Burjuvazi Nedir, Ne Demektir? Tanımı Nedir?

Burjuva, köylü, işçi ya da soylu sınıfına sahip olmayıp sosyal statüsünü ve gücünü eğitiminden ve zenginliğinden alan kentli kişidir.



Üretim araçlarının mülkiyetini elinde bulunduran, geçimlerini el emeği ile sağlamayan ve iktidarların karar mekanizmalarını etkileme gücüne sahip olan sermayedarları içine alan sosyoekonomik sınıf olarak da tanımlayabileceğimiz burjuvazi, özellikle 13. yüzyıldan itibaren kullanılmağa başlanan ve kökü “bourg” (şehir) kelimesine dayanan bir ifadedir. Şehir ve kasabalarda oturan ve geçimini zanaat veya ticaretten sağlayan kişilere “burgensis” denmiştir.



Zamanla kent ve kasabalarda yaşayan ve geçimini ticaret ve zanaatle sağlayan bağımsız toplumsal gruplar “burjuvazi” terimi ile ifade edilmeye başlanmıştır. Orta Çağın sonlarına doğru kasabalar ve kentler gelişmiş ve buralarda yaşayan insanlar arasında sınıf bilinci uyanmıştır. Kilisenin ve feodal senyörlerin yönetiminde ve hukukî hakimiyetinde bulunan kentlerde, tüccar, esnaf, zanaatkar ve gayrimenkul sahipleri, aristokratların ve senyörlerin baskısından ve etkilerinden kurtulabilmek için mücadele vermişlerdir. Feodalitenin çözülmesi ile bağımsız kalan şehirlerin yönetimine, tüccar, esnaf, zanaatkar ve gayrimenkul sahiplerinden oluşan “burjuvazi” sınıfı üstlenmiş ve bu sınıf giderek Batı toplumlarında güçlenmiştir. 14.yüzyıldan itibaren burjuvazi, belirli bir refah içerisinde yaşayan, taşınır ve taşınmaz mallara sahip olan ve bunların verdiği güçle toplumsal-siyasal hayatta belli haklar elde eden bir sınıf ifade etmek için kullanılmaya başlanmıştır.

Kapitalizm anlayışında biri proleterya ve diğeri burjuvazi olmak üzere iki sınıf vardır. Burjuvaların oluşturduğu sosyal sınıfa da burjuvazi denmektedir. Burjuva ifadesi, önceleri şehirlerde yaşayan kişi anlamında kullanılırken daha sonra Marks ve Engels tarafından, kapitalist orta sınıf anlamında kullanılmıştır. Günümüzde de üretim araçlarının ve fabrikaların sahibi kimseler olarak kabul edilen kişilerdir burjuvalar. Burjuvalar yanında yüzlerce ve binlerce kişiyi çalıştıran kişilerdir de diyebiliriz.



Burjuva sözcüğü Türkçeye 19. yüzyılda Fransızcadan geçmiştir. Türk Dil Kurumu burjuvaya karşılık olarak kent soylu sözcüğünü önermiştir ve bunu da şöyle tanımlamıştır: Şehirde yaşayıp özel imtiyazlardan yararlanan kişi. Burjuva kelimesinin kökeni Latince burgus (kale burcu) sözcüğüne dayanmaktadır Orta Çağ Avrupa’sında kentlerin surlarla çevrili olduğu bilinmektedir. Bu bağlamda, köylüler çoğunlukla surların dışındaki çiftliklerde, yani kalenin dışında yaşarlardı. Burjuvalar ise surların içindeki kentte yaşarlardı. Bu sözcük Fransızcada 1560’larda orta sınıf anlamında kullanılmaya başlanmıştır. Komünizmdeki “kapitalist” anlamında kullanılması ise 1883’te ortaya çıkmıştır.

Marksist terminolojide burjuvazi, kapitalist sistemde üretim araçlarına sahip olup emekçilerin artı-değerine el koyan sınıf olarak kullanılır. İngiltere’de başlayan Sanayi Devrimi’nin ardından, burjuvalarla, işçi ve köylü sınıfı çatışmaya başlamıştır. Bunda makinelerin ve fabrikaların sayısının artması, çok önemli bir rol oynamıştır. Burjuva ile işçi ve köylü sınıfı arasındaki mücadelenin nedenleri, hak ve inisiyatifler ile yönetimde söz sahibi olma iddialarından kaynaklanmıştır.

Hazırlayan: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Ömer YILDIRIM’ın Kişisel Ders Notları. Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf “Sosyolojiye Giriş” ve 2., 3., 4. Sınıf “Sosyoloji Tarihi” Dersleri ve Muhtelif Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Sosyoloji Ders Kitabı; MEB Sosyoloji Ders Kitapları