Teknokrasi Nedir, Teknokrat Kimdir, Uygulayımcıerki Ne Demektir?

Teknokrasi veya Türkçe adıyla Uygulayımcıerki, bütün karar verme süreçlerinin uzman eliyle yürütüldüğü ve bu teknik uzmanların bütün sistemi idare ettiği bir yönetim şeklidir.



Teknokrasilerde yönetim kademelerinde sadece bilgi, deneyim ve yetenek sahibi bilim insanları ve mühendisler yer alır. Bu kişilere, teknokrat denir.



Kökü Yunanca olan teknokrasi kavramı, sanat anlamına gelen tekhne ve otorite, egemenlik, iktidar anlamlarım ifada eden kratos kelimelerinden meydana getirilmiştir. Teknokrasi çeşitli anlamlarda kullanılmaktadır. Bunlardan bazıları şunlardır:

a) Etimolojik tahliline de uygun olarak kavram, çeşitli yerlerde tekniğin egemenliği anlamını ifade etmektedir.

b) Teknokrasi, teknisyenlerin iktidarı anlamına gelmektedir.

c) Teknokrasi, iktidar üzerinde etkili olan teknisyenlerin meydana getirdiği grubu (kimi yazarlara göre sınıfı) belirtmektedir.

d) Teknokrasi, tıpkı demokrasi, bürokrasi gibi belirli bir toplumun ve siyasal sistemin ayırıcı niteliğidir.

e) Teknokrasi, demokratik bir toplumu veya teşkilâtı tehdit eden bir tehlike, bir organizasyon bozulması anlamında da kullanılmaktadır.

f) Nihayet teknokrasi ekonomik ve toplumsal bir harekettir. 1928 ekonomi buhranıyla gelişmiş olan endüstri toplumlarında ortaya çıkmıştır. Hareketin hedefi, ihtiyaçların giderilmesi ve halkın refahının sağlanmasında teknik ilerlemelerden plânlı bir şekilde yararlanmakdır.

Teknokrasinin başlıca özellikleri: Siyasi kurumların yönetimi, teknokratlardan oluşan "uzmanlar kurulu" ile yürütülür. Siyasi ve ekonomik süreçler bilime ve rasyonalizme dayandırılır.



Peki teknokrat kimdir?

Toplumda yönetimin genişlemesi ve merkezîleşmesine paralel olarak yönetimin ihtisas gerektiren karmaşık bir iş olması sonucunda ortaya yeni bir uzman-yönetici grubu çıkmıştır. Bunlar daha önce «tabiatın hakim ve mâliki» (maître et possesseur de la nature) iken bu niteliklerini «toplumun mâlik ve efendisi» (maître et possesseur de la societe) vasfıyla tamamlamaya çabalamışlardır. Yani bunlar uzmanlıkları dolayısıyla tabiata hakim olmak ve şekil vermekle kalmayıp toplumun yönetimi üzerinde de etki yolları aramaya başlamışlardı.

Teknokrat herşeyden önce bir uzmandır; ekonomi, maliye, idare alanlarında teknik bilgilere sahiptir. Ancak bir uzmanın teknokrat olarak kabul edilmesi için aynı zamanda siyasal iktidarın kullanılması üzerinde de etkili olması gerekir. Genel oy hakkının kabul edildiği demokratik ülkelerde tabaka tabaka hemen hemen bütün vatandaşların iktidarın kullanılması üzerinde çeşitli derecelerde etkili oldukları ve plüralist toplumun yapısı icabı bütün grupların çeşitli şekillerde devlet yönetimi üzerinde nüfuz sahibi olmaya çalıştıkları göz önüne getirildiğinde siyasal etki, teknokrat kavramının bir unsuru olarak teknokratı diğer teknisyenlerden ayıran bir niteliğe sahip olmamaktadır. Teknokrat, siyasal etkisinin mahiyeti ve derecesi itibariyle diğer teknisyenlerden ve vatandaşlardan ayrılabilir. Teknokrat, fiilen muayyen siyasal kararları alan kimsedir. Yani siyasete katılmada görülen tabakalaşmanın zirvesinde yer alır. Siyasal kararların alınmasındaki rolü, seçmenler veya baskı grupları gibi dolaylı bir şekilde olmayıp, görünüşte olmasa bile gerçekte doğrudan doğruyadır.



Teknisyen esas itibariyle gittikçe ihtisaslaşmaya itilen bir icra ajanıdır. Buna karşılık teknokrat yönetmek ve genel bir görüşü korumak arzusundadır ve bu suretle teknisyenden ayrılır. Teknisyen ve teknokrat arasındaki fark, sanatçı ile zanaatkar arasındaki farka benzetilmektedir. Zanaatkar belirli ölçülere göre imalâtta bulunmaktadır. Sanatçı ise, yaratıcı bir güçle birşeye yön vermek, hükmetmek arzusundadır ve kendine has bir anlayışa, görüşe sahiptir.

Teknokrat kavramanı, Burnham'ın ve Mills'in kullandıkları «Manager» kavramıyla karıştırmamak gerekir. Menecerler üretimdeki fonksiyonlanyla tanımlanırlar. Bunlar üretim araçlarını işleten ve yöneten kimselerdir. Burnham, bu geniş tarifi daraltarak menecerlerin üretimin teknik tarafını yöneten kimseler olduklarını belirtmiştir (22). Fakat her halükârda menecer toplumun geleceğini tayin eden, siyasete yön ve şekil verme çabasında olan bir kimse değildir; bu vasfı dolayısıyla da teknokrattan ayrılmaktadır. Bu sebeple kapitalist ekonomilerde olsun sosyalist ekonomilerde olsun yalnız herhangi bir şirket veya işletmeyi yöneten uzman teknokrat değildir.

Politikaya atılıp da siyasal hayatta önemli rol oynayan uzmanlara rastlanmaktadır. Fransız Başbakanı Georges Pommpidou, Rotschild Bankası Genel Müdürü iken Başbakan olmuştur. Türkiye Başbakanı Demirel de eski bir uzmandır. Ancak bu şekilde politikaya atılıp bir iktidar pozisyonu elde edenleri teknokrat olarak kabul edemeyiz. Bunlar artık bir uzman olarak değil, profesyonel politikacı olarak siyasal etkinliğe sahiptirler.

Bu bölümde söylenenleri özetleyecek olursak, teknokratın teknik ehliyeti dolayısıyla devlet yönetimi üzerinde etki icra ettiğini ve bu etkinin fiilen tıpkı iktidar partisi yöneticileri ve hükümet üyeleri gibi siyasal kararların alınmasına doğrudan doğruya katılma şeklinde belirdiğini söyleyebiliriz. Bu mahiyette bir siyasal role sahip olmayan teknisyenler olsa olsa bir baskı veya menfaat grubu teşkil ederler ve baskı grupları arasında incelenirler.

Derleyen: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf "Felsefeye Giriş" ve "Sosyolojiye Giriş" Dersleri Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Diğer Ders Notları (Ömer YILDIRIM), MEB Sosyoloji Ders Kitabı, Açıköğretim Ders Kitabı