Varlığın Hakikati ve Bilgisi

“Varlık var mıdır?” sorusu “varlığın hakikati ve bilgisi” konusuyla, varlığın ele alınış şekliyle ilgilidir. Varlığın nitelikleri ve varlığa yönelik bilgilerin gerçekliği karşılayabilmesi konusundaki düşünceler, bu soruya verilen cevapları şekillendirmektedir.



“Varlık” kavramıyla ne kastedildiği ve içeriğiyle gerçekliği hakkındaki sorun ve görüşler, varlık bilgisi (ontoloji) alanıyla ilgilidir. Düşüncenin varlığa ve uygun bir bilgiye ulaşıp ulaşamayacağı hakikatle (gerçekliğin doğru bilgisi ile) ilgili görüş ve tartışmaların başlamasına neden olur. Varlığın niteliği ve varlığa yönelik bilgilerin gerçekliği karşılayıp karşılamadığı konusundaki düşünceler, bu soruya verilen cevapları şekillendirmektedir.

Herakleitos ve Parmenides, olanın (doğa, gerçeklik) ne olduğu ve nasıl olduğu konusundaki görüşleri ile öne çıkmışlardır. Her şeyin oluş içinde olduğunu ve olduğu gibi kalan hiçbir şeyin olamayacağını dile getiren Herakleitos, bunu karşıt güçlerin yasası olan Logos’la temellendirir. Bu düşüncelerini “Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir.” yargısıyla özetler. İnsanların “var” diye gördükleri her şey zamana bağlıdır ve sürekli oluş içinde karşıtına dönüşmesinden dolayı varlık, yokluğa veya tersine dönüşür. Parmenides ise “varlığın bir ve kendisiyle özdeş” olduğu savından hareketle “var olanın var olmayandan gelemeyeceği” gibi “yok da olamayacağı” kanıtına dayanır. Parmenides’e göre değişim ancak algıların yanıltıcı görünüşü olabilir. En sonunda “Varlık, vardır.” ve “Var olmayan yoktur.” düşüncesine ulaşır.



Taoculuğun kurucusu Lao Tse; var olanların, yok olanların isimlendirilmesiyle oluştuğunu söyler. Bu durumdan dolayı Taoculukta varlığın özü, yokluktur. Antik Yunan filozoflarından Gorgias ise “varlık” sözüyle sadece dilde bir anlamı işaret eder. Bu yüzden gerçek bir karşılığı yoktur, karşılığı olanlar sadece tek tek algı nesneleridir görüşünü savunur. Platon, Gorgias’ı “retorik/hitabet” sanatının kurucusu diye adlandırır.

Varlığın var olup olmadığının kesin yargılara ulaştırılamayacağını iddia edenler genel olarak nihilist sayılırken varlığın real veya ideal var olduğunu ifade eden her görüş, felsefede realizm (gerçekçilik) anlayışı içinde kabul edilir. Realist düşüncelerin tümünde varlığın belli bir bilgisinin elde edilebileceği söylenmektedir. Varlığın gerçeklik olarak kabulünde sezgi, akıl veya duyu merkez olarak alınmış olabilir.

Derleyen: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf "Felsefeye Giriş" ve "Sosyolojiye Giriş" Dersleri Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Diğer Ders Notları (Ömer YILDIRIM), MEB Felsefe Ders Kitabı