Demokrasi ve Hümanizm

Hümanizm insanı her şeyin ölçütü kılan felsefi ve edebî bir kavramdır. Rönesans’tan itibaren bütün bir modern tarih boyunca her alanda kendisini göstermiş bir düşüncedir ve genellikle Tanrı’nın iradesini merkeze alan Orta Çağ inançlarının aksine insanı merkeze alan ve onun bireyselliğini yücelten modern çağları nitelemek için kullanılır. Bu açıdan bakıldığında demokrasi, siyasal iktidarın meşruiyetini yalnızca halka yani insan iradesine dayandırdığı için hümanist bir siyasal sistemdir.



Hümanizm, Fransızca humanisme, insancılık, beşeriyetçilik, insan odaklılık, insan-merkezcillik anlamına gelir.

Hümanizm terimsel tanım açısından "sevgi" içermez. Daha felsefi ve bilimsel bir temeli ifade eder. Türkçe karşılığı "insan-merkezcillik"tir. Yani tanrı-merkezcillik geri plana atılır ve bir anlamda reddedilir, insan-merkezcillik esas alınır. Bu kavram psikolojik derinliği olan sübjektif bir kavram (sevgi ve benzeri duygu durumları) değil, felsefi temelli objektif bir kavramdır. Örneğin bir fiilin değerlendirmesinde "tanrının/tanrıların hoşnutluğu" değil "insana faydası/hoşnutluğu" esastır. Bu açıdan da sekülarizmle sıkı bir ilişkisi vardır. Yine kanunların düzenlenmesinde tanrı-merkezcilliği değil insan-merkezcilliği önermektedir.

Adının Türkçe anlamı insancılıktır (human). Genelde deizm, ateizm ve agnostisizm ile bütünleşebilir ama hümanist anlayış bunlar için değildir. Hümanizm, bu tür doğaüstü güçlerin varlığıyla ilgilenmeyen etik tabanlı bir görüştür. Seküler bir hayat duruşu ilkesi ve her otorite karşısında insanı özgürleştirme çabası hümanizmin tanımıdır.

Derleyen: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf "Felsefeye Giriş" ve "Sosyolojiye Giriş" Dersleri Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Diğer Ders Notları (Ömer YILDIRIM), MEB Sosyoloji Ders Kitabı, Açıköğretim Ders Kitabı