Erekbilim Nedir, Ne Demektir?

Doğa, insan ve toplumun ereklerle belirlenerek yönetildiğini ileri süren öğreti. Terimin Aristoteles’ten gelen metafizik anlamı, erek sözcüğünün bütün anlamlarında ereklilik’in incelenmesini dile getirir. Nesnelerin neden meydana geldiklerini açıklayan nedensellik yasasına karşı, nesnelerin hangi erek için meydana geldiklerini araştıran ereksellik anlayışı, evrende böylesine bir erek güdebilecek üstün bir gücün varlığı inancına dayanır. Oysa bu öznel metafizik erekselliğin karşısında, nesnel ve bilimsel bir ereksellik de vardır.

Metafizik ereksellik Tanrılık planının sonucu, bilimsel ereksellikse özdeksel ve nesnel nedenselliğin sonucudur. Erekbilim’in törebilimsel anlamı, insan yaşamındaki törebilimsel erekleri saptamaya çalışır. Metafizik erekbilim, evreni, ereklerle araçlar arasındaki ilişkilerin bir toplamı sayar. Metafizikçiler bilimsel nedenselliğin karşısına, ruhsal erekselliği çıkarırlar. Bu anlayışa göre herhangi bir varlığın yapısını ve gelişmesini belirleyen onun nedeni değil, ereğidir. Bu ereği de ruhsal bir ilke, üstün bir us ya da açıkça tanrı koymuştur. Örneğin buğdayı buğday eden, buğday tohumu değil, tanrıca saptanmış olan buğdaylaşma ereğidir. Bu alanda kimi metafizikçiler işi nedenselliğin tümüyle yadsınmasına kadar vardırırlar. Örneğin L. Wittgenstein’e göre “nedensellik bir peşin yargıdan başka bir şey değildir”. (Wittgenstein, Tractatus Logico-Philosophicus, Londra 1955, s. 108) 18. yüzyılda İngiliz düşünürü Hume’da deneyin, bize olaylar arasındaki zorunlu bağlılığı, eş deyişle nedenselliği asla göstermediğini ilerisürmüştü. Oysa insanlar doğa ve toplumdaki nedenselliği keşfedemeselerdi hiçbir eylemde bulunamazlar, eş deyişle bilim yapamazlardı. Bilim, tümüyle, nedensellik anlayışının ürünüdür.

Toprağa buğday tohumu atıp gerekli koşulları sağlayınca buğday üreteceğimizi kesinlikle bilmeseydik üretemezdik. Engels, “bir olayın başka bir olayı doğurduğu, eş deyişle nedensellik, insan faaliyeti sayesinde ortaya çıkmıştır” (Engels, Doğanın Diyalektiği, Editons Sociales, Paris 1955, s. 232) der. Eytişimsel özdekçilik, özellikle canlı örgenliklerin anatomik yapılarındaki ve davranışlarındaki erekselliğin temelinde nesnel ve özdeksel nedenlerin bulunduğunu göstermiştir. Darwin kuramı, bunu, bilimsel olarak tanıtlamıştır. Hayvan ve bitkilerdeki değişiklikler, çevre koşullarındaki değişiklikler nedenine dayanır. Ortam değişikliklerine uyma zorunluluğu, doğal ayıklanmayla gerçekleşir ve soyaçekimle kuşaklardan kuşaklara geçerek canlı örgenliklerin yapısında erekselleşir. Canlı örgenliklerdeki her oluşum elbette ereklidir, yaşamı sürdürme ereğine dayanır. Ama bu ereklilik, tarihsel süreçte, nesnel ve özdeksel nedenlerle meydana gelmiştir. Çevreye uyabilme çabasıyla gerçekleşen çeşitli değişiklikler arasında en uygunu, yaşamı sürdürmeyi sağlayanı, doğal ayıklanmayla muhafaza edilerek ve soyaçekimle saptanarak kuşaklardan kuşaklara geçirilip canlı örgenliklerdeki erekliliği gerçekleştirmiştir. Tek sözle özetlersek, metafizik ereksellik tanrılık planının sonucu, bilimsel ereksellik nesnel ve özdeksel nedenlerin sonucudur.

Olayların ve ilişkilerin bir amaca ya da sona yönelik olduğu görüşü. Olguların yalnızca hareket ettirici nedenlerle değil, ereksel nedene bağlı olarak açıklanması biçiminde de tanımlanır. İnsan düşüncesi doğadaki başka şeylerin davranışını da benzer biçiminde açıklama eğilimindedir; buna göre nesneler ya kendileri belli bir amaca yöneliktir ya da doğayı aşan bir zihin tarafından yönlendirilir. Aristoteles herhangi bir şeyin tam olarak açıklanabilmesi için maddi, biçimsel ve hareket ettirici neden ile birlikte ereksel nedenin de dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek erekbilimin ilk kapsamlı tanımını yapmıştır.

Terimin Aristoteles’ten gelen metafizik anlamı, erek sözcüğünün bütün anlamlarında ereklik’in incelenmesini dile getirir. Nesnelerin neden meydana geldiklerini açıklayan nedensellik yasasına karşı, nesnelerin hangi erek için meydana geldiklerini araştıran ereksellik anlayışı, evrende böylesine bir erek güdebilecek üstün bir gücün varlığı inancına dayanır. Oysa bu öznel metafizik erekselliğin karşısında, nesnel ve bilimsel bir ereksellik de vardır. Metafizik ereksellik tanrılık planının sonucu, bilimsel ereksellikse özdeksel ve nesnel nedenselliğin sonucudur.

Erekbilimin törebilimsel anlamı, insan yaşamındaki törebilimsel erekleri saptamaya çalışır. Metafizik erekbilim, evreni, ereklerle araçlara arasındaki ilişkilerin bir toplamı sayar. Metafizikçiler bilimsel nedenselliğin karşısına, ruhsal erekselliği çıkarırlar. Bu anlayışa göre herhangi bir varlığın yapısını ve gelişmesini belirleyen onun nedeni değil, ereğidir. Bu ereği de ruhsal bir ilke, üstün bir us ya da açıkça tanrı koymuştur. Örneğin buğdayı buğday eden, buğday tohumu nedeni değil, tanrıca saptanmış olan buğdaylaşma ereğidir.

16. ve 17. yüzyıllarda modern bilimin doğuşuyla doğal olguların yalnızca hareket ettirici nedenlerle gereksinim duyulan mekanik açıklamaları öne çıktı. Erekbilimsel açıklamalarda ise Aristotelesçi teleolojide olduğu gibi şeylerin kendi doğalarında bulunan amaçlara doğru geliştikleri değil, biyolojik organizmalar dahil bütün nesnelerin ussal bir varlık tarafından yönlendirilen makineler olduğu kabul edildi.

Immanuel Kant Kritik Der Urteilskraft’ta insan bilgisi açısından ele aldığı erekbilimin gerçekliğin doğası değil, soruşturmanın ilerleyiş biçimi açısından bir yol gösterici olduğunu, yani yapıcı bir ilke değil, düzenleyici bir ilke olduğunu ileri sürdü.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*