Kavram Nedir, Ne Demektir?

felsefe Nedir

Kavram, nesnel gerçekliğin insan beyninde yansıma biçimidir. Bundan ötürüdür ki her kavram doğrudan ya da dolaylı olarak nesnel gerçekliği içerir.

Bu, örneğin ağaç gibi nesne kavramları için böyle olduğu gibi özgürlük gibi düşünce kavramları için de böyledir. Zümrüdü anka kuşu gibi tümüyle hayal ürünü olan kavramlar bile nesnel gerçeklikten yansımıştır. Ne var ki böyle kavramlar nesnel gerçekliğe döndürülemezler; eş deyişle denenemez, doğrulanamazlar. Bunlar bilim dışı kavramlardır. Demek ki kavramları bilimsel ve bilim dışı kavramlar olmak üzere de ayırmak gerekir.

Kavramlar, kendisi de nesnel gerçekliğin bir ürünü olan insan beyninin etkin ve yaratıcı yapısının ürünüdürler. Ama Hegel’in Felsefe Tarihi Dersleri’ni incelerken altını çizdiği gibi “Kavramlar, insanın düşünce ve hayal gücü özgürlüğüyle varolmazlar. Doğada et ve kana sahiptirler. Özdekçilik de bu demektir işte. Mistik bir dille söylenirse insansal kavramlar, doğanın ruhudur. Bu demektir ki insanın kavramlarında doğa orijinal ve diyalektik biçimde yansır.” İnsan ansal (zihinsel) faaliyetiyle, doğanın bu orijinal ve diyalektik yansıması’dan kavramlar, bu kavramlardan yargılar, bu yargılardan uslamlamalar, bu uslamlamalardan varsayımlar, bu varsayımlardan kuramlar meydana getirir. Onları doğada dener, doğrular ve işe koşar.

Mantıksal olarak nesne kavramları ikiye ayrılır: Tek bir nesnenin özelliğini belirten kavramlara bireysel kavramlar, bir nesneler sınıfının özelliklerini belirten kavramlara genel kavramlar denir. Bireysel kavramlar Ahmet, İstanbul gibi adlardır. İnsan, cami, kent ise genel kavramlardır. Genel kavramlar da ikiye ayrılır: tür kavramları, cins kavramları. Her cins kavramı, bir üstündeki cins kavramına göre tür kavramı; her tür kavramı da bir altındaki tür kavramına göre cins kavramıdır. Örneğin omurgalılar kavramı, kuşlar kavramına göre bir cins kavramı, ve hayvanlar kavramına göre bir tür kavramıdır.

Kavram, sözcüğün anlamıdır. Eş anlamlı birkaç sözcük tek kavramı taşıdığı gibi çok anlamlı bir sözcük de birkaç kavramı taşıyabilir. Bilimlerin gen gibi kendilerine özgü kavramları bulunduğu gibi nedensellik gibi birlikte kullandıkları kavramlar da vardır. kavramlarını açık seçik tanımlamak ve aydınlığa kavuşturmak her bilimin görevidir.

Kavramlar nesnel gerçeklikten yansıdıkları için tıpkı nesnel gerçeklik gibi kesin, durgun, sonsuz ve saltık değildirler. Kavramlar da nesnel gerçeklik gibi daima gelişirler ve yenilenirler. Kavramları dondurmak,, sonsuz ve saltık saymak metafiziğin yapısı gereği zorunlu olarak düştüğü büyük yanılgılardan biridir. Unutulmamalıdır ki kavramlar somutla bağlantılı soyutlardır. Esnek, devimsel, göreli, karşılıklı bağlılık içindedirler.

(1. Os. Mefhum, Tasavvur, Fehim, İdrak, Fikir, Mefhumu âm, Manayı âm, Tasavvuru âm, Mânâ, Mahiyet, Külliyat, Vukuf; Fr. Concept, Al. Begriff, İng. Conception, İt. Concetto… 2. Os. Malume, İlim, İlmi iptidâi, İlmi müktesep, Tasavvur, Fikir, Mârifeti müktesebe, Mefhumu mücerred, Manayı mücerred, Mefhum, Mâlumat, Mârifet, Vukuf, İrfan, Ittılâ; Mânâ, Mâkul Mâhiyet, Mâhiyeti mâkule; Fr. İng. Notion, Al. Gedanke, Vorstellung; İt. Nozione) Düşünceyle kavranılan.

