|
Usçuluk Nedir?
Alm. Rationalismus, Fr. rationclisme, İng. rationalism, Lat. ratio = us,
es. t. akliye
Us bilgisine dayanan, doğruluğun ölçütünü duyularda değil, düşmede ve
tümdengelimli çıkarımlarda bulan öğretilerin genel adı.
1. Bilgi öğretisinde usculuk, bilginin usa, anlığa, düşünceye
dayandığını ileri sürer. Usta gerçekliğin bilgisini veren önsel
kavramlar ve önsel önermeler vardır.
Eski Yunan filozoflarından bir çoğu, özellikle Parmenides ve Platon
usçudurlar.
Yeniçağda Descartes usçuluğu temellendirmiştir. Ona göre, doğruluk
duyusal algılarda değil, ,us kavramlarında, doğuştan kavramlarda (ideae
innatae'de) verilmiştir. Bu gibi kavramlar matematiğin kavramları ile
töz, nedensellik gibi düşünce kavramlarıdır. Bunlar doğuştandırlar,
başka deyişle usa dayanırlar, doğrulukları duyusal algıda değil,
düşüncede temellendirilmektedir. Çünkü "Açık ve seçik olarak kavranan
her şey doğrudur.", burada doğru, gerçek oluşu da dile getirir.
Başka usçu filozoflar: Spinoza, Leibniz, Kant, Hegel. Hegel usçuluğun
doruğuna ulaşmıştır. Ona göre asıl gerçeğe , hiç deneye başvurmadan,
yalnızca düşünmenin sınırları içinde kalınarak varılabilir; "Usa uygun
olan gerçektir, gerçek olan da usa uygundur."
2. Tüm gerçekliğin yapısını usa dayanarak kurmaya çalışan
öğretiler . yüzyılda modern ilimlerle bağlılık içinde olan fizikötesi
eğilimlerin us ülküsü olarak )
3. Yöntem bakımından usçuluk:
a. Matematiğe ve onun yöntemlerine yönelen çalışmalar: Bilgiyi.
özellikle fel- sefe bilgisini, az sayıda temel önermelere, ilkelere
dayanarak, az sayıda ilkelerden çıkararak usa uygun bir dizge olarak
oluşturma çabası. (CSr. Spinoza'nın "Ethica" adli yapıtının alt başlığı
"geometrik yönteme göre tanıtlanmış" sözlerini taşır.)
b. Salt düşünmenin içinde kalarak, yalnızca kavramın kendi
kendine işlemesiyle bilginin oluşmasını sağla- yan yöntem. (Ör. Hegel'in
eytişimsel yöntemi, kaplamı en geniş olan kavramdan kalkarak bütün
düşünülenleri birbiri ardından aynı yöntemle geliştirir; eytişim, hem
düşünmenin hem de tüm varlığın (gerçeğin) gelişme biçimidir; böylece
eytişim Hegel'de evrensel bir yöntem olur.)
c. Bilgi kazanmada ve yaşamı biçimlendirmede tek araç olarak usun
tutarlı bir biçimde uygulanması (eğilim olarak örneğin modern
pragmacılıkta).
|