Weber’e Göre Sınıflandırıcı İdeal Tipler

felsefe Nedir

Weber, 1904-1920 yılları arasında, her toplumda yer alan temel toplumsal süreçleri daha net bir şekilde betimlemeye yardım edecek bir kavramlar setine olan ihtiyacı giderek daha fazla hisseder.

Bu düşünceyle, Ekonomi ve Toplum’un 1. kısmını toplumsal eylemin yapısını anlamakta kullanılabilecek soyut kavramlar sistemi oluşturmaya ayırır. Bunlar sınıflandırıcı ideal tipler olarak adlandırılabilir. Bu ideal tipler, Weber’in düşündüğü şekliyle sosyolojinin kavramsal odağını oluşturur. Ölümü bu kavramlar sisteminin tamamlanmasını engellese de Weber’in niyeti bu toplumsal eylem tiplerini nasıl kavramlaştırdığı incelenerek ortaya konulabilir.

Weber’e göre, insanların eylemleri analitik açıdan dört şekilde sınıflandırılabilir. İlk eylem tipi “amaçsal-rasyonel” (Zweckrational) eylemdir; bu eylem tipi amaçlar ve araçlar bilgi temelinde sistematik bir ilişki içinde olduklarında ortaya çıkar. Weber, insanların sahip oldukları bilgilerin doğru olmayabileceğini biliyordu.

Ancak yağmur ayini de borsa alım-satım zamanlaması ayini de amaçsal-rasyonel edimlerdir, hatta araç-amaç bağlantısı büyüsel inançlar ve rivayetlere dayandığında bile eylem rasyoneldir. Nitekim amaçsal-rasyonel eyleme her toplumda rastlanır. Yine de Weber, en özgün amaçsal-rasyonel eylem biçiminin nesnel/bilimsel bilgiye dayandığını öne sürer. Nesnel bilgiye dayalı eylem muhtemelen daha etkilidir.

Onun etkililiğinin bir nedeni, amaçsal-rasyonel eylemin yer aldığı alanların zamanla genişlemesidir: en düşük olası maliyetle üretim yapan sanayiciler, önemli bir sportif başarı kazanan antrenörler, etkili öğretim yapan eğitimciler, bir jüriyi/yargıcı ikna eden avukatlar, hastaları iyileştiren hekimler ve çocuklarını kendi “doğru” düşüncelerine göre yetiştiren anne-babalar vb. Bunların çoğu amaçlarına ulaşmak için bilimsel bilgiden yararlanır. Bunlar Weber’in amaçsal-rasyonel eylemle kastettiği şeyin örnekleridir. Bu eylemin modern toplumlarda yaygınlığı tarihsel “rasyonelleşme” sürecini yansıtır.

İkinci eylem tipi “değer-rasyonel” (wertrational) eylem kişinin kendi temel değerleri ışığında gerçekleştirdiği davranıştır. Weber’in vurguladığı gibi değer-rasyonel eylem, her zaman aktörün bağlayıcı olduğunu düşündüğü “kurallar” veya “talepler”i içerir. İnançları nedeniyle alkol kullanmaktan kaçınan dindar insanlar, çocuklarının gelişimine destek olmak ve üniversitede okutmak için para ödeyen anne-babalar, yasalar yapan politikacılar, emirlere itaat eden askerler kendi değerlerine göre davranmaktadır. Böyle davranmamak onursuzluk olacaktır. Nitekim değer-rasyonel eylemin temel karakteristiği başlı başına bir amaç olmasıdır. Amaç; parasal başarı, bilgi artırma vb. değildir. Örneklerden görüleceği üzere, bu davranışa hayatın her alanında rastlanır. Weber’in tamamlayamadığı sosyolojik görev ise amaçsal-rasyonel ve değer-rasyonel eylemin modern toplumlarda ortaya çıkış koşullarını belirlemekti.

Üçüncü eylem tipi olan “geleneksel eylem”,köklü alışkanlıkların belirlediği davranış biçimidir. Weber’in vurgulamak istediği nokta, inanç ve değerlerin insanların ikinci doğasını oluşturduğu ve eylem kalıplarının uzun süre istikrarlı olduğu bir ortamda insanların genellikle alışılmadık durumlara tepki gösterdikleridir. İnsanlar, bir anlamda, davranışlarını kuşaktan kuşağa aktarılan âdetlere göre düzenlerler. Bu toplumlarda insanlar, uzun süredir yerleşik -çoğu kez dinsellik çerçevesinde yaptırım altına alınan- hayat tarzlarının değişmesine direnirler. Sonuç olarak yeni durumlar veya seçimlerle karşılaştıklarında çoğu kez eskisi gibi davranırlar. Geleneksel eylem, seçim/tercih hakkının sınırlı olduğu (veya böyle algılandığı) davranış tiplerini simgeler.

