Kaygının Neden Olduğu Dissosiyatif Bozukluklar Nelerdir?

Dissosiyatif bozukluklar bireyin bütünlüğünü parçalayan, bölen bozukluklardır.



Söz konusu olduğunda birey stres ya da kaygıyı azaltarak kendi kişiliğinden kaçar. Bireyin bilinci bölümlere ayrılır ve ilişkisiz biçimde işlemeye başlar. Amnezi, dissosiyatif füg ve çoklu kişilik olmak üzere üç temel dissosiyatif bozukluk vardır.

Amnezi

Dissosiyatif Amnezi'de (bellek yitimi) yeni bilgileri öğrenme kapasitesi bozulmamış olmakla birlikte, genellikle stresli ve travmatik durumlarda görülen önemli bilgilerin ani kaybı söz konusudur. Bu unutma, olağan bir unutkanlıkla açıklanamaz. Hastalar, genellikle bellek kaybından haberdar ve bu konuda uyanıktır. En yaygın tipinde, bölgesel bellek kaybı söz konusudur. Burada, kısa bir zaman dönemine ait olaylar unutulmaktadır. Hastalarda bu tür kısa süreli hafıza kaybına karşı belirli bir aldırmazlık söz konusu olabilir. Bilinçte hafif bir sislenme görülebilir. Dissosiyatif bozukluların en yaygın olanıdır. Felaketlerin ardından veya savaş anlarında daha sık görülür. Kadınlarda da fazla görülür. Ergenlikte, erken erişkinlikte ortaya çıkar. Duygusal travmalar hastalığa katkıda bulunur. Hastalık aniden sonlanabilir, az sayıda tekrarlamalar olabilir. Önemli kişisel bilgilerin sıradan bir unutkanlıkla açıklanamayacak biçimde anımsanamaması ile ilgili hastada bu durumu açıklayan organik bir bozukluk bulunmamaktadır. Kişisel yaşantılara ilişkin normalde bilinçli zihne çağrılabilen anılar elde edilememekte ya da geçici olarak elde edilse bile bilinçte tam olarak tutulamamaktadır. Bazı anı, duygu ve düşünceler ya da büyük anı grupları ve bunlarla bağlantılı duygulara erişilememektedir. Sıklıkla genelleşmiş bir amnezi ardından daha sinirli bir amnezi durumuna geçilir. İyileşme genelde kendiliğinden oluşur. Çoğu yaka görünürde tamamen iyileşir, ama özellikle stres etkenleri devam ediyorsa yinelemeler görülebilir.



Dissosiyatif Füg (Tüm Bellek Kaybı)

Bireyin bir anda tüm bellek kaybı ile ilgili durumuna dissosiyatif füg adı verilir. Dissosiyatif füg, kişisel reddedilme, kayıplar, başarısızlıklar, evlilik sorunları, ve parasal sıkıntılar gibi durumlarla ortaya çıkan tüm bellek kaybıdır. Hasta, kişisel reddedilme, kayıplar, başarısızlıklar, evlilik sorunları ve parasal sıkıntılar gibi durumlarla, her zamanki evinden veya işinden uzak bir yere, ani, beklenmedik seyahatlere çıkar. Önceki kimliğini, ailesini, adını yani önceki kimliğinin önemli kısmını hatırlayamaz ya da hatırlamakta güçlük çeker. Genellikle yeni bir kimlik takınır. Ani bellek kaybıyla birlikte, amaçlı, açık zihinle, uzak mesafelere, uzun süren seyahatlere çıkma görülür. Seyahat daha çok başıboş dolaşma şeklindedir. O sırada, geçmiş yaşamıyla ilgili kısmi ya da tam bellek kaybı söz konusudur ve kişi bunun farkında değildir. Yeni kimliğiyle tamamen normal bir görünümdedir; gariplik içinde görülmez. Bazen bu yeni kimlikte şaşkınlık ve yönelim bozukluğu olabilir. Nadir görülen bir hastalıktır. Felaketler ardından ve savaş zamanlarında artar. Duygusal travmalar hastalığın ortaya çıkışına katkıda bulunur. Aşırı alkol kullanımı yatkınlık geliştirebilir. Kısa ya da aylarca sürebilir ve çok uzak mesafelere seyahatler görülebilir. İyileşme genellikle kendiliğinden olur ve hızlıdır. Hastalığın yinelemesi nadirdir. Kişi kendisini birden nasıl geldiğini bilmediği bir yerde bulur, aradan geçen sürede olanları hatırlamamaktadır. Dakikalar, saatler, ya da günler sürebilen böyle bir füg (kaçış) dönemi sırasında her zamankinden farklı bir kimlik edinmiş gibi davranır, karmaşık işlevleri yerine getirebilir ve çevresindekilerce durumundaki olağan dışılık fark edilmeyebilir.



Çoklu Kişilik

Aynı kişide ayrı kişilik ve kimlikler yaşanır. Kişi o sırada, sanki diğer kişiliği yokmuş gibi, o anda yaşadığı kişilik, tutumlarına ve davranışlarına hakim olur. Hasta ikinci bir kimliğe geçtiğinde, gerçek kişilik genellikle hatırlanmaz. Gerçek kişilik diğerinden haberdar değildir. Bir kişilikten diğerine geçiş genellikle anidir. Her kişiliğin ayrı karakteristik yapıları vardır. İki kişilik psikolojik teste tabi tutulduklarında tamamen ayrı sonuçlar verirler. İki kişilik, başka cinsiyetten, başka yaştan başka ırktan olabilir. Bu hastalık daha çok filmlere konu olmakla birlikte, eskiden sanıldığı kadar az görülmediği düşünülmektedir. Zihindeki bir bilginin başka bir bilgi ile normalde olması gereken bağı azalmakta, kopmaktadır. Burada sadece bilgi değil; anı, duygu, düşünceden bahsedilmektedir. Kişi bu içeriğin bir bölümüne zaman zaman erişemez. Erişilemeyen bilgi aslında yok olmamıştır, varlığı kimi klinik belirtiler içersinde dolaylı olarak ortaya çıkar, fakat hasta ona her durumda ulaşamaz.

Derleyen: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf "Psikolojiye Giriş" ve 2. Sınıf "Deneysel Psikoloji", 4. Sınıf "Sosyal Psikoloji" Dersi Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Psikoloji Ders Kitapları ve MEB Liseler İçin Psikoloji Dersi Ders Kitapları