Galileo Galilei Kimdir?

felsefe Nedir

Modern fiziğin ve teleskobik astronominin kurucularından olan İtalyan bilim adamıdır.

1564’te İtalya’nın Pisa şehrinde doğdu. Galileo Galilei, modern fiziğin babası olarak kabul edilen, İtalyan bilim adamı. Adı bilim devrimiyle anılan Galileo, fizik, astronomi ve astroloji alanında da bir çok çalışma yapmasının yanı sıra bu konularda felsefi görüşlere de sahipti. İlgisini daha çok hareket üzerinde yoğunlaştıran Galileo, Güneş merkezli astronomi sisteminin fiziğini geliştirdi.

15 Şubat 1564’te İtalya’nın Toskana bölgesindeki Pisa şehrinde, döneminin tanınmış müzisyenlerinden, Vincenzo Galilei’nin altı çocuğundan biri olarak dünyaya gelen Galileo, ilk öğrenimini Floransa’da tamamlamasının ardından 1581 senesinde Pisa Üniversitesinde tıp tahsiline başladı. Mali durumu yüzünden okulu bırakmak zorunda kalan Galileo, 1583 senesinden itibaren matematiğe yöneldi ve bu konudaki çalışmalarıyla 1589’da Pisa’da profesör oldu.

Sarkacı, yüzen cisimleri ve kinetiği Aristo fiziğinden farklı bir düşünceyle matematiksel olarak ele alınması gerektiğine inanan Galileo, Pisa Kulesi’nden ağırlık atarak, düşen bütün cisimlerin aynı ivmeye sahip olduğunu gösterdi ve Aristo mantığının yanlış olduğunu kanıtladı. Serbest düşmenin sabit ivmeli bir hareket olduğunu saptayan Galileo, serbest düşüş sırasında katedilen yolun, zamanın karesiyle orantılı olduğunu gösterdi. Bu deneyi neticesinde yaşlı profesörlerle karşı karşıya gelen Galileo, 1592 senesinde Pisa’yı terk ederek, Padova Üniversitesi matematik kürsüsüne geldi.

1597’de askeri amaçla da kullanılabilen pusulayı ticari olarak piyasaya sunan Gelileo, 1600 senesinden hemen sonra ilkel bir termometre ve insanların kalp atışının ölçümünde kullanılmak üzere bir sarkaç icat etti.

1609’da Hollanda’da teleskopun icat edildiğini öğrenmesinin ardından kendisi daha gelişmiş bir teleskop üreten Galileo, bunu astronomi gözlemlerinde kullandı. Teleskopu astronomik amaçla kullanan ilk bilim adamı olan Galilei Galileo, kendi ürettiği teleskopla önemli gözlemler yaptı ve bu gözlemleri, 1610′ da, Yıldız Habercisi (Siderius Nuntius) adlı kitabında kaleme aldı.

Ay yüzeyi, yıldız kümeleri ve Samanyolu üzerine ilk tespitlerini yayınladığı ve Jupiter’in dört uydusunun varlığından bahsettiği kitabı çok ilgi uyandırdı ve Floransa’da saray matematikçisi olmasını sağladı. Venüs gezegeninin evreleri ve Satürn’ün şekli hakkında bilgi verirken, astronomideki Batlamyus sistemini tartıştı. Güneş’i de gözlemleyen ve Güneş üzerinde bulunan gölgelerin leke olduğunu kanıtlayan Galileo, bunların ne Merkür’ün Güneş’in önünden geçerken oluşan gölgesi ne de Güneş ve Dünya arasında bulunan küçük gökcisimlerine ait olmadığını ortaya koydu.

1611’de Roma’ya giden ve oradaki Bilim Akademisi’ne üye olan Galileo, Floransa’ya dönüşünde hidrostatik üzerine birçok profesörün itirazına sebep olan kitabını ve 1613 yılında da, güneş lekeleri üzerine yazdığı eserini yayınladı. Kopernik sistemini açık bir şekilde savunduğu bu eser yüzünden papazların ağır baskısına maruz kalan Galileo, 1615’te iddiasını müdafaa etmek amacıyla Roma’ya gitti. 1616’da Papa V. Paul tarafından kitaplarını tetkik amacıyla kurulan komisyon, Galileo’nun kitaplarını yasaklamadıysa da, dünyanın döndüğü iddiasından vazgeçmesini istedi.

Bir süre bilimin pratik yönüne dönerek, mikroskobu geliştiren Galileo, 1618 senesinde üç kuyruklu yıldızın keşfedilmesiyle kiliseyle karşı karşıya kaldı. Bir arkadaşının VIII. Urban olarak Papa seçilmesinin ardından cesaret alarak yazdığı “İki Kainat Sistemi Üzerine Konuşmalar” adlı eseri 1632’de yayınlanan Galileo, Roma’ya çağrıldı ve Engizisyon mahkemesine çıkarıldı. Bunun ardından, 1633’te kitabı yasaklanan Galileo, müebbet hapse mahkum edildi.

Yetmiş yaşında hapsedilen ve 1636’da, hapisteyken gözleri kör olan Galilei Galileo, 8 Ocak 1642 tarihinde Arcetri’de öldü.

