Aile Modelleri, Aile Türleri, Tipleri Nelerdir?

Aile; evlilik, kan bağı veya evlatlık yoluyla birbirine bağlı bireylerden oluşan ve aralarında karşılıklı hak ve ödevler bulunan küçük toplumsal birimdir.



Sosyal bir kurum olan ailenin kendi üyelerine ve topluma karşı sorumluluğu vardır. Aile, bireyi her yönden en iyi şekilde yetiştirir. Onu toplumda temsil eden sosyal bir fert hâline getirmek de ailenin görevidir. Aile toplumun temelidir, bu temeli bozmaya yönelen her şey toplumun da bozulmasına yol açar. Sağlıklı aile ortamında yetişen bireyler toplumun eğitim, sağlık, ekonomi, hukuk gibi alanlarında bulunan sorunlara çözümler getirebilir.

Aile bütün toplumlarda var olan evrensel bir olgudur. Aile, toplumun ayrılmaz bir parçasıdır ve doğal olarak toplumun sosyal yapısına, değerlerine ve normlarına bağlıdır. Bu sosyal ve kültürel özellikler zaman içinde ve toplumdan topluma değiştiği için, ailede de değişiklikler göze çarpar. Zaman içerisinde toplumların nesnel koşullarının değişmesiyle birlikte aile de değişime uğramış ve o yapıya uygun bir hal almıştır. Tarih boyunca tüm toplumlarda ekonomi ve eğitimle ilgili faaliyetler, dini anlayışlar büyük ölçüde aile içinde gerçekleştirilmiştir.

Aile, belirli birtakım görevleri gerçekleştirme yönünden toplumlar arasında benzerlikler göstermekle birlikte her toplum, kendine özgü bir aile biçimini oluşturmaktadır. Bu nedenle zaman içinde değişen çok sayıda aile modeli karşımıza çıkmaktadır. Bu çoğulcu anlayış, aile kurumunun tanımlanması ve fonksiyonları konusunda farklı görüşlerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Aile, hane halkı ve bir araya geliş şekilleri, otorite, mülkiyet, akrabalık ilişkileri çerçevesinde biçimlenen, zaman ve mekân boyutlarında farklılık gösteren evrensel niteliğe sahip toplumsal bir kurum olarak sosyologlarca incelenmektedir.



Aile Türleri Nelerdir?

Aile biçimleri, yerleşim yeri esasına göre yapıldığında köy ailesi, kent ailesi, gecekondu ailesi ve her ne kadar artık günümüzde çok kullanılmasa da kasaba ailesi olarak sıralanabilir.

Köy ailesi: Küçük esnaf ve zanaatkarlar, küçük tüccar, toprağı kendisi işleyen çiftçi, küçük memur ve bir ölçüde de işçi ailelerinden oluşur. Çoğunun kökeni kasaba ve köylerdir. Sosyal denetim ve dayanışma yönünden köy ailesinde güçlüdür.

Kasaba ailesi: Kasaba ailesinde küçük ailelerin oranı fazladır. Aile içi ilişkiler açısından geleneksel örüntüler gösterir. Kasaba köy ile kent arasında değerlendirilir. Köylerin nüfus olarak artmasına bağlı olarak nüfusun fazlalaştığı yerleşim yerleri çevresindeki köyler için merkezîliğinin yanı sıra onlardan farklı özelikleri taşımaktadır. Köylerden özellikleri itibarîye farklı olan bu yerleşim yerleri kentlerden de farklıdır.

Gecekondu ailesi (geçiş ailesi): Kırsal kesimin, nüfusunun artması, toprağın verimsizleşmesi, makineli tarıma geçilmesiyle işgücü fazlalığının doğması, nüfus yoğunluğuyla birlikte hane başına düşen toprağın azalması, sağlık, eğitim sorunları gibi itici nedenlerle, bunun yanı sıra kentin her yönden (sosyal, ekonomik, eğitim, sağlık vb.) çekici nedenleriyle büyük kentlere göç etmesiyle birlikte kentlerin çoğunlukla kenar mahallerinde oluşan aile biçimidir

Kent ailesi: Tarımdan kopmuş, işçi, memur, esnaf aileleridir. Kentsel yörelerde oturanlar üretim faaliyetleri ile pek ilgilenmezler. Akrabalık ilişkileri ve bağları daha zayıftır. Aile üyelerinin yakınlarının ve akrabalarının birbirleri üzerindeki sosyal denetim zayıflamıştır. Yukarıdaki sınıflamanın dışında, aileyi otoriteye ve üye sayısına göre de sınıflandırabiliriz.



