Sofist İfadesinin Anlamı Nedir, Sofist Ne Demektir?

Eski Yunan dünyasında ‘sofist’ adlandırması, erken dönemde, kendi alanında yetkin şairler için kullanıldığı gibi Thales, Bias, Solon gibi toplumda saygın bir konuma yerleştirilen bilge ve düşünürler için de kullanılıyordu. Bu kullanımına zıt olarak sofist nitelemesi, özellikle geç dönemde, bazı oyun yazarlarının ve Platon’un metinlerinde kazanç peşinde koşan, toplumsal saygınlığını kaybetmeye başlamış yetenekli öğretmenler için de kullanılmıştır.



Bu tutum bize sofistlerin kim olduğundan çok, onlara karşı geliştirilmiş tavır değişikliği hakkında bilgi verebilir ancak. Üstelik bu tavırlar yalnızca sofistlerin çağdaşı olan düşünürlerin değil, aynı zamanda dönem hakkında bilgi sahibi olmamızı sağlayan felsefe tarihçilerinin tavırları olarak çıkar karşımıza. Belli bir işi yapmadaki üstünlük bakımından gemici, kâhin ya da heykeltıraş kişiler için bu sözcük, söz konusu kişilerin alanlarındaki yetkinliklerini vurgulamak için de kullanılırdı. Bu kişilerin yaptıkları işlerde usta olarak kabul ediliyor olduklarının çeşitli örnekleri vardır (İşler ve Günler, 650).

Ayrıca, Platon döneminde öne çıkan ‘Sofistler’in yanı sıra, en ünlüsü olarak Thales’in bilindiği Yedi Bilge’nin de sofist olarak adlandırılması, bu tabirinin kullanım yaygınlığı hakkında bir fikir vermektedir.



Yedi Bilge, Platon tarafından şöyle anlatılır: “Bunlar; Miletli Thales, Mytileneli Pittakos, Prieneli Bias, bizim Solon, Linduslu Kleobulos, Chenli Myson ve onların topluluğunun yedincisi ise bahsettiğimiz, Spartalı Chilon’du.... onlar bir araya geldiler ve bilgeliklerinin ilk meyvelerini Delphi’deki tapınağında herkesin dilinde olan şu sözcükleri kazıyarak Apollon’a, sundular, ‘Kendini bil’ ve ‘Aşırı olma’” (Protagoras, 343b).

Sofist sözcüğünün anlamları ile ilgili olarak felsefe sözlükleri dâhil, çeşitli kaynaklara bakıldığında sözcüğün çok geniş bir kullanımının olduğu görülmektedir. Sözcüğün ilk ve belirgin anlamları, belli bir konuda -bu konu el sanatlarından biri olan marangozluk olabileceği gibi, politika veya felsefe de olabilir- maharetli olmak, üstün olmakla iç içedir. Bu bakımdan sofist olmakla içinde bulunulan sosyal ortamda revaçta olan pek çok meslek arasında ilişki kurulmaktaydı. Bunlardan, Platon’un yaşadığı dönemin Atina sosyal ortamında büyük etkinliğe sahip olan öğretmenlik veya danışmanlıkla sofist olmak arasında bağ kurulduğu gibi, bu her iki meslek grubunun toplumsal işleviyle bağlantılı görülen şair olmakla da bağ kurulması söz konusuydu. Bunun nedeni, sözcüğün çoğu zaman şairler için de kullanılmasıydı. Şiir, Eski Yunanlarda ahlaki öğüt ve pratik eğitimin ayrılmaz bir parçası olarak görülürdü. Bu dönemde ‘şairler’ olarak nitelendirilen kişiler, eserlerini hazırlarken halkın eğitimini de göz önünde bulunduruyorlardı. Eğitim, belli bir anlamda, bu konuda büyük ölçüde sorumluluk taşıyan şairler ve şiir geleneği üzerinden sürdürülmekteydi.



Bu bakımdan şairlik, hem devlet yönetiminde görev alanların hem de eğitimde etkili olacağı düşünülen eserler yazan kişilerin belirgin bir özelliği olarak görülmekteydi: Bu nitelemeden hoşlanmasa da bir sofist olarak kabul edilen Solon, Plutark tarafından yasa yapıcılığının yanı sıra, şiirle ilgilenen biri olarak betimlenmektedir. Buradaki anlatıma göre Solon başlangıçta yalnızca eğlence için şiir yazarken sonradan siyasete girdiğinde şiiri siyasal ve toplumsal konularda eğitici mesajlar vermek amacıyla kullanmaya başlamıştır (Plutark, 2005: Solon-III).

Hazırlayan: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Ömer YILDIRIM'ın Kişisel Ders Notları. Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf "Felsefeye Giriş" ve 2., 3., 4. Sınıf "Felsefe Tarihi" Dersleri Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Felsefe Ders Kitabı