15 Şubat 1564’te İtalya’nın Toskana bölgesindeki Pisa şehrinde, döneminin tanınmış müzisyenlerinden, Vincenzo Galilei’nin altı çocuğundan biri olarak dünyaya gelen Galileo, ilk öğrenimini Floransa’da tamamlamasının ardından 1581 senesinde Pisa Üniversitesinde tıp tahsiline başladı. Mali durumu yüzünden okulu bırakmak zorunda kalan Galileo, 1583 senesinden itibaren matematiğe yöneldi ve bu konudaki çalışmalarıyla 1589’da Pisa’da profesör oldu.

Sarkacı, yüzen cisimleri ve kinetiği Aristo fiziğinden farklı bir düşünceyle matematiksel olarak ele alınması gerektiğine inanan Galileo, Pisa Kulesi’nden ağırlık atarak, düşen bütün cisimlerin aynı ivmeye sahip olduğunu gösterdi ve Aristo mantığının yanlış olduğunu kanıtladı. Serbest düşmenin sabit ivmeli bir hareket olduğunu saptayan Galileo, serbest düşüş sırasında katedilen yolun, zamanın karesiyle orantılı olduğunu gösterdi. Bu deneyi neticesinde yaşlı profesörlerle karşı karşıya gelen Galileo, 1592 senesinde Pisa’yı terk ederek, Padova Üniversitesi matematik kürsüsüne geldi.

1597’de askeri amaçla da kullanılabilen pusulayı ticari olarak piyasaya sunan Gelileo, 1600 senesinden hemen sonra ilkel bir termometre ve insanların kalp atışının ölçümünde kullanılmak üzere bir sarkaç icat etti.

1609’da Hollanda’da teleskopun icat edildiğini öğrenmesinin ardından kendisi daha gelişmiş bir teleskop üreten Galileo, bunu astronomi gözlemlerinde kullandı. Teleskopu astronomik amaçla kullanan ilk bilim adamı olan Galilei Galileo, kendi ürettiği teleskopla önemli gözlemler yaptı ve bu gözlemleri, 1610′ da, Yıldız Habercisi (Siderius Nuntius) adlı kitabında kaleme aldı.

Ay yüzeyi, yıldız kümeleri ve Samanyolu üzerine ilk tespitlerini yayınladığı ve Jupiter’in dört uydusunun varlığından bahsettiği kitabı çok ilgi uyandırdı ve Floransa’da saray matematikçisi olmasını sağladı. Venüs gezegeninin evreleri ve Satürn’ün şekli hakkında bilgi verirken, astronomideki Batlamyus sistemini tartıştı. Güneş’i de gözlemleyen ve Güneş üzerinde bulunan gölgelerin leke olduğunu kanıtlayan Galileo, bunların ne Merkür’ün Güneş’in önünden geçerken oluşan gölgesi ne de Güneş ve Dünya arasında bulunan küçük gökcisimlerine ait olmadığını ortaya koydu.

1611’de Roma’ya giden ve oradaki Bilim Akademisi’ne üye olan Galileo, Floransa’ya dönüşünde hidrostatik üzerine birçok profesörün itirazına sebep olan kitabını ve 1613 yılında da, güneş lekeleri üzerine yazdığı eserini yayınladı. Kopernik sistemini açık bir şekilde savunduğu bu eser yüzünden papazların ağır baskısına maruz kalan Galileo, 1615’te iddiasını müdafaa etmek amacıyla Roma’ya gitti. 1616’da Papa V. Paul tarafından kitaplarını tetkik amacıyla kurulan komisyon, Galileo’nun kitaplarını yasaklamadıysa da, dünyanın döndüğü iddiasından vazgeçmesini istedi.

Bir süre bilimin pratik yönüne dönerek, mikroskobu geliştiren Galileo, 1618 senesinde üç kuyruklu yıldızın keşfedilmesiyle kiliseyle karşı karşıya kaldı. Bir arkadaşının VIII. Urban olarak Papa seçilmesinin ardından cesaret alarak yazdığı “İki Kainat Sistemi Üzerine Konuşmalar” adlı eseri 1632’de yayınlanan Galileo, Roma’ya çağrıldı ve Engizisyon mahkemesine çıkarıldı. Bunun ardından, 1633’te kitabı yasaklanan Galileo, müebbet hapse mahkum edildi.

Yetmiş yaşında hapsedilen ve 1636’da, hapisteyken gözleri kör olan Galilei Galileo, 8 Ocak 1642 tarihinde Arcetri’de öldü.

Dönemi­nin tanınmış müzikçilerinden Vincenzo Galilei’nin oğlu olan Galileo, ilk tahsilini Floransa’da yaptı. 1581’de Pisa Üniversitesi’nde tıp tahsiline başladı. Ancak parasızlıktan okulu terk etti. 1583’ten itibaren matematiğe ilgi duyan Galileo, bu konudaki çalışmaları sayesinde, 1589’da Pisa’da profesörlük elde etti.

