Philolaus (Philolaos, Filolaos) Kimdir?

Philolaus (Philolaos, Filolaos), Sokrates öncesi filozoflardan birisidir.



Pisagor’un halefi olarak bilinen Philolaus (Philolaos, Filolaos), her şeyin temelinde sınırsız ve sınırlayıcı bir şeyin var olduğu düşüncesinin sahibidir. Ayrıca Dünya’nın evrenin merkezi olmadığı fikrinin de Philolaus tarafından ortaya atıldığı söylenmektedir.



Filolaos, M.Ö. 5. yüzyılda yaşamıştır. Pisagorcu okulun önemli filozoflarından biri olmuştur. Filolaos, M.Ö. 470 yılında İtalya’da doğdu. Pisagor’un ölümünden sonra, ilk olarak Lucania’ya, sonra da Thebes kentine gitti. Daha sonra Yunan düşünür Archytas’ın öğretmeni olarak çalışacağı İtalya’ya geri döndü. Filolaos, sayısal grupların önemini vurgulayan ünlü düşünür Pisagor’un öğrencisi ve onun teorisinin savunucusudur. Özellikle de ilk dört sayının toplamıyla ilgilenmiştir. Pisagor felsefesi üzerine kitap yazan ilk filozof olarak kabul edilir. Platon’un Yunanistan Akademisi başkanı olarak halefi olan Speusippus’un ilk dört sayının doktrinini Filolaos’un bu kitabından kopyaladığı bildirilir. Ancak çalışmalarının sadece parçaları varlığını sürdürüyor ve Pisagorculuğunun ilk sistematik çalışması olduğuna dair inanç geçerliliğini koruyor.

Philolaos’un felsefi düşünceleri nesneler ve oluş sorunları çevresinde toplanır. Ona göre varlık kavramı altında toplanan bütün nesneler, birbirine karşıt, iki ilkeden oluşur. Bunlardan biri belirleyici, sınırlayıcı olan, öteki de belirlenemezliktir. Belirleyici ilke başlangıç ve sonu, belirlenemezlik de nesnelerin, içinde oluştuğu ortamı gösterir. İnsan, yalnız belirlenmiş olanı bilebilir. Belirlenmiş olan da durum, biçim ve yer gibi üç koşula bağlıdır. Durum nesnenin bulunuş türüyle, biçim özelliğiyle, yer de bulunduğu ortamla, uzayla ilgilidir. Belirleyici ilke birliği, belirlenemezlik de ikiliği, değişik durumda bulunmayı sağlar. İkilik ussal değildir, kendisiyle ilgili kesin bir yargı verilemeyen, doğadır, yanılgının ve özlemin kaynağıdır. Birlik ise, bütün varlık evrenini yöneten, düzenleyen, değişmeyen, egemen olan, yalnız kendi kendine benzeyen önsüz-sonsuz güçtür, Tanrı’dır. Bütün nesneler bu tanrısal güçle dolu olduğu gibi, karşıtlarını da içerir. Böylece nesnede kendi karşıtı ile tanrısal olan birlikte bulunur. Bu birlik ve ikilik bütün varlığın iki karşıt ilkesi olduğu gibi sayıların da ilkesidir. Bu nedenle sayılar da bütün varlığın kurucu öğeleridir.



Philolaos, varlığın ilkesi olarak nitelediği sayıların “nokta”dan oluştuğu kanısındadır. Ona göre kurucu öğe olan noktanın özü birliktir. İki nokta bir çizgiyi, üç nokta yüzeyi, dört nokta ise üç boyutlu cisimleri oluşturur. Böylece birlik noktanın, ikilik de çizginin kurucu öğesi olur. Noktanın dışında belirlenmemişin özelliğini oluşturan aralık vardır. Bu da bütün nesnelerin kendi karşıtlarıyla birlikte oluşundan dolayıdır. Bu durum müzikte de geçerlidir. Onun da özünü, uyumunu sağlayan sayılardır. Canlılarda dört sayısına karşılık, dört öğe vardır: beyin, yürek, göbek ve üreme öğeleri. Bunlar yukardan aşağı doğru, üstünlük aşamalarına göre, sınırlanır. Philolaos, somut varlıklarda, belli bir düzene göre oluşmuş beş kurucu biçim ve öğenin bulunduğu kanısındadır. Bunlar düzgün dörtyüzlü, küp, düzgün sekizyüzlü, düzgün onikiyüzlü, düzgün yirmiyüzlüdür. Öte yandan bu beş düzgün cisme karşılık olan beş somut öğe daha vardır: Ateş, toprak, hava, su ve beşinci öz. Ancak, o, bu beşinci özün adını açıklamamış, niteliğini söyleyip bırakmıştır.

Kimi felsefe tarihçilerinin bildirdiklerine göre, Philolaos yeryüzünün döndüğünü ileri sürmüş, yeni bir gezegen dizgesi oluşturmuştur.

Hazırlayan: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Ömer YILDIRIM’ın Kişisel Ders Notları. Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf “Felsefeye Giriş” ve 2., 3., 4. Sınıf “Felsefe Tarihi” Dersleri Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Felsefe Ders Kitabı