bana sokak adlarınızı söyleyin, size toplumunuzdaki cinsiyet eşitsizliğinin ne seviyede olduğunu söyleyeyim.”

Avrupa’da bu eşitsizlik bire on seviyesinde: Erkeklerin adını taşıyan her on sokağa karşılık bir kadının adını taşıyan yalnızca bir sokak bulunmakta. Yine de ilgi çekici biçimde Avrupa’daki sokakların adlarında ismi en çok kullanılan kişi, bir kadındır: Kültürel olarak birçok farklı isimle anılsa da kullanılan bütün bu isimler özünde Meryem Ana’yı işaret etmektedir.

17 ÜLKE, 146 BİN SOKAK

Sokak adlarındaki cinsiyet temsili Avrupa özelinde, Mapping Diversity isimli projeyle 17 ülkede, 30 büyük şehirde ve 146 bin sokakta yapılan çalışmalarla analiz edildi. Yapılan çalışmanın sonucunda 146 bin sokağın yaklaşık 53 binine bir insanın adının verildiği belirlendi. Bu adlar cinsiyetlere göre sınıflandırıldığında ise yaklaşık 48 bin sokağa erkeklerin ve 5 bin sokağa da kadınların adının verildiği kaydedildi. Bu da insan isimlerini taşıyan tüm sokakların %10’undan daha azının bir kadının ismiyle anıldığını ortaya koyuyor. Çalışma yapılan bütün sokakların yaklaşık %0,5’i ise ikili cinsiyet anlayışını temsil etmeyen ya da cinsiyeti belirsiz olan kişi adları almıştır.

Bir kadının adını taşıyan sokakların oranına göre, Avrupa şehirlerinin sıralaması.

Bir kadının adını taşıyan sokakların oranına göre, Avrupa şehirlerinin sıralaması.

Bu çalışma, toplumun kime değer verdiğini veya değer vereceğini ve kime değer vermediğini incelikli bir üslupla hatırlatmaktadır.

Sokaklarda erkek isimlerinin baskınlığı yalnızca tarihsel ve kültürel bir gerçeğin göstergesi değildir. Bu aynı zamanda kadınlar tarafından tarih, sanat, kültür veya bilim alanında ortaya konan başarıların ötekileştirilmesine de katkıda bulunan bilinçaltı temelli ve sürekli bir eyleme hâlidir.

Çalışmanın ortaya çıkardığı verilere göre bazı şehirler cinsiyetçilik açısından diğerlerine oranla daha iyi durumda. Ancak bu şehirler arasında kadın isimlerini sokaklarda en çok kullanan ilk üç şehir; Stockholm (isimlendirilmiş caddelerin %19,5’i kadınların adlarını taşıyor), Kopenhag (%13,4) ve Berlin (%12,1) bile eşitliğe oldukça uzak görünüyor. Bu şehirler hiç değilse oran olarak çift haneli sayılara ulaşmış durumda. En kötü performansı gösteren şehirler içinse aynı şeyi söylemek mümkün değil: Atina (%4,5), Prag (%4,3) ve Macaristan’ın en büyük ikinci şehri olan Debrecen (%2,7) sokak adlarında kadınlara neredeyse hiç yer verilmeyen şehirler olarak ön plana çıkıyor.

EN ÇOK KULLANILAN İKİNCİ AD DA BİR KADINA AİT

Kadınların isimlerinin sokaklar adlandırılırken çok kullanılmamasına karşın bireysel bazdaki sıralamalara bakarak bir nebze teselli bulmak mümkün. Meryem Ana 365 sokağa adının verilmesiyle toplamın çok önünde yer alıyor. Meryem’den sonraki en popüler ikinci isim de yine bir kadına ait: Azize Anne (35 sokak). Genele bakıldığındaysa en popüler üçüncü isim, Aziz Pavlus’tur (28 sokak).

Sokak tabelalarındaki en popüler üçüncü kadın olan Marie Curie (24 sokak), bilim insanı olduğu için ilk ikisinden ayrılır. İlk ondaki kadınların geri kalanı ise tamamen dinî şahsiyetlerden oluşuyor: Mecdelli Meryem (18 sokak), Avilalı Teresa (16 sokak), İskenderiyeli Catherine (15 sokak), Azize Barbara (12 sokak), Assisili Clare (12 sokak), Azize Lucy (11 sokak) ve Marta (11 sokak).

Sonrasında iş daha da garipleşiyor; zira bir bütün olarak bakıldığında, Avrupa sokaklarında ismi bulunan kadınların birçoğunun adı dinî bir anlam ifade etmemekte. Bunların geneli kültürel figürler ve çoğu da 19. ve 20. yüzyıllarda yaşamış olan kadınlardır.

Avrupa sokaklarında adı en sık kullanılan kadınlar.