Weber’e göre, geleneksel eylem sanayi-öncesi toplumlarının karakteristik özelliğidir. Bu yüzden Weber onları anlatmak için aynı terimin bir türevi olan geleneksel toplum kavramını kullanır. Ona göre, amaçsal-rasyonel eylem ve değer-rasyonel eylem ayrımı geleneksel toplumlardaki davranış kalıplarını anlamak için yeterli değildir. Örneğin, geleneksel toplumlarda ev-halkı genellikle hem üretim hem de tüketim birimidir. Bu, sadece çocuk yetiştirmenin ve temel hayati ihtiyaçları karşılamanın aynı alan içinde yer alması değil, aynı zamanda insanların hem ailevi hem de ekonomik kararları âdetlere göre almaları demektir. Âdetler genellikle, amaçsal-rasyonel eylemlerde geçerli olan nesnel verilere dayalı hesaba dayalı ve mantıklı araçlar kullanarak amaca ulaşmayı engeller. Benzer şekilde, âdetler genellikle değerlerin uygun yol gösterici olduğu değer-rasyonel eylemde tipik olan aileye bağlılığı veya daha çok kazanma gibi amaçsal/araçsal yönelimlere de mâni olabilir.

Weber geleneksel eylem örneklerinin modern toplumlarda da ortaya çıktığını açıkça ifade eder. Bunun örnekleri, insanlar davranışlarını “Biz zaten hep böyle yaparız” diyerek haklılaştırmaya çalıştıklarında görülebilir. Şirketler bazen yeni durumlara adapte olamadıkları için başarılı olamaz veya pazar paylarını kaybedebilirler. Bunun nedeni, onların köklü veya geleneksel eylemleri devam ettirmeleridir.

Dördüncü eylem tipi “duygusal eylem”, belirli bir durumdaki insanların duyguları tarafından belirlenir. Çocuğunu döven anne-baba ve rakibine tekme atan bir futbolcu buna örnektir. Kuşkusuz, bu davranış tipine her toplumda rastlanır. Ne yazık ki Weber varlığını kabul ettiği bu “tortu” kategoriyi ayrıntılı olarak ele almamıştır.

Bu eylem tiplerinde davranış, dört saf biçim şeklinde düşünülerek/tasarlanılarak sınıflandırılmıştır. Weber gerçek durumları tam olarak yansıtmadıklarını bilse de bu kavramlar, karşılaştırma için bir referans noktası sağlar. Yani, çeşitli ampirik örnekler bir birleriyle ve ideal tiplerle -örneğin toplumsal eylem tipleriyle- sistematik olarak karşılaştırılabilir. İdeal tipler Weber için yarı deneysel bir yöntemi temsil eder. “İdeal”, bir deneydeki kontrol grubunun işlevsel dengi görevini yüklenir. Farklılıklar veya idealden sapmalar nedensel güçlerin (veya gerçek bir laboratuvar deneyindeki bir uyaranın) sonucu olarak görülür ve böylece bu nedenler bulunmaya çalışılır. Bu anlamda Weber iki amacı gerçekleştirebilir:

  1.  toplumsal eylemin unsurlarını analitik ve mantıksal olarak vurgulamak ve
  2.  özel örneklerdeki özel farklılıkların nedenlerini ortaya çıkartmak.

Örneğin araştırmacı, gerçek ampirik örneklerin amaçsal-rasyonel eyleme benzerlik derecelerine bakarak bu ideal tipe uygunluğun veya sapmanın nedenlerini değerlendirebilir. Bu yolla, ampirik örneklerin kendilerine has yanları vurgulanabilir ve nihayet sistematik ve mantıksal olarak analiz edilebilir.

Weber erken dönemde birkaç araştırma projesine katılsa bile modern istatistiksel yöntemlerin, “kitlesel olgular” olarak adlandırdıkları şeyleri betimlemeye uygun olmadığını düşünür. Bu yüzden, hipotezlerin bu teknikler kullanılarak doğrulanabileceğine inanmaz. Araştırma yapmanın yeni bir yolu bulunmalıdır; bu yol Weber’e göre ideal tiplerden geçmektedir. Aşağıdaki bölümlerde, Weber’in bu ideal tiplerin kullanımını nasıl planladığı konusunda iki örnek sunulacaktır.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*