|
17. Yüzyıl Felsefesi Tarihi
17. Yüzyıl Felsefesi Nedir?
17. yüzyıl felsefesi, Rönesans'ın etkisiyle ortaya çıkan gelişmelere
dayanarak, yeni çağ düşüncesinin temellerini atmak üzere ortaya çıkan
felsefe eğilimidir.
Rönesans'ın ortaya koyduğu düşünsel gelişmeleri ve belirsiz kavram
içeriklerini kullanan 17. yüzyıl düşünürleri, felsefi formüllerini tam
bir sağlamlık ve kesinlik içinde ortaya koyma arayışı içinde olmuşlar ve
ortaya koydukları çalışmalarla sistematik felsefeyi yeni bir derinlikle
temellendirmişlerdir. Aydınlanma çağı düşüncesinin ilkeleri ve temel
kavramları büyük ölçüde 17. yüzyıl felsefesinde hazırlanmıştır.
17. Yüzyıl Felsefesinin Temel Özellikleri
Rönesans'taki düşünce parçalılığı ve çeşitliliği bu dönemde belirli
felsefe eğilimlerinde ve dünya görüşlerinde derli toplu ve bir örnek
halde sistematikleştirilmeye yöneltilir. Descartes, Hobbes, Leibniz,
Spinoza 17. yüzyıl felsefesinin en önemli isimleridir. Macit Gökberk,
birlik ve kapalılığı dolayısıyla 17. yüzyıl felsefesinin antik çağ ya da
Rönesans felsefesine değil, orta çağ felsefesine benzediğini söyler. Bu
birlik ve kapalılık durumu sağlayan ise ortaçağdan tamamen farklı bir
ilke, rasyonalizmdir.[1]
17. yüzyılda rasyonalizmin kaynağında matematik ve fizik bulunmaktadır.
Bu dönem belirleyici olmuş düşünürlerde matematik ve geometriye açık bir
ilgi vardır. Kaydedilen gelişmelerle, doğanın da bir matematik
formüllerle ya da kavramlarla anlaşılabileceği düşüncesine varılmıştır;
doğa ile akıl, madde ile zihin arasında bir uygunluk fikrinden hareketle
ünlü rasyonalizm düşüncesine ulaşılmıştır.
Genel bir eğilim olarak 17. felsefesinde rasyonalizm kartezyen felsefe
olarak adlandırılan eğilimi doğuracak, bu yönelim aydınlanma felsefesini
derinden etkileyecektir. Düalist ya da monist rasyonalizm modelleri söz
konusudur bu yüzyılda; ancak felsefe tarihinin ana yöneliminde düalist
argümanların belirli bir süre egemenliği söz konusudur denilebilir.
Descartes'in ortaya attığı tartışmalar günümüze kadar sürüp gelmiştir,
özellikle onun düalizmi şiddetli eleştiriler almıştır.
Doğabilimlerinde kaydedilen gelişmeler de bu dönem felsefesinin
gelişiminde belirleyici bir etki etmiştir. Bunlardan özellikle
Kopernikus Devrimi olarak adlandırılan gelişme, Giordano Bruno'nun evren
tasarımı ve Galileo'nun ortaya koyduğu mekanikteki gelişmeleri anmak
gerekir. Kopernikus tüm bir dünya görüşünü değiştirecek olan bir sistem
geliştirmiştir. En temel sonucu, gerçeklik karşısında gören gözün
yanılabilirliğini açık bir şekilde ortaya koyması olmuştur. Güneş, Ay ve
yıldızların Dünya'nın etrafında döndükleri yanılsamasını düzeltmiştir.
Böylece gerçek dünyayı değil algıladığımız dünyayı bildiğimize dair
derin bir çıkarsamayı belirginleştirmiştir.
Bunun dışında genel bir eğilim olan ama özellikle Hıristiyan öğretide
sistematik olarak bulunan evren modelini de geçersizleştirmiştir.
İnsanmerkezcilik özellikle sorunlu bir hale gelmiştir. Böylece hem
evrenin hem de doğanın hareketleri bir bütün niteliği kazanır.
Galileo'nun kurduğu mekanik sistem ise dönemin bilimsel gelişmelerinin
bir başka evresidir. Süredurum yasası olarak adlandırılan yasa, bir
hareketin karşı bir kuvvet olmadığı sürece itildiği doğrultuda düz bir
şekilde gideceği önermesini ileri sürüyordu. Daha sonra buna Newton'un
"genel çekim yasası" eklenecek ve doğanın yasalarının genel geçerliliği
üzerinden evrenin ve doğanın birliği düşüncesi kesinleştirilecektir.
Bu gelişmelerin öğretileri değiştirmesi ve belirgin bir şekilde bilgi
teorilerinde değişikliklere götürmesi kaçınılmaz olmuştur. 17. yüzyıl
felsefelerinde bu gelişmelerin etkilerini ve yeni epistemolojik
katkıları görmek mümkündür. Daha sonra da bu etki devam edecek,
aydınlanma düşüncesinde ve modern felsefelerde belirleyici bir rol
oynayacaktır. Matematiksel bilimlerin ve doğa bilimlerinin bu kesin
gelişmeleri, 17. yüzyıl filozoflarına doğanın matematiksel olarak
kanıtlanabilir olduğu düşüncesini vermenin yanı sıra rasyonalizmi de
vermiştir. 17. yüzyıl felsefesini genel olarak bıçakla keser gibi
kesintilerle tarihsel dönemlere ayırmak, öteki dönemlere yapılamadığı
gibi kolay değildir. Bir bakıma Francis Bacon'ı ve John Locke'ı da bu
döneme ait görenler vardır. Yine de 17. yüzyıl felsefesini belirlemiş ve
daha sonraki felsefi gelişmelere doğrudan yön vermiş belli başlı (daha
az etkili ve tanınmış ve fakat düşüncenin gelişiminde önemli olan başka
pek çok düşünürler de olmakla birlikte) filozofları şu şekilde kısaca
belirtmek ve değerlendirmek mümkündür.
[1] Felsefe Tarihi; Macit Gökberk; Remzi Kitabevi; sayfa 250
Döneme Damgasını Vuran Önemli Düşünce Adamları:
Rene Descartes Kimdir?
Blaise Pascal Kimdir?
Pierre Bayle Kimdir?
Thomas Hobbes Kimdir?
Nicola Malebranche Kimdir?
Gottfried Leibniz Kimdir?
Baruch Spinoza Kimdir?
Galileo Galilei Kimdir?
Isaac Newton Kimdir?
Ayrıca Lütfen Bakınız:
17. Yüzyıl Felsefesinin Temel Özellikleri
|