|
Urartu Uygarlığı (M.Ö. 860-580)
Hitit İmparatorluğunun güçlü bir biçimde varolduğu ve bugünkü Elazığ
yöresinde Hurri kökenli İşuwa Krallığını egemenliği altında bulundurduğu
yıllarda daha doğuda da (Van gölü yöresinde) birtakım kabileler
yaşamaktaydı. Bu bölge Asurlular tarafından Uruatri (dağlık bölge)
olarak adlandırılmaktaydı.M.Ö. 9. yüzyılın ortalarında, göçebe durumdaki
bu kabileler birleşerek Urartu Devletini kurdular.
Kendileri için Biaini terimini kullanan Urartuların başkenti Van Gölü
kıyısında bir kayalığın üzerine kurulmuş bulunan Tuşpa idi. Ülkenin en
geniş sınırları kuzeydoğuda Sovyet Ermenistanına, güneydoğuda Urmiye
Gölüne, kuzeybatıda Erzincan’a, güneybatıda ise Malatya yöresi ve Toros
dağlarına değin uzanıyordu. Buralarda askeri ve ekonomik amaçlı pek çok
kent kurulmuştu (batıda Palu, kuzeyde Armavir Blur, Van bölgesinde
Çavuştepe ve Fırat kıyısında Habibuşağı gibi).
M.Ö. 8. yüzyılın ortalarında Urartu’nun etki alanı Suriye’ye doğru
genişlemeye başlamıştı. Kral II. Sardur bazı Geç Hitit beylikleriyle bir
koalisyon kurup Asur egemenliğine karşı harekete geçti. Ancak Asurlular
M.Ö. 743 tarihinde Adıyaman-Gölbaşı yöresinde Urartu-Geç Hitit
koalisyonunu yenerek Tuşpa’yı kuşatınca Urartu egemenliğine büyük bir
darbe vuruldu. Aynı dönemde de kuzeyden göçebe Kimmerlerin saldırıları
başlamıştı. Bu nedenlerle Urartular M.Ö. 8. yüzyıl sonlarında Van gölü
yöresine çekilmek zorunda kaldılar. Daha sonra II. Argişti ve II. Rusa
dönemlerinde yeniden bazı merkezler kuruldu (Toprakkale, Adilcevaz,
İran’da Bastam, Aras ırmağının kuzeyinde Karmir Blur gibi). Buna karşın
Urartu devletinin gerilemesi durdurulamadı ve M.Ö. 612 yılında Asur
İmparatorluğunun yıkılışını izleyen on yıl içinde Urartu devletine
Medler ve İskitler tarafından son verildi.
Urartuların en önemli çalışmaları bayındırlık alanında olmuştur. Bunun
nedeni de bölgenin sarp kayalık yapısı nedeniyle son derece ölçülü
biçimde inşa edilmesi gereken kaleler ve şehirlerin gerekli olmasıdır.
Urartular tarafından inşa edilen kale, kent, baraj, su kanalı, tapınak
ve kaya anıtları bu bayındırlık çalışmalarının en canlı tanıklarıdır.
Ayrıca Tuşpa’da kayalara oyulmuş olan Urartu kral mezarları türünün
dünyadaki ilk temsilcileridir.
Urartu dini çok tanrılıydı. En önemli tanrıları Haldi (Savaş Tanrısı),
Teişeba (Fırtına Tanrısı-Hititlerde Teşup) ve Şivini (Güneş Tanrısı)
idi. Urartular bu tanrılara açıkhava kutsal alanları yanında kendilerine
özgü büyük bir kompleks oluşturan tapınaklarda da törenler
düzenlerlerdi. Bu tapınakların en ilginç özelliği tanrı heykelinin
durduğu kare planlı yüksek kuledir. Dış yüzlerine tanrılara adak olarak
sunulmuş tunç kalkanların asılı olduğu bu yapıların iç duvarları mavi ve
kırmızının egemen olduğu duvar resimleriyle bezeliydi. Bu tür
tapınaklara örnek olarak Ağrı’nın Patnos ilçesindeki Aznavurtepe
kalesindeki tapınak ile Toprakkale’deki tapınak verilebilir.
Urartu sarayları genellikle iki katlıydı. Alt kat mutfak, banyo, tuvalet
gibi hizmet birimlerine ayrılmıştı. Üst katta ise büyük bir kabul salonu
ile yatak odaları bulunmaktaydı (Çavuştepe ve Adilcevaz Urartu sarayları
gibi).
Urartu devletinde her türlü alt yapı hizmeti devlet tarafından
planlanmıştı. Bunlar arasında sulamaya özel bir önem verilmişti. Kral
Menua’nın yaptırttığı 56 km. uzunluğundaki su kanalı (şamram Kanalı)
2800 yıl önce yapılmış olmasına rağmen bugün hala Van’da hizmet
vermektedir. Aynı şekilde Toprakkale için inşa edilmiş olan Keşişgöl
Barajı bazı onarımlarla günümüzde de kullanılmaktadır.
Ayrıca Urartu şehirleri arasındaki ulaşımı sağlayabilmek için bir
karayolu şebekesi kurmuşlardı. Dünyanın en eski ulaşım sistemlerinden
olan Urartu karayollarının en etkileyici kalıntıları Bingöl dağları
üzerindedir. Van’dan Palu, Harput ve Malatya’ya uzanan bu karayolu
ortalama 5.40 m. genişliğinde olup, her 25-30 km. de bir konaklama
istasyonu bulunuyordu.
Dilleri Hurrice ile akraba olan Urartular, çivi ve hiyeroglif yazısı
kullanıyorlardı. Urartu ülkesi ve çevresi gümüş, bakır ve demir
kaynakları açısından zengin olduğundan maden işlemeciliği oldukça
gelişmişti. Kuyumculuk, kabartmalarla süslü tunç kemerler, tunçtan
heykeller, kazanlar, at koşum takımları ve silahlar ile demirden
şamdanlar dikkat çekicidir.
Urartu Krallarının listesi aşağıda verilmektedir:
- Aramu M.Ö. 860-840
- I. Sardur M.Ö. 840-830
- İspuini M.Ö. 830-810
- Menua M.Ö. 810-780
- I. Argisti M.Ö. 780-760
- II. Sardur M.Ö. 760-730
- I. Rusa M.Ö. 730-713
- II. Argisti M.Ö. 713-685
- II. Rusa M.Ö. 685-645
- III. Sardur M.Ö. 645-625
- Erimena M.Ö. 625-605
- III. Rusa M.Ö. 605-590
- IV. Sardur M.Ö. 590-580
|