Farkındalık Nedir, Ne Demektir?

Farkındalık Nedir?
Farkındalık Nedir?

“Farkındalık” (mindfulness), mevcut ana odaklanmak anlamına gelir. Yani farkındalık, mevcut hâliyle “deneyim”e odaklanmak ve dikkati korumak, duygu ve düşünceleri değerlendirmeye tabi tutmadan kabul etmek ve merakla gözlemlemek demektir.

Bu ilk bakışta kolay görünebilir; ama ana odaklanıp odağı korumak kolay iş değildir. Ana, şimdiye odaklanmak kişinin bedenini hissetmesinin yanı sıra dış dünyada neler olduğunu da duyması, görmesi ve koklaması anlamına gelir.

Bu süreçte düşünceler tekrar tekrar zihne üşüşür, anılarımızı ya da biraz sonra yapmak istediklerimizi düşünürüz. Zihin oradan oraya gezinmeye başlar. Geçmişten gelen izlenimler ve yakın geleceğe dair planlar bizi şimdiki zamandan uzaklaştırır. Burada, şimdi, bu odada, bu sandalyede otururken bedenimi hissediyorum; şimdi ve burada’ya odaklanıyorum, başka hiçbir şeye değil…

Bu konuda egzersiz yapmadıysanız bu durumu korumak zordur. Birazdan can sıkıntısı gelir, beden sabırsızlanır ya da kaşınma veya hareket etme isteği duyarsınız. Düşünceler gelip gider; tekrar tekrar iradenizi kullanarak dikkatinizi geri getirmeniz gerekir.

Şimdiye odaklanmak zahmetlidir. Kendinizi yüzeye çıkan düşüncelerden -bu düşünceler ne kadar banal olsa da (“Buzdolabında yeterince süt var mıydı?”) tekrar tekrar kurtarmanız ve kendinize dönmeniz gerekir.

Farkındalık Temelli Stres Azaltma

Massachusetts Üniversitesinde tıp profesörü olan Jon Kabat-Zinn, Budist meditasyon tekniklerine dayanarak “Farkındalık Temelli Stres Azaltma” yöntemini geliştirdi. Gerçekten de birçok araştırmanın meta-analizi, farkındalık eğitiminden sonra hastaların ağrıyla başa çıkmayı öğrenmede başarılı olduklarını teyit ediyor.

Farkındalık eğitimi bir yandan kişinin dikkatini mevcut ana yönlendirme, hem kendisini hem de çevresini daha bilinçli bir şekilde tecrübe etme becerisini güçlendirir. Diğer yandan, kişinin durumu kabullenme kapasitesi artar; geçmişte olmuş ve şimdi olmakta olanın bütünüyle farkına varılır ve gelecek hakkındaki endişeler azalır. Dikkati yönlendirme becerisinin artması kişinin duygu ve düşünceleri üzerindeki kontrolünü güçlendirir. Benzer şekilde, ezici olabilen, kişiyi tamamen ele geçirebilen inanç ve duyguları (sinir bozucu bir davranışta bulunan bir meslektaşa duyulan öfke gibi) dikkatle ve tarafsız bir tutumla gözlemlemeyi öğrenmek mümkün dür.

Altta yatan duygular ifşa olduğunda, kişi artık nedenleriyle orantısız olan tepkilerin (sonradan böyle oldukları kabul edilir çoğunlukla) insafına kalmaktan kurtulur. Yolu bir araba tarafından kapatılan bir bisikletçi artık şoföre küfürler savurmaz. Otomatik tepkilerin üstesinden gelinebilir. İnsanın kendi duygularını kabul etmeye daha açık olması kaygıyı ve stresi azaltıp daha güçlü bir içsel huzur hissi yaratır. Kişinin odağında, olan biteni tam bir farkındalıkla algılamak vardır. Şu anda somut bir biçimde verili olanı, ne bir zamanlar olmuş ne de hâlâ olabilecek bir olay temsil eder. Tam şu anda önemli olan tek şey şimdi olmakta olandır: bilinçli deneyim.

Kaynak: “Hissedilen Zaman”, Marc Wittmann

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*