Erdem-Yaşam İlişkisi

Doğru eylemde bulunmak için bir insanın sahip olması gereken niteliklere erdem denir. Erdem, bir amacın gerçekleştirilmesinde kişinin belirli tarzlarda eylemde bulunabilme kapasitesidir. Bu yönüyle erdem sadece ahlaksal alanda ortaya çıkmaz. Örneğin; bir güreşçi için erdem, öncelikle güçlü, kuvvetli ve çevik olmaktır. Bu tür erdemler ahlaksal bir erdem değildir daha çok meziyettir.



Ahlaksal erdemler, bir “iyi”nin gerçekleştirilmesi için bireyin sahip olması gereken beceri, yetenek ve yeterliliklerdir. Örneğin; kendine hâkim olma, cesaret, adalet, bilgelik, doğruluk, çalışkanlık birer erdemli eylemlerdir. Ahlaksal erdemler, aşırı uçlardan uzaklaşarak “doğru orta”yı bulmaya hizmet eden erdemlerdir. Buna göre cesaret erdemi, korkaklık ile hesapsız atılganlık, cömertlik erdemi müsriflik ile cimrilik arasındaki doğru ortadır. Bunların gerçekleştirilmesi birer erdemli eylemdir. Erdemler ancak insanlar tarafından yaşamda uygulandığında ortaya çıkar. Çünkü erdemi ifade eden sözler, erdemli olmak için yeterli değildir. Çünkü erdem alanı bilgisel bir alan değil, pratik bir alandır. Yani erdemler kişi tarafından gerçekleştirildiği anda erdem haline gelir.

Derleyen: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf "Felsefeye Giriş" ve 3. Sınıf "Çağdaş Felsefe Tarihi" Dersi Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Felsefe Ders Kitabı