Sarkacın, yüzen cisimlerin ve hareketin Aristo fiziğinden farklı bir düşünceyle matematiksel olarak ele alınması gerektiğine inanan Galileo, Pisa Kulesi’nden ağırlık düşürerek Aristo’nun yanlışlığını açıkça gösterdi. Bu davranışı yaşlı profesörlerle anlaşmazlığa düşmesine sebep oldu. 1592’de Pisa’yı terk ederek, Padova Üniversitesi matematik kürsüsüne geldi.

1597’de pratikte çok faydası olan pusulayı ticari olarak piyasaya arz etti. 1600 senesinden hemen sonra ilkel bir termometre, insan kalp atışının ölçümünde kullanılmak üzere bir sarkaç ve 1604’te serbest düşüşün matematik kanunlarını keşfetti. Ancak düzgün ivmeli hareket kavramı hatalıydı. 1609’da Hollanda’da teleskopun bulunduğunu işitti. Kendisi daha ileri bir alet yaparak bunu astronomi gözlemlerinde kullandı. 1610’da aydaki dağlar, yıldız kümeleri ve Samanyolu üzerine ilk tespitlerini yayınladı. Bu arada Jüpiter’in dört uydusunun varlığını bildirdi. Bu kitabı çok ilgi uyandırdı ve Floransa’da saray matematikçisi olmasını sağladı. Hemen sonra Venüs gezegeninin devreleri ve Satürn’ün şekli hakkında bilgi verirken, astronomideki Ptolemy (Batlamyus) sistemini tartıştı.

1611’de Roma’ya gitti ve oradaki Bilim Akademisi’ne üye seçildi. Floransa’ya dönüşünde hidrostatik üzerine pek çok profesörün itirazına sebep olan kitabı ile 1613’te güneş lekeleri üzerine yazdığı eserini yayınladı. Bu eserinde Kopernik sistemini açık bir şekilde müdafaa etti. Bundan dolayı papazların ağır hücumuna uğradı. 1615’te bizzat Roma’ya giderek iddiasını müdafaa etti. Ancak 1616’da Papa Beşinci Paul tarafından kitaplarını tetkik için bir komisyon kuruldu. Bu komisyon Galileo’nun kitaplarını yasaklamadı. Sadece dünyanın döndüğü iddiasından vazgeçmesini istedi.

Galileo, bir müddet bilimin pratik yönüne döndü, mikroskobu geliştirdi. Ancak 1618’de üç kuyruklu yıldızın görülmesiyle kiliseyle münakaşaya girdi. Arkadaşının Sekizinci Urban olarak Papa seçilmesinden cesaret alarak yazdığı “İki Kainat Sistemi Üzerine Konuşmalar” adlı eserini 1632’de yayınladı. Ancak kitabı daha önce yapılan uyarılarla çeliştiği söylentilerine rağmen Roma’da mahkemeye çağrıldı. 1633’te bu kitap yasaklandı ve Kutsal Engizisyon’ca müebbet hapse mahkum edildi. Cezası kendi evinde göz hapsine çevrildi. Yetmiş yaşında hapsedilen Galileo kör oldu ve 1642 yılında öldü.

İtalya’nın Pisa şehrinde müzisyen bir ailede dünyaya gelmiştir. Galilei, Pisa Üniversitesinde matematik profesörlüğünün yanında ileri düzeyde astronomi çalışmaları da yapmıştır. “Dünyanın İki Büyük Sistemi Üzerine Diyaloglar”, “Küçük Terazi”, “Mekanik” ve “Güneş Lekesi Üzerine Mektuplar” adlı kitapları yazmıştır.

Galilei, bilim alanında özellikle mekaniğin alt dalı olan dinamiğe ilişkin çalışmalarıyla bilinir. Duran bir cisme dışarıdan bir kuvvetle müdahale edilmediği sürece cismin hareketsizliğini sürdürdüğünü belirten “eylemsizlik ilkesi” ve yüksek bir yerden serbest bırakılan cisimlerin sabit ivme göstereceğini belirten “serbest düşme yasası” çalışmalarının önde gelenlerindendir. Galilei, gökyüzünü gözlemlemek için teleskobu kullanan ilk bilim insanı olmuştur. İlk gözlemlerinde Güneş üzerinde bulunan ve dünyadan bakıldığında gölge olarak düşünülen karartının aslında Güneş’e ait özel lekeler olduğunu keşfetmiştir.

Kopernik’in güneş merkezli evren sistemini savunduğu için kilise tarafından engizisyon mahkemesinde yargılanan Galilei, yapmış olduğu çalışmalarla ve özgür düşünceyi öne çıkarmasıyla 15-17. yüzyıl felsefesini etkilemiştir. Çalışmaları, modern fiziğin temellerini oluşturması açısından önemlidir.

– Galilei’nin buluşları ve bilim tarihine etkileri

– Galilei ve modern bilimin doğuşu

Hazırlayan: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Ömer YILDIRIM’ın Kişisel Ders Notları. Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf “Felsefeye Giriş” ve 2., 3., 4. Sınıf “Felsefe Tarihi” Dersleri Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Felsefe Ders Kitabı

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*