Kast Sistemi Nedir, Ne Demektir?

Yakın zamana kadar Hindistan’da görülen, yasal olarak kaldırılmasına rağmen etkileri hâlâ devam eden bir tabakalaşma sistemidir ve dinsel bir temele dayanır.



Tabakalaşmanın sadece dine dayalı toplumlar çok az olmakla birlikte din sosyolojisinin en temel verilerini de sağlamış olan “Hindistan alt kıtasının eski istikrarlı toplumsal düzeni” olan kast düzeninin belirleyici özelliği “değişmez olarak kabul edilen eşitsizlik ilkesidir.” (Kehrer, 1996, s. 64) Kast düzeninde her tabakaya ancak doğumla ait olunduğundan dini bilgi de ilgili kastla (Brahmanlar) sınırlıdır; böylelikle “dini tutumlardaki yenilenmeler de sadece bu gruptan kaynaklanır” ve çoğunlukla “alt tabakaların din tarafından meşrulaştırılmış başkaldırısı engellenir” (Kehrer, 1996, s. 64-5).

Kast düzeninde her tabakaya ancak doğumla ait olunduğundan dini bilgi de ilgili kastla (Brahmanlar) sınırlıdır; böylelikle dini tutumlardaki yenilenmeler de sadece bu gruptan kaynaklanır ve çoğunlukla alt tabakaların din tarafından meşrulaştırılmış başkaldırısı engellenir.

Bu sistem yukarıdan aşağıya doğru din adamları (Brahmanlar), askerler (kshatriya), tüccarlar (vaisyas) ve işçiler (sudra)den oluşur. Bir de sistemin dışında tutulan, köylerin ya da yerleşim yerlerinin en dış kısmında kendi imkânlarıyla yaşamalarına izin verilen, toplumda hor görülen işleri yapan dokunulmazlar (paryalar) vardır. Bu ayrımlar din, ritüeller, toprak sahipliği, gelenekler, toplumsal saygınlık, şeref, şan, unvan gibi kavramlarla da güçlendirilmiş ve meşrulaştırılmıştır. Örneğin, Hindu dinî inanışına göre ait olduğu kastın kurallarına uymayanlar bir sonraki hayatında bir alt kastın üyesi olarak yeniden doğacaklardır. Bulunduğu kastın kurallarına harfiyen uyan bir kişi de bir sonraki hayatında bir üst kasta geçerek ödüllendirilecektir. Kast sisteminde kast üyelerinin statüsü süreklilik arz eder. Bu nedenle sistem toplumsal hareketliliğe kapalıdır.



Hindistan toplum yapısı, toplumsal durumları, hak ve görevleri bakımından birbirinden tamamıyla farklı kastlara bölünmüştür. Kastlar birbirlerinden tamamıyla ayrılmış, birbiriyle evlenmeleri, bir kasttan diğerine geçmeleri kesin bir biçimde yasak olan kapalı tabakalardır. Belirli bir kasta bağlanma ırsidir, zorunludur ve sona ermesi mümkün olmayan daimi bir durumdur.

Hintlilerin inanışına göre kastların kökeni ilahidir. Onların inanışına göre Brahmanlar, Brahma ismindeki yüksek tanrılarının “ağzından”, Kshatriyalar “kolundan”, Vaishyalar “budundan”, Sudralar ise “ayaklarından” yaratılmışlardır. Aşağıdaki şemada kastlar gösterilmektedir.

Brahmanlar: Manu Yasalarına göre Brahman kelimesi uğur ve mutluluk demektir. Brahmanlar, ruhani işlerle görevli en yüksek kasttır. Bunların toplumsal görevleri kendi kutsal kitapları olan Veda’ları (Hintlilerin tanrılarına hitaben söylenen, dua ve yakarışlardan oluşan kutsal şiirleri) incelemek, yorumlamak ve kendi dinlerinin eğitim ve öğretim işleriyle uğraşmaktır.

Kşatriyalar: Manu yasalarına göre Kshatriya kelimesi kudret ve koruma demektir. Askerler ve yöneticiler bu kastta yer alır. Bu kast Brahmanların altında yer alan ikinci kasttır. Bütün subay ve komutanlar, askeri ve yönetici memurlar bu kasttan çıkar.



Vaişyalar: Brahman ve Kshatriya kastlarından sonra gelen üçüncü kasttır. Manu yasalarına göre Vaishya kelimesi servet ve cömertlik demektir. Vaishya ziraat ve ticaretle uğraşan kasttır. Ekonomik hayatı bu kast yönetir. Brahman dini esaslarına göre bu kastın görevi; ziraatla ve ticaretle uğraşmak, hayvan yetiştirmek, sadaka vermek, ilahlara kurban sunmak ve kutsal kitapları okumaktır.

Sudralar: Manu yasalarına göre Sudra kelimesi ise düşkünlük ve itaat demektir. Bu kast, toplumda en ağır işleri üstlenir. Bir Sudra bütün yaşamı süresince kendisinden yüksek diğer üç yüksek kast için çalışmaya mahkûmdur. Bunlar haklardan yoksun, durumları esirden pek farklı olmayan bir kasttır.

Paryalar: Paryalar ise bu dört tabakada belirtilen temel kastlara kabul edilmeyen, kast dışı bir bölümü oluşturur. Bu nedenle paryalara “dokunulmayanlar” denmektedir. Başka bir deyişle dokunulmayanlar, “fiziki anlamda dokunulmaması gereken” anlamında aşağılanan bir bölümü oluşturmaktadır. Paryalar, hukuki ve toplumsal bakımdan en mağdur olanlardır. Paryalar tamamıyla hukuk dışında kalan bir topluluktur. Günümüzde kast sistemi, Hindistan'da yasalarla yasaklanmasına rağmen geleneksel olarak varlığını sürdürmektedir.

Derleyen: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf "Felsefeye Giriş" ve "Sosyolojiye Giriş" Dersleri Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Diğer Ders Notları (Ömer YILDIRIM), MEB Sosyoloji Ders Kitabı, Açıköğretim Ders Kitabı