Ekonomik Sistemler Nelerdir?

Ekonomik sistemler, toplumun ekonomik düzenini, ekonomik etkinliklerinin örgütlenme biçimini ve üretim teknolojisini belirleyen sistemlerdir. Bu sistemler, ekonominin temel sorunu olan, malların kimler için hangi yöntemlerle üretileceği ve bölüşüleceği sorununa farklı çözümler getirir. Dünyada örgütlenmeler farklı biçimlerde olmaktadır. Yöntem farklılıklarına rağmen amacın tek olduğunu söylemek mümkündür. Ortak amaç “insanoğlunun sonsuz ihtiyaç ve taleplerini sınırlı olanaklarla karşılamaktır.”



Ekonomik sistemler, ”Hangi mallar, ne miktarda, hangi yöntemlerle ve kimler için üretilecektir?” sorusuna verilen farklı yanıtlarla ortaya çıkmıştır. Buna göre, üç temel ekonomik sistem söz konusudur. Bunlar kapitalizm, sosyalizm ve karma ekonomidir.

KAPİTALİST EKONOMİ SİSTEMİNİN ÖZELLİKLERİ

1. Özel mülkiyet esastır.
2. Ekonomi serbest piyasa koşulları altında işler.
3. Üretim araçları özel kişilerin elindedir.
4. Devlet ekonomik yaşama müdahale etmez. Kontrolünü sağlar.
5. Ekonomide birey kendi çıkarı peşinde koşar.
6. Üretimde belirleyici olan kârdır.
7. Temel ihtiyaçlar dışında başka tüketim alışkanlıkları yaratılır.

SOSYALİST EKONOMİ SİSTEMİNİN ÖZELLİKLERİ

1. İktidar ve üretim araçları halk tarafından kontrol edilir.
2. Üretim kâra göre değil, temel gereksinimlere göre şekillenmektedir.
3. Üretilenler toplumda eşit şekilde ya da toplumun haklı göreceği eşitsizliklerle dağıtılır.
4. Toplumun çıkarları bireyin çıkarlarından önce gelir.
5. Özel mülkiyet sınırlıdır.
6. Özel teşebbüs yoktur.



KARMA EKONOMİ SİSTEMİNİN ÖZELLİKLERİ

1. Devlet ve özel teşebbüs birlikte yer alır.
2. Kapitalizm ve sosyalizm arasında yer alan fakat özü itibarıyla kapitalizme yakın olan bir sistemdir.
3. Devlet ekonomiye kısmi olarak müdahale eder.
4. Kamu yararı ile bireysel çıkarlar bağdaştırılmıştır.
5. Devlet, toplum tercihlerine uygun üretimi sağlamak amacıyla piyasa mekanizmasını düzeltici önlemler almaktadır.
6. Özel girişimcinin yatırım yapmayı kârlı bulmadığı alanlarda toplum ihtiyaçlarını karşılamak için devlet girişimde bulunur.

• 1982 tarihli Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 166. maddesinde, “ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmayı, özellikle sanayinin ve tarımın yurt düzeyinde dengeli ve uyumlu biçimde hızla gelişmesini, ülke kaynaklarının döküm ve değerlendirilmesini yaparak verimli şekilde kullanılmasını planlamak, bu amaçla gerekli teşkilatı kurmak” görevini devlete verdiğini biliyor muydunuz?

Derleyen:
Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf "Felsefeye Giriş" ve "Sosyolojiye Giriş" Dersleri Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Diğer Ders Notları (Ömer YILDIRIM), MEB Sosyoloji Ders Kitabı, Açıköğretim Ders Kitabı