Bilişsel Gelişim ve Bilişsel Gelişim Dönemleri (Piaget’nin Gelişim Kuramı)

Çocuk çevresine uyum sağlama adına çevresini keşfetmeye çalışır. Doğumdan başlayarak çocuk çevresini keşfetmek için nesneleri ağzına götürerek, ellerinin avuç kısımlarıyla kavrayarak tanımaya çalışır. Daha sonraki yıllarda çocuk çevresini yavaş yavaş algılamaya başlar. Piaget yaptığı gözlemler sonucu aynı yaş grubunda yer alan çocukların kendilerinden daha büyük ya da küçük çocuklara göre farklılaşan zihinsel hatalar yaptığını belirlemiştir. Buradan yola çıkarak çocukların belirli yaş dönemlerinde belirli yapılan kazanmadan belirli sorunları çözmekte başarılı olamayacaklarının altını çizmektedir.

Bu alandaki çalışmalarını kendi çocuklarının yeni oyuncakları keşfetmeleri, dünyaya bakış açılan ve basit problemlere yaklaşımlarından yola çıkarak bilişsel gelişim ile ilgili kuramını aşağıda yer alan evreler şeklinde oluşturmuştur:

• Duyusal motor dönem

• İşlem öncesi dönem

Duyusal motor dönemin sonunda ortaya çıkan sembolik faaliyetlerle birlikte çocukta dilin geliştiği görülmektedir. İşlem öncesi dönemi iki başlık altında inceleyeceğiz:

1. Kavram öncesi dönem

Bu dönemde sembolik faaliyetlere bağlı olarak, taklide dayak ve hayali oyunlar, çocuğun ilerde karşılaşabileceği gerçek sorunlara ilişkin sorun çözme becerilerini geliştirmesinde faydalıdır. Bu süreç zarfında çocuk bu oyunlarla iletişim becerilerini de geliştirmeye başlar. Nicelik kavramlarında sıkıntıya düşen çocuk sayı saymayı bilse dahi azlık ya da çokluk gibi kavramları tanımlamada zorluk çeker. Bu dönemde görülen en önemli özellik benmerkezci düşüncedir. Benmerkezcilik, kendi görüşlerinin ve bakış açısının tek bakış açısı olduğunu düşünerek diğerlerinin bakış açılarını fark etme konusunda yetersiz olma durumudur. Çocuk tüm dünyayı kendi bakış açısından görür. Başkalarının bakış açısını kavramakta zorluk çeker. Diğerlerinin duygularının ve hissettiklerinin farkında olmak konusunda yetkin değildir. Yine çocukların bazı cansız nesnelere canlıymış gibi davranması da bu döneme rastlar. Çocuğun kafasını çarptıktan sonra gidip masayı dövmesi, kazayla zarar verdiği oyuncak ayısının ağlayacağını düşünmesi bu duruma örnek olarak verilebilir.

2. Sezgisel dönem

Mantıksal düşünmenin gelişmediği bu dönemde olayları sezgilerle açıklama durumu ağırlık kazanmaktadır. Nesnelere ilişkin geliştirilen sembollerle nesne-sembol ilişkisi kurulmaya çalışılır. Zihinsel semboller gerçek nesnelerin yerini almaya başlar. Bu dönem içersinde göze çarpan özellik korunum ilkesi ile ilgili olandır. Korunum ilkesi, nesnenin farklı bir şekle sokulmasının hacminde, miktarında, ağırlığında değişiklik yapmayacağını kavramaya ilişkin durumdur. Çocuk şekiller ya da nesnelerle ilgili tutucu bir yapıya sahiptir. Nesnenin hacmi, ağırlığı, miktarı değişmeden şekli değiştiğinde bu durumu algılayamaz. Örneğin uzun bir bardaktaki suyu geniş bir bardağa koyduğunuzda su normal olarak uzun bardaktakine göre yükseklik açısından daha az görünecektir. Görüntünün etkisiyle bu dönemdeki çocuk, miktarlar aynı olsa da geniş bardaktaki suyun daha az olacağını düşünecektir. Bu durum çocuğun geriye dönüşebilirlik kavramını algılayamaması ile ilgili güzel bir örnektir. Çocuk bu dönem bakış açısıyla geniş bardaktaki suyun uzun ve dar bardağa döküldüğünde eski halini alabileceğim ilişkin bilişsel yapıp kazanmamıştır. Yine benzer şekilde 1 kg demirin mi, yoksa 1 kg pamuğun mu ağır olduğuna ilişkin sorulan bir soruya, demirin ağır olduğuna ilişkin çocuğun vereceği cevap, bu dönem çocuklarının ortaya koyacakları akıl yürütme durumuna örnektir.

• Somut işlemler dönemi

Bu dönemle birlikte çocukta geriye dönüşebilirlik ve nesnelerin değişmezliğine ilişkin korunumla ilgili kazanımlar ortaya çıkmaya başlar. Toplama, çıkarma gibi matematik işlemlerini yapmaya başlayan çocuk, nesneleri özelliklerine göre sınıflandırıp aralarındaki ilişkilerin farkına varmakla ilgili becerilerini geliştirir. Gerçek ve hayal dünyası kavramlarını ayırmaya başlayarak masalların artık gerçek olmadığına ilişkin bilişsel yapıp güçlendirmeye başlar. Çocuğun dönem itibariyle dünyayı diğerlerinin bakış açılarından da görebilmeyi sağlayan bilişsel yapıyı kazanması sosyal anlamda iletişim boyutunun gelişmesine katkı yapar.

• Soyut (formel) işlemler dönemi

Çocuk bu dönemde semboller aşamasını geçip, düşünce düzeyine gelmiştir. Çocukta yetişkin düzeyine yakın akıl ve mantık yürütme, soyut kavramları kullanma becerilerinin gelişmesi gibi durumlar gözlenir. Formel dönem öncesi çocuklar “Annem de ve babam da denize girmeyi seviyor. Bu durumda benim de sevmem gerekir” gibi bir anlayışla genellemelere ulaşmaktadır. Bu dönemden itibaren yetişkinlerdeki gibi olayları yorumlamada daha küçük çocukların kullandığı tümevarım yöntemi, yerini mantıksal düşünce şekli olarak tümdengelim’in de kullanıldığı bilişsel yapıya bırakmıştır (Cüceloğlu, 2006).

Bazı araştırmacılar Piaget’in kuramına ilişkin eleştirilerde bulunmuşlardır. Bu eleştirilere göre bilişsel gelişim aniden beliren bir durum değildir. Her bir dönem mutlak bir şekilde diğerini takip etmemektedir. Anneleri için doğum günü hediyesi seçmeleri için yönlendirilen çocuklarla ilgili bir araştırmada çocukların yaş dönemleri gereği benmerkezci düşünerek kendi bakış açılarına göre hediye seçmeleri beklenebilir. Ama farklı bir şekilde araştırma sonunda çocukların anneleri için uygun hediyeler seçtikleri görülmüştür (Marvin 1975).

Derleyen: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf “Psikolojiye Giriş” ve 2. Sınıf “Deneysel Psikoloji”, 4. Sınıf “Sosyal Psikoloji” Dersi Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Psikoloji Ders Kitapları ve MEB Liseler İçin Psikoloji Dersi Ders Kitapları

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*