Marcus Aurelius Kimdir?

Marcus Aurelius Antoninus Augustus (26 Nisan 121 – 17 Mart 180) 161 - 180 yılları arası Roma İmparatoru. 96 - 180 yılları arasında görev yapan Beş İyi İmparator'dan sonuncusudur ve aynı zamanda en önemli Stoacı filozoflardan biri olarak kabul edilir.



Adını ilk olarak Asya'da yeniden güçlenmeye başlayan Pers İmparatorluğu'na karşı ve limes Germanicus (Cermen sınırı) boyunca Cermen kabilelerle yaptığı savaşlar ve ardından Tuna nehrini aşmasıyla duyurur. Doğuda, Avidius Cassius önderliğindeki bir isyanı bastırmıştır. Marcus Aurelius'a ait (Meditations / Kendime Gözleyişim)adlı felsefi eser 170–180 arasında savaştayken yazıldı. Eser edebi bir başyapıt olarak günümüzde bile hala saygı görür ve "mükemmel vurgusu ve sonsuz narinliği" ile övgüyü hak eder.

Asıl adı Marcus Annius Catilius Severus olup, evlenince Marcus Annius Verus adını aldı. İmparator olunca kendisine Marcus Aurelius Antoninus adı verildi. Marcus Aurelius, Domitia Lucilla ile Marcus Annius Verus'un tek oğluydu. Tek öz kardeşi, kendisinden 2 yaş küçük kız kardeşi Annia Cornificia Faustina'dır. Annesi Domitia Lucilla Konsül mevkisindeki varlıklı bir aileden gelir. İspanyol kökenli olan ve praetor olarak görev yapan babası Marcus Annius Verus, Marcus Aurelius henüz üç yaşında iken ölmüştü. Marcus Aurelius onu "gösterişsiz yiğitlik" şeklinde öğreterek şereflendirir.

Babasının halası Vibia Sabina, İmparatoriçe ve Roma İmparatoru Hadrian'nın karısıydı. Rupilia Faustina (Marcus Aurelius'un babaannesi), Vibia Sabina ve Salonina Matidia (Roma İmparatoru Trajan'ın yeğeni) üvey kardeştiler. Babasının kız kardeşi Yaşlı Faustina Roma İmparatoru Antoninus Pius'la evli bir İmparatoriçedir. Babasını ölümünün ardından Aurelius, Dedesi Marcus Annius Verus tarafından evlat edinildi ve annesiyle birlikte büyütüldü. 138 yılında dedesi yaklaşık 90 yaşında öldü.



136 yılında İmparator Hadrian, halefinin kesin olarak Lucius Ceionius Commodus (yeni adıyla L. Aelius Caesar) olduğunu ilan etti. Marcus çoktan Hadrian'ın dikkatini çekmişti (Marcus'u verissimus ("en dürüst"), olarak adlandıran oydu): sonradan Commodus'un kızı Ceionia Fabia ile nişanlandı. Nişan, her nedense, Commodus'un ölümünün ardından Marcus'un Antoninus'un kızına verdiği evlilik sözü ile bozuldu. Bu sebeple, Hadrian'ın ilk evlatlığı L. Aelius Verus'un ölümü üzerine, Hadrian imparatorluk sıralaması için önce Antoninus'u halefi ilan etti, ardından Antoninus Marcus'u (Marcus Aelius Aurelius Verus) ve Lucius Ceionius Commodus olarak isim değiştirdi ve Lucius Aurelius Verus olarak isimlendirilen Lucius Aelius'un Marcus'dan 10 yaş küçük oğlunu evlat edindi.

Antoninus, bu evlat edinmenin ardından her ikisini de 25 Şubat 138'de Marcus henüz 17 yaşındayken halef İmparator olarak gösterdi. 40 yaşında İmparator olacaktı. İddialara göre Commodus ve Antoninus Pius, Hadrian tarafından genç Marcus ve Verus için "koltuk ısıtıcı" olarak planlanmıştı. Antoninus yönetimi sırasında Marcus'un hayatı Hadrian tarafından atanan ve döneminin kültür hayatıyla oldukça ilgili olan öğretmeni Fronto ile olan yazışmalarından dolayı kesintisiz olarak bilinmektedir. Bu mektuplara göre Marcus zeki, ciddi fikirli ve çalışkan bir genç portresi çizer. Mektuplar aynı zamanda geleceğin imparatoru için felsefenin artan önemini gösterir: Yunan ve Latin retorikleri üzerine bitmek bilmeyen alıştırmalar için sabırsızlığını ki sonra Epictetus'un Diatribai ("Söylemler")'inin aşığı ve Stoa Okulu'nun önemli bir ahlakçı filozofu olacaktır. Marcus aynı zamanda Antoninus'un yanında 140, 145 ve 161 yıllarındaki konsüllüğünde, kararlarda iş birliği yaparak artan toplumsal rollerde almaya başladı. 147'de Roma dışında proconsular İmperium ve ardından da imparatorluktaki ana resmi güç Tribunicia Potestas oldu.

145 yılında Marcus Antoninus'un kızı ve aynı zamanda yeğeni (Annia Galeria Faustina) Genç Faustina ile evlendi.

Antoninus Pius'un (7 Mart 161) ölümü üzerine Lucius Verus'la birlikte ikili imparatorluk koşullarını kabul etti. (Augusti). Teoride yasal olarak eşit olmalarına rağmen, Verus hem daha genç hem de daha az tanınmış olması sebebiyle pratikte ikinci sıradaydı.

Müşterek dönüşüm belki de Marcus Aurelius'un sürekli olarak imparatorluğun dışında birileriyle savaşta olması nedeniyle askeri deneyimlerden hareketle hayata geçirilmişti. İmparatorun hem Germen hem de Pers cephesindeki birliklere aynı anda kumanda edecek yeteneği henüz olmadığından bir hayli otoriter bir yöneticiye ihtiyaç vardı. Ancak Jül Sezar ve Vespasian örneklerinde olduğu gibi herhangi bir komutanın yetkiyle birliklerin başına geçirilmesi zamanla bu generallerin birliklerin yardımıyla yönetimi ele geçirip kendilerini diktatör olarak ilan etmeleriyle sonuçlanma riskine sahipti. Marcus Aurelius problemi Verus'u doğu lejyonları komutanı yaparak çözdü. Verus birliklerini onların sadâkatiyle otoriter biçimde yönetecek kadar güçlüydü ve aynı zamanda Marcus'u devirecek kadar dürtüye de sahipti. Verus 169'da bir seferde ölene kadar sadık kaldı.



Müşterek İmparatorluk hafiften Roma Cumhuriyeti döneminde bir kişinin tüm gücü elinde toplamasını engelleyen ve Collegiality prensibine istinaden çalışan bir politik sistemi anımsatır. Müşterek yönetim 3. yüzyıl sonlarında Diocletianus'un Tetrarchy'yi (4'lü yönetim) ilan etmesiyle yeniden hayat buldu. Acil olarak yönetiminin ilk yıllarında Marcus, seleflerince çıkarılan birçok kanunda özellikle de sivil hukuktaki suistimal ve kuraldışılığa karşı reform yaptı. Bizzat uygun ölçülerle, köleler, dullar ve azınlıkları kategorize etti; kan ilişkisini yeniden tanımladı. Ceza Hukukundaki farklı cezalandırmalardan kaynaklanan sınıf farkını honestiores ve humiliores ("daha dürüstler" ve "daha alçak gönüllüler") olarak düzenledi. Marcus'un yönetiminde, Hristiyanların durumu Trajan zamanında olduğu gibi değişmedi. Yasal olarak cezalandırılabilmelerine rağmen (gerçekte) nadiren eziyet edilirdi. Örneğin 177'de Lyon'da bir grup Hıristiyan idam edildi ancak eylem esasen yerel valinin inisiyatifi olarak nitelenebilir.

Marcus Aurelius 17 Mart 180 tarihinde halefi Commodus kendisine eşlik ederken Vindobona'da (günümüzde Viyana)'da öldü. Hemen tanrılaştırıldı ve külleri Roma'ya gönderilerek Vizigotların şehri yağmaladığı 410 yılına kadar ayakta kalan Hadrian Mausoleum'una (günümüzde Sant'Angelo Şatosu) yerleştirildi. Germen ve Sarmatian'lara karşı mücadelesi anısına Roma'da Marcus Aurelius Sütunu dikildi. Marcus Aurelius 166'da Ceasar ve 177'de yardımcı İmparator yaptığı Commodus'un halefi olmasını -farkında olunmayan bir talihsizliğe rağmen- sağlamıştı. Bu karar, talihli Evlatlık İmparatorlar dönemini sona erdirmişti ve Commodus sonradan tarihçiler tarafından, politika ve askerlikle ilgisi olmayan, aşırı egoist ve sinirli birisi olarak çok eleştirilmiştir. Bu sebep yüzünden Marcus Aurelius'un ölümü Pax Romana 'nın sonu olarak kabul edilir. Commodus'u fazla aday olmadığı için ya da ölümünün ardından meydana gelebilecek olası bir iç savaş korkusuyla seçmiştir.

Hazırlayan: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Ömer YILDIRIM'ın Kişisel Ders Notları. Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf "Felsefeye Giriş" ve 2., 3., 4. Sınıf "Felsefe Tarihi" Dersleri Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Felsefe Ders Kitabı