Bilişsel Kuram

Bilişsel kuramlarda bedendeki fizyolojik değişikliklerin şekillenmesinde bilişsel unsurlar olarak tanımlanan algı, anlayış, edinilen bilgi ve tecrübelerin kodlanma ve geri çağrılma şekilleri, düşünme şekilleri gibi zihinsel süreçler etkilidir.



Bu noktada öne çıkan Stanley Schachter ve Jerome E. Singer kuramına göre duyguların oluşumunda bilişle ilgili faktörler önemli bir yer teşkil etmektedir. Schachter ve Singer fizyolojik temelli kuramlardan farklı olarak her bir duygu durumuna ilişkin fizyolojik temel bulmanın çok zor olduğunu ileri sürmektedirler. Aslında duyguları farklılaştıran unsurlar, onlara atfettiğimiz bilişsel değer yargılarımızdır. Olayları hatırlama, algılayış ve işleme biçimlerimiz, düşünce yapılarımız gibi zihinsel süreçleri barındıran bilişsel faktörler duyguların oluşmasında etkilidir. Duygularımızın farklılaşmasında ve bireylere özgü değişimler göstermesinde bilişsel faktörler önemli bir rol oynamaktadır.



Bu kuram fizyolojik uyarımlara yanıt olarak bilişsel etiketler oluşturmaya dayalı bir deneyim sunar. Bu kurama göre duygusal bir durum ya da uyarım' duyu organları tarafından hissedilir. Bu algılamayı otonom sistemdeki uyarılma durumu takip eder. Bu sempatik uyarılma durumuna belirgin bir bilişsel etiketleme durumu eşlik eder. Bu etiketleme durumu kişinin içinde bulunduğu ortam, bağlam, geçmiş deneyimleri ve beklentileri tarafından şekillenir. Bu noktada bu kuramda farklı olarak bir geri bildirim mekanizması bulunmaktadır. Bu yolla birey karşılaştığı durumları geçmiş deneyimleri doğrultusunda değerlendirmektedir.

Daha önce girdiği bir sokakta köpeğin saldırısına uğrayan birey, yine girdiği aynı yolda duyduğu bir çıtırtıyı aynı köpek sanarak aynı duygu durumunu gerek fizyolojik gerekse düşünce bazında benzer şekilde yaşayabilecektir. Bu kurama göre uyarılan birey bu durumu çevredeki ipuçları eşliğinde yorumlar. Birey bu uyarılmayı ve duygu durumunu nasıl tanımlayacağını belirler. Örneğin, az miktarda alkol alan bir kişinin fizyolojik durumu alkol etkisiyle değişiklik gösterecektir. Fakat kişinin duygu durumu, içinde bulunduğu ortama göre farklılık gösterebilecektir. Duruma göre kişi kendisini eğlenceli bir ortamdaysa sevinçli ve eğlenceli, kasvetli bir ortamdaysa sıkıntılı hissedebilecektir. Yaşadığı duygu durumunun alkolden etkilendiğini sanan kişi için aslında sadece bilişsel bakış açısı ve çevresini yorumlamaya bağlı farklılaşan duygu durumu değişikliği yaşadığı görülmektedir. Bazı psikolojik rahatsızlıklarda ilaç yerine kullanılan aynı ilaç görünümündeki fakat hiçbir işlevi olmayan haplar, plasebo etkisiyle hastaların düşünce olarak kendilerini iyi hissetmelerini ve buna ilişkin olumlu duygular yaşamalarını sağlamaktadır. Plasebo etkisi, kişilerin gerçek bir tedavi olmaksızın aslında hiçbir fizyolojik etkisi olmayan ve ilaç sanılarak içilen haplar yoluyla tedavi gördükleri inancıyla iyileşme göstermelerini anlatan bir kavramdır. Burada hiçbir fizyolojik etkisi olmamasına, rağmen iyi geleceğine inanılan haplar içildikten sonra duygusal anlamda bir rahatlama sağlanmaktadır.

Derleyen: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf "Psikolojiye Giriş" ve 2. Sınıf "Deneysel Psikoloji", 4. Sınıf "Sosyal Psikoloji" Dersi Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Psikoloji Ders Kitapları ve MEB Liseler İçin Psikoloji Dersi Ders Kitapları