Psikolojide Edward Titchener'in Yapısalcı Yaklaşımı

Titchener’e göre psikoloji öz bir bilimdir.



Ona göre psikolojinin amacı hasta zihinleri iyileştirmek bireyleri ıslah etmek gibi görevler olmamalı tek amaç zihnin yapısını keşfetmek olmalıdır. En temel anlamda Titchener’e göre zihin ve bilinç kavramları da farklılık gösterir. Titchener bilinci belli bir zamanda var olan deneyimlerimiz şeklinde tanımlarken zihni ömrümüz boyunca biriken deneyimlerimiz şeklinde tanımlamıştır. Titchener bilincin nasıl işlediğine dair fikirlerini oluştururken Wundt’un "İradecilik Teorisi" ve onun çağrışımı ve tam algı düşüncelerinden etkilenmiştir.

Titchener, kimyacıların suyu oksijen ve hidrojen gibi bileşenlerine ayırması gibi bilinci de bileşenlerine ayırmaya çalıştı. Kimyasallar nasıl oksijen hidrojen gibi yapılardan oluşuyorsa bilincin yapısının da duyum ve düşüncelerden oluştuğunu düşünüyordu. Titchener’e göre her duyumun; yoğunluk, nitelik, süreklilik ve kapsam olmak üzere dört belirgin özelliği vardır. Bunların her biri uyarıcının niteliğine eş olmasına rağmen bazı uyarıcılar ilgili duyum boyutunu az ateşler. Örneğin duyumların özel bir türü olan işitme duyumu “ton” ve “gürültü” şeklinde bölünerek daha ileri düzeyde bir ayrım yapılır. Düşünce ve algının; düşünsel türün bir sayfadaki kelime, bir konuşma, ses ya da görüntü gibi duyumlardan şekillendiğini düşünmüştür.



Titchener, bilincin temel bileşenleri tanımlanabilir ve sınıflandırılabilirse üstbiliş ve bilişsel süreçlerin yapısının ortaya çıkartılabileceğine inanmıştır.Bilincin yapısını açıklarken bilincin her bir elementinin ne olduğunu, bu elementlerin birbirleri ile nasıl etkileşim içinde olduklarını ve neden birbirlerini etkilediklerini temel almıştır. Titchener 19. yüzyılın sonlarında Wundt’un temel fikirlerini ABD’ye taşımıştır. Wundt’un düşüncelerini genişletmiş ve bilincin yapısını şekillendiren elemanlar üzerine yoğunlaşması nedeni ile bu psikolojiyi yapısalcılık olarak adlandırmış ve bilincin yapısı üzerine çalışmalarını yoğunlaştırmıştır. Titchener’a göre yapısalcılığın tanımlanmasında üç önemli soru tartışılmalıdır:

- Deneyimi deneyimleyen bireyden bağımsız deneyim ile deneyimleyen bireye bağımlı deneyimler arasındaki farklılıklar nelerdir?

- İçgözlemin diğer bilimler tarafından kullanılan metodlar ile ilişkisi nedir?

- Yapısalcılığın amacını ve temel sorularını cevaplandırmak için psikoloji bilimi ile doğa bilimleri arasındaki benzerlikler nelerdir?

Titchener'ın yapısalcılığının üç amacı vardır:

- Bilinci basit bileşenlerine ayırarak tanımlamak,
- Bilincin temel elementlerinin kombinasyonlarını tanımlamak,
- Sinir sisteminin bileşenlerinin kombinasyonları ile bu bileşenlerin birbirleri ile bağlantılarını açıklamaktır.

Yapısal bir psikolog olarak Titchener; psikolojik çalışmalarında ve psikolojik süreçlerin incelenmesinde metodolojik sisteminden ödün vermeyecek şekilde doğa bilimlerine sıkı bir şekilde bağlıydı. Titchener’in bu tavrı onun psikolojiyi bilim olarak algıladığının bir göstergesi olmakla birlikle bunlara uyulmadığı durumlarda ise yapılan çalışmaların bilimsel psikoloji olarak adlandırılamayacağını düşünmüştür.

Hazırlayan: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Ömer YILDIRIM'ın Kişisel Ders Notları. Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf "Felsefeye Giriş" ve 2., 3., 4. Sınıf "Felsefe Tarihi" Dersleri Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Felsefe Ders Kitabı