Demokrasi ve Siyasi Eşitlik İlişkisi

Demokrasi sıklıkla tüm yurttaşlara siyasi karar almada bir pay veren yöntem olarak anılır.



Bununla birlikte "demokrasi" sözcüğü bir dizi farklı biçimde kullanılır. Nitekim birbiriyle çelişme potansiyeli olan iki demokrasi görüşü ön plana çıkar. Bunlardan ilki nüfusu bir araya getiren üyelerin devlet yönetimine genellikle oy kullanarak katılma şansının gerekliliğine vurgu yapar. İkincisiyse, insanlar ayrıcalıklarının nereden kaynaklı olduğunu bilemeyecek kadar cahil olsalar dahi, onların gerçek ayrıcalıklarını yansıtacak demokratik bir devletin gerekliliğini vurgular.

Burada ilk tür demokrasi anlayışına odaklanacağız. Antik Yunan'da demokrasi, insanların/yurttaşların bir grup (oligarşi) ya da bir kişi (monarşi) tarafından değil, yurttaşlar tarafından yönetildiği bir kent-devletiydi. Atina genellikle bir demokrasi modeli olarak görülür, fakat kadınların, kölelerin ve yurttaş olmayanların kent-devletine katılma izni bulunmadığı bu demokraside, yönetime tüm insanların katıldığını düşünmek yanlış olacaktır. Hiçbir demokratik devlet himayesi altındaki tüm insanların oy kullanmasına izin vermez: Bu oy kullanmaya ehliyeti olmayan insanlara örnek olarak, genç çocuklar ve ciddi akıl hastaları gibi ne yaptıklarını anlama yetisi bulunmayan bir dizi insan gösterilebilir. Gelgelelim, günümüzde halkın büyük bir bölümünün siyasi katılımını reddeden bir devlet demokratik bir devlet olarak adlandırılamayacaktır.



1. Doğrudan Demokrasi Nedir?

Eski demokratik devletler, doğrudan demokrasilerdi; eş deyişle oy verme hakkına sahip olanlar temsilciler seçmek yerine her konuyu tartışıp oy kullanmaktaydılar.

Doğrudan demokrasiler, az sayıda katılımcının ya da görece verilmesi gereken çok sayıda karar olmadığı durumlarda uygulanabilir. Geniş çaptaki meselelerle ilgili çok sayıda insanın oy kullanmasının beraberinde getireceği pratik zorluk, her ne kadar elektronik iletişim ağı en nihayetinde bunun mümkün olmasını olanaklı kılabilecek olsa da, olağanüstü büyüktür. Fakat bu zorluk giderilebilse doğrudan demokrasinin makul sonuçlarının ortaya çıkarabilmesi için, oy kullananların oy kullandıkları meseleleri oldukça iyi kavramaları gerekir ki bunun da yapılabilmesi için programlı ve zaman gerektiren bir eğitime ihtiyaç vardır. Gelgelelim tüm yurttaşlardan ilgili meselelerin hepsini takip etmelerini ve bu konuların tümünü dair aynı seviyeye sahip olmalarını beklemek onlardan çok fazla şey beklemek olacaktır. Nitekim, bunun bir sonucu olarak, bugünün demokrasileri temsili demokrasilerdir.



2. Temsili Demokrasi Nedir?

Temsili bir demokraside seçimler, oy verenlerin en çok talep ettikleri temsilcileri seçmesiyle yapılır. Daha sonra bu temsilciler, demokratik birtakım ilkelerce belirlenebilen, günbegün karar alma süreçleri içinde yer alırlar. Bu türden seçimlerin yürütülebilmesi için çeşitli yollar vardır: bazıları çoğunluğun kararını esas alırken, bazıları da örneğin İngiltere'de uygulanan gibi, seçmenlerin çoğunluğunu söz konusu partiye oy vermemesi halinde bile, en yüksek oyu alan partinin yönetimini esas alır.

Temsili demokrasiler, devletin halk tarafından yönetimini birtakım yollardan temin eder. Bu demokrasiler, halkın yönetimini halk tarafından seçildiği müddetçe temin edebilir. Gelgelelim bu temsilciler bir kez seçildiklerinde, belirli meselelere ilişkin yaklaşımlarının halkın istekleri tarafından sınırlandığım düşünmezler. Seçimlerin sık sık tekrar edilmesi, görevin kötüye kullanılmasına karşı bir güvence oluşturur: seçmenlerin isteklerine saygı göstermeyen temsilcilerin tekrar seçilmesi pek muhtemel değildir