|
Yeni Taş Çağı (M.Ö. 8000-5500)
Dönem: MÖ. 8000 - 5500 Diğer adları: Neolitik Çağ, Cilalı Taş
Çağı
Yeni Taş Çağı, bilinen diğer adlarıyla Cilalı Taş Devri ya da
Neolitik Devir.
Bu dönemde önceki devirlere göre daha sert ve daha düzgün taş aletler
yapılmıştır. Topraktan veya kilden yapılan kaplar ateşte pişirilmiş,
bunun sonucunda seramik sanatı başlamıştır. Bu devirdeki insanlar bilgi
ve teknikte önceki dönemlere göre oldukça ileri bir düzeye çıkmışlardır.
Kemik ve taştan daha kullanışlı aletler yapılmıştır. İnsanların yerleşik
düzene göçmesi de bu dönemde meydana gelmiştir. Birbirine yakın aileler
topluca bir yerde oturarak köyleri meydana getirmişlerdir. Böylece
tarihteki ilk köyler kurulmuştur. Ayrıca insanlar tahıl üretimine de
başlamış, hayvanlar evcilleştirilmiş, insanlar tüketicilikten üretici
duruma geçmişlerdir. İlk defa ticaret başlamıştır.
Gezegende yaşanan son buzul çağının sona ermesi ardından, insan
topluluklarının yayılma eğilimi gösterdikleri ılıman iklim kuşaklarında,
yepyeni bir evrimsel açılım yaşanmaya başlanmıştır. Buzulların
çekilmesiyle ılımak iklim kuşağında gerek fauna gerekse flora, hem
çeşitlilik hem de popülasyon olarak belirgin gelişmeler göstermiştir. Bu
mevsimsel farklılıkların oldukça belirgin olduğu ve genellikle kurak
sayılabilecek yaşam alanlarında ortaya çıkan ve yayılabilen türler,
kaçınılmaz olarak dayanıklı, uyum sağlama ve üreme yetenekleri geniş,
görece daha küçük cüsseli türlerdi. İşte bu ortam, insan topluluklarına
geniş olanaklar sunmuştur.
Buğday ve arpa gibi yaygın, kurak iklime uyumlu bitki türlerinin ve
koyun, keçi, sığır gibi otçul türlerin ortaya çıkması ve
yaygınlaşmasıyla insan topluluklarının yaşam biçimi de değişmeye
başlamıştır. Doğaya doğrudan müdahale ederek, besin olarak
kullanılabilecek bitki türlerini yetiştirme ve bazı hayvan türlerini
evcilleştirerek sürüler oluşturmak, bu dönemin belirgin özelliği
olmuştur.
İnsan toplulukları bu yeni yaşam tarzında iki ana kolda gelişme
göstermişlerdi. Bazı topluluklar evcilleştirdikleri hayvanlardan oluşan
sürüleri temel besin kaynağı olarak kullanırken bazı topluluklar ise
sınırlı ölçüde de olsa bahçe tarımına başlamışlardır. Her iki ana kol da
avcı-toplayı topluluklar olmaktan zamanla çıkmış, bir anlamda besin
üreten topluluklar haline dönüşmeye başlamışlardır. Kuşkusuz ağırlıklı
olarak tarımla uğraşan topluluklar, avcı-toplayıcı toplulukların yaşam
tarzını bırakarak yerleşik düzene geçmek zorunda kalmışlardır. Ağırlıklı
olarak hayvan sürülerini kullanan topluluklar ise göçebe ya da
yarı-göçebe topluluklar haline gelmişlerdir.
Özellikle tarım yapmanın öğrenilmesi bu toplumların beslenme ve yaşam
tarzlarında kökten değişikliklere yol açmıştır. Büyük ölçüde
rastlantılara, ileri derecede uzmanlaşmaya bağlı olan avcı-toplayıcı
yaşam tarzı yerini, besin maddelerini stoklayabilen ve beslenme
açısından daha güvenli toplumlar yaratmıştır.
Bu gelişmeler, "Neolitik Devrim" olarak adlandırılan ve insan
topluluklarının yaşam biçiminde köklü değişikliklere yol açan bir
süreçtir. Kuşkusuz gezegenin her yöresinde yaşamakta olan topluluklarda
zamandaş olarak ortaya çıkmayan Neolitik Devrim, başlangıçta, Orta Doğu,
Önasya, Uzakdoğu gibi, geniş ve düzenli akarsuların yaygın olduğu
bölgelerde ortaya çıkmıştır.
|