Avrupa sokaklarında adı en sık kullanılan kadınlar.

Sokaklara isimleri verilenler arasında, azizeler ve diğer dinî şahsiyetler dışında, neredeyse tüm kadınlar Avrupa’da doğmuştur. Çalışmaya dâhil edilen 30 şehirde, dinî bir isim olmamasına rağmen sokaklarda ismi bulunan istisnalar ise Indira Gandhi (Hindistan başbakanı) ve Miriam Makeba (Güney Afrikalı şarkıcı) olarak göze çarpmıştır.

Sokak adlarında ismiyle yer alan kadınlar ve erkekler arasındaki bazı ilgi çekici farklılıklar da şöyle sıralanabilir:

  • Müzik dünyasında bir sokağa adı verilerek onurlandırılan erkekler genellikle besteci, kadınlar ise şarkıcıdır.
  • Sinemada veya tiyatroda adını duyurmuş olan ve adı sokaklara verilen kadınların neredeyse tamamı oyuncudur.
  • Sinema ve tiyatroda yönetmen olarak adını duyurup sokaklara adı verilen tek kadın ise çalışmalarından biri yakın zamanda “tüm zamanların en iyi filmi” ilan edilen Chantal Akerman’dır.
  • Akerman, 2000 yılından sonra ölüp de adı bir sokağa verilen beş kadından biridir.
  • 2000 senesinden sonra ölenler arasında sadece bir erkeğin adı (Papa II. John Paul) bu beş kadın gibi bir sokağa verilmiştir.

Bu oranlara bakınca sanki eşitsizlik, düzelme yoluna doğru girmiş görünüyor öyle değil mi?

AVRUPA’NIN EN ERKEK (!) ŞEHİRLERİ

Mapping Diversity tarafından sokak isimleri analiz edilen şehirlerden hiçbirisi sokaklara verilen isimler nezdinde cinsiyet ayrımcılığı ile mücadele etmeye çözmeye yaklaşamadı bile. Hatta bazıları durumu daha da kötüye sürükledi. Örneğin Amsterdam, Berlin, Milano ve Valensiya, 2012 ila 2022 yılları arasında, sokak adlarını kadınlardan çok erkeklere adadı.

Adını Meryem Ana ve Azize Anne’den alan kamusal alanların yaygınlığına rağmen, Avrupa ülkelerinde 15 başkentin sokak adlarındaki en popüler 100 kişiden sadece 6’sı bir kadına aittir.

Mapping Diversity bu konuda şu yorumu yapmıştır:

“Ne yazık ki sokak adlarındaki mevcut cinsiyet ayrımcılığı oldukça şaşırtıcı ve bu sorunun ciddi anlamda ele alınması gerekiyor. Bu hususta ilerleme kaydetmenin bir yolu da şehirlerimizde bulunan yer adları komisyonlarının bu sorunun farkına varmasını sağlamaktır. Böylece isimleri sokaklarda yeterince temsil edilmeyen kadınların ve onların yaşamlarımıza olan paha biçilemez katkılarının kentsel düzlemde kabul edilmesi, yapılacak resmî çalışmalarla daha mümkün hâle gelecektir.”

İtalya’nın Milano kenti bu konuda en önemli adımı atan şehir olarak dikkatleri üzerine çekmiştir. Öyle ki artık bu şehirde herhangi bir kamusal alana bir erkeğin ya da kadının adı verildiğinde, bir sonrakine diğerinin adı verilerek eşit bir cinsiyet temsiline bağlı kalınmaya çalışılıyor. Ancak burada dahi bir sorun otaya çıkıyor: Kamusal alanlara isim veren komisyona önerilen isimler arasında da erkek isimlerinin kadın isimlerine karşı bire on oranında fazla olduğu görülüyor.

Diğer bir sorun ise Avrupa şehirlerinin eskisi kadar hızlı büyümemesi, yani her yıl açılan yeni sokak sayısının geçmişe oranla nispeten daha az olmasıdır. Bundan sonra açılacak olan bütün sokaklara kadınların adı verilse bile, kadınların neredeyse 43 bin sokak adı önünde yer alan erkeklere yetişmesi, yüzyıllar sonra ancak gerçekleşecektir.

 


Bu makale Sosyolog Ömer Yıldırım tarafından www.felsefe.gen.tr için, Frank Jacobs’ın “The most popular person in European street names is a woman” isimli makalesinden Türkçeye çevrilip derlenerek hazırlanmıştır. Alıntılanması durumunda kaynak gösterilmesi, ahlaklıca olanıdır.

Kaynak Metnin Yazarı: Frank Jacobs, gazeteci ve köşe yazarıdır.

Çeviri ve Derleme: Sosyolog Ömer YILDIRIM

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

2005'ten beri çevrim içi felsefe yapıyoruz...