Etimoloji: Türkçemizin yakalamak ve içermek anlamlarını dile getiren kavramak kökünden türetilmiştir, kavranılmış olan’ı dile getirir. Batı dillerindeki concept deyimi Hint-Avrupa dil grubunun almak anlamındaki kap kökünden, notion deyimi de Hint-Avrupa dil grubunun tanımak anlamındaki gen kökünden türemiştir. Bu deyimler ilkin Latincede conceptus ve notio sözcükleriyle oluşmuş ve Latince aracılığıyla Batı dillerine geçmiştir. Eski Yunancada kavram deyimi logos, horos, noema ve ennoia sözcükleriyle dile getiriliyordu. Batı dillerindeki concept ve notion sözcükleri dilimizde tek sözcükle, kavram sözcüğüyle dile getirilmekte ve anlamdaş olarak kullanılmaktadır. Notion deyimi ayrıca ilk bilgi anlamını da taşır. Bununla beraber Os. mefhum ve Fr. concept anlamındaki kavram, duyularla gelen nesnel izlenimleri düşüncenin soyutlama işleminden geçirerek kavradığı bir genel nesne; Os. mûlûme ve Fr. notion anlamındaki kavramsa bilgi konusu anlamlarını dile getirir. Nitekim Alman düşünürü Kant, Avrupa dillerindeki ayrı karşılıkları anlamdaş olarak kullanan Skolastiklerin tersine, bu iki anlamı birbirinden ayırmış ve concept terimini genel kavram (Os. Külliler, Fr. Les universeaux)’lara özgü kılmıştır. Osmanlı felsefesinde de concept kavramı, aklın ibda ve ihtirâ ettiği şey (Tr. Usun yarattığı); notion kavramıysa aklın iktisâbettiği şey (Tr. Usun edindiği) olarak tanımlanmıştır.

Genel kavramlar da mantıksal olarak ikiye ayrılır: Bir türün özelliğini belirten kavramlara tür kavramları, bir cinsin özelliğini belirten kavramlara cins kavramları denir. Her cins kavramı, bir üstündeki cins (yakın cins) kavramına göre tür kavramı; her tür kavramı da bir altındaki tür (yakın tür) kavramına göre cins kavramıdır. Örneğin omurgalılar kavramı, kuşlar kavramına göre bir cins kavramı ve hayvanlar kavramına göre bir tür kavramıdır. Mantık diliyle şöyle de söylenir: Her kavramın içlemi onun cinsleri, kaplamıysa onun türleridir. Kavramlar sözcüklerle dile gelirlerse de sözcük değildirler, kavram sözcüğün anlamı’dır. Eşanlamlı birkaç sözcük tek kavramı taşıdığı gibi çokanlamlı bir sözcük de birkaç kavramı taşıyabilir. Bilimlerin kendilerine özgü kavramları bulunduğu gibi (örneğin yaşambilimin gen kavramı) birçok bilimlerin birlikte kullandıkları kavramlar (örneğin nedensellik kavramı) da vardır. Kendi kavramlarını açık seçik tanımlamak ve aydınlığa kavuşturmak her bilimin görevidir. Kavramlar, nesnel gerçeklikten yansıdıkları için tıpkı nesnel gerçeklik gibi kesin, durgun, sonsuz ve saltık değildirler. Kavramlar da, nesnel gerçeklik gibi, daima gelişirler ve yenilenirler. Kavramları dondurmak, sonsuz ve saltık saymak metafiziğin yapısı gereği zorunlu olarak düştüğü büyük yanılgılardan biridir. Kavramlar her ne kadar soyutsalar da unutulmamalıdır ki daima somutla bağlantılı soyutlardır, somuttan kopmuş soyutlar değildirler, Lenin’in de dediği gibi “esnek, devimsel, göreli, karşılıklı bağlılık içinde”dirler, çünkü onların dile getirdiği nesne ve süreçler de öylesine devimsel ve esnektirler. Bk. Kaplam, İçlem, Bilgi, Ad, Yansı kuramı, Anlam. Tasarım.

Hazırlayan: Sosyolog Ömer Yıldırım

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*