Sanayileşmenin henüz tamamlanmadığı toplumlarda aile, kavram olarak “geniş aile” şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Oldukça ilginçtir ki “geniş aile” asli yapı özellikleriyle İngiltere’den Kıta Avrupa’sına, Ortadoğu’dan Uzak Asya’ya, Afrika’dan Amerika’ya aynı kavramla ifade edilmiştir. Geniş ailede devamlılık öylesine hâkim bir özelliktir ki ailenin kiminle başlayıp kiminle bittiğini belirlemek oldukça güçtür. Geniş ailede yaşlı ve genç, birden fazla kuşak bir aradadır. Bu birliktelik sadece mekânsal değil sosyal ve ekonomik anlamda da tek merkezli birlikteliktir. Tek merkezli oluş karar alma ile ilgilidir. Kararlar ailenin en yaşlı erkek üyesi tarafından alınır ve bütün üyeler bu karara uyarlar.

Sanayileşmenin başlangıç safhasında görülen bir aile modeli de “geçiş dönemi geniş aile” olarak adlandırabileceğimiz aile şeklidir. Bu aile aynı hane içinde olmayıp birbirine yakın mekânlarda, birbirine oldukça bağlı şekilde yaşayan ailedir. Kopma henüz tam değildir. Hatta gerektiğinde bir çatı altında yeniden bir araya gelinebilir.Böylece ayrı mekânlara yerleşen aileler bağımsız aile olma iradesi gösterirler.

Sanayileşmesini tamamlamış Batı toplumlarında aile, “Anne, baba ve evlenmemiş çocuklardan oluşan en küçük toplumsal birimdir.” şeklindeki “çekirdek aile” tanımına dönüşmüştür. Batı’da bitişik aile (yeni evlenen karı kocanın bir önceki aileleri) ve akrabalık anlayışı temelden değişmiştir. Yeni kurulan aileler önceki ailelerle bağlarını asgari seviyede tutmaktadırlar.

Türkiye’de de çekirdek aile, giderek hâkim aile yapısı olmaktadır. Ancak bizdeki bu aile hâlâ yoğun denilebilecek bir bitişik aile ve akrabalık ilişkisi içindedir. Bu nedenle “Batı tipi bağımsız çekirdek aile” olarak değil “bağlantılı çekirdek aile” olarak nitelendirilebilir.



Çekirdek aile sanayi toplumunun şekillendirdiği aile tipi olmakla birlikte toplumsal gelişmeler ve değişmeler karşısında bu aile tipi de değişim göstermiştir. Bu değişimin sonuçlarından biri “yeni geniş aile” olarak da adlandırabileceğimiz boşanmış farklı eşlerin boşanmış diğer eşlerle evlenerek bir önceki evliliklerinden gelen çocuklarını da getirerek birlikte oluşturduğu yeni aile modelidir. Bu aile modeli, Amerika’da ve İngiltere’de giderek yaygınlaşmaktadır. Diğeri ise yeni geniş aileye oranla daha fazla ve hızlı yayılım gösteren “tek ebeveynli aile” (eksik aile) modelidir. Bu aile boşanma oranlarının artışı veya birlikte yaşayıp çocuk sonrası terk etme veya terk edilme ile ortaya çıkmaktadır.

Ailenin yapısında meydan gelen değişmeler onun fonksiyon ve rollerini de etkilemiştir. Sanayileşmeyle toplumun ekonomik yapısı kökten değişmiş, aile üretim birimi olmaktan çıkmıştır. Böylece ailenin fonksiyonu aile dışındaki birimlere devredilerek aile üyelerine yeni roller eklenmiştir.

Ailenin Özellikleri Nelerdir?

- Aile toplumların en eski kurumudur.

- Aile toplumun temel kurumudur. Diğer kurumlara kaynaklık eder.

- Sosyalleşme ailede başlar. Birey aile içinde toplumsal kimlik kazanır.

- Birey öncelikle sevgi ve saygıyı, dayanışmayı aile içinde yaşayıp öğrenir.

- Ailenin temel özelliklerinden biri de cinsel ilişkilerin düzenlendiği bir kurum olmasıdır.

Derleyen: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf "Felsefeye Giriş" ve "Sosyolojiye Giriş" Dersleri Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Diğer Ders Notları (Ömer YILDIRIM), MEB Sosyoloji Ders Kitabı, Açıköğretim Ders Kitabı, (İhsan Sezal, Sosyolojiye Giriş, s.138-144, Düzenlenmiştir.)