Din Felsefesinin Temel Kavramları Nelerdir?

Din felsefesinin temel kavramları; Tanrı, inanç, kutsal, peygamber, vahiy, dini tecrübe, fıtrat, tevhit, ibadet, iman, yüce, ruh, cennet, cehennem.



Din: Bir kutsala inanan, onun etrafında bir birlik meydana getiren insanların o kutsalla ilgili olan inanç, ibadet ve ayinlerinden oluşan sistemdir. Ayrıca Tanrı'ya, doğaüstü güçlere, çeşitli kutsal varlıklara inanmayı ve tapınmayı sistemleştiren toplumsal bir kurumdur da. Bu nitelikteki inançları kurallar, kurumlar, töreler ve semboller biçiminde toplayan, sağlayan düzene de din denilmektedir.

Tanrı: Zaman ve mekânla sınırlandırılamayan, öncesiz ve sonrasız olan, sınırsız güç sahibi ve her şeyin nedeni, kaynağı, yaratıcısı olan ilk varlıktır. Ayrıca kâinatta var olan her şeyi yaratan, koruyan, tek ve yüce varlık olarak da tanımlanabilir. Tüm var olanlar, onun tarafından yaratılmıştır. Varlığının başlangıcı ve sonu yoktur. O, başka bir şeye benzemez. Kendisine özgüdür ve benzeri yoktur. Başkasına muhtaç değildir. Hayat, ilim, kudret, irade, işitme, görme, söyleme ve yaratma niteliklerine sahiptir. TDK ise Tanrı kavramını şöyle tanımlamaktadır: Kâinatta var olan her şeyi yaratan, koruyan, tek ve yüce varlık.



Peygamber: Tanrı'nın mesajlarını insanlığa iletmek amacıyla Tanrı tarafından insanlar arasından özel olarak seçilen insanlardır. Peygamberler günahsız, doğru sözlü, adil insanlardır. Ayrıca insanlara Tanrı'nın buyruklarını bildiren, onları Tanrı yoluna, dine çağıran kimse olarak da tanımlanabilir. Tanrı’dan haber getiren elçi demektir. Onlar, Tanrı buyruklarını vahiy yoluyla alırlar. Günah işlememek; dürüst, akıllı, anlayışlı, hoşgörülü olmak gibi niteliklere sahiptirler. TDK ise peygamber kavramını şöyle tanımlar: İnsanlara Tanrı'nın buyruklarını bildiren, onları Tanrı yoluna, dine çağıran kimse.

Vahiy: Tanrı'nın peygamberlere bildirdiği mesajlardır. Bir buyruk veya düşüncenin Tanrı tarafından peygamberlere iletilmesi anlamındadır. Evrensel dinlere göre Tanrı’nın peygamberlerine ilhamla, rüya ile, meleklerle veya doğrudan ilahî bilgiler aktarması ve bu yolla aktarılan bilgilerdir. Sözcük, içe doğma anlamına gelir. Bu yolla algılamak peygamberlere özgü bir yetidir. TDK'nin vahiy tanımı ise şöyledir: Bir buyruk veya düşüncenin Tanrı tarafından peygamberlere bildirilmesi.



Mucize:
Tanrı'nın doğal olaylara müdahalede bulunup bu olayları insan aklının sınırlarının dışında yönlendirmesidir. Peygamberlerin kendilerine inanmayan insanlara peygamberliklerini ispat etmek amacıyla Allah'ın iznine bağlı olarak gösterdikleri olağanüstü olaylara da mucize denilmektedir.

İman:
Kutsal şeyleri benimsemek, onlar hakkında şüphe duymamak anlamındadır. Tanrı’ya ve onun bildirdiklerine tartışmasız, kesin olarak inanmadır. Genel olarak bütün dinlerin baş koşuludur.



İbadet:
Dini inançları gereği insanların ortaya koydukları her türlü eyleme ibadet denilmektedir. Bir dinin inanç ve bağlılık gösterilerinin tümüdür. Tanrı
buyruklarını yerine getirmekle gerçekleşir. Bedenle, malla, hem beden ve hem malla yapılanları vardır.

Yüce:
Tanrı’nın ilksizlik ve sonsuzluk niteliğini gösterir. Kelime anlamı en büyük ve en üstün olan demektir.



Kutsal:
Tapınılacak derecede sayılan, dinî bir saygının konusu olandır. Sözcük olarak değişmezliği, dokunulmazlığı, kesintisizliği, sonsuzluğu, ölümsüzlüğü, tamlığı, evrenselliği dile getirir ve bu anlamlarıyla mutlaklığı gösterir. Bir toplumda dince yüceltilen ve dünya işlerinden ayrı nitelikte olduğuna, ayrı bir düzen içinde yer aldığına inanılan şeylerin niteliğidir. Güçlü bir dinî saygı uyandıran veya uyandırması gereken şeydir.

Dini Tecrübe:
Dinî yaşantının kişiye özgülüğünün bir ifadesidir. İlahî varlığa bağlanan kişiyi ondan haberdar eden sezgiler, duygular ve algılardır. Bunlar, benliği derinden etkileyen motifler taşır ki içsel aydınlanma bunların başında gelir.



Fıtrat:
Bir şeyin yaratılırken kazanmış olduğu özellikler bakımından durumudur. Tanrı'nın evreni bir bütün olarak yaratmış olması da denilebilir.

Tevhit:
Allah'ın birliğine inanma, bir sayma, bir olarak bakma anlamındadır. Tanrı’nın birliğini bilme ve bu birliğe inanma anlamına gelir.

Hazırlayan:
Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf "Felsefeye Giriş" ve 3. Sınıf "Çağdaş Felsefe Tarihi" Dersi Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Felsefe Ders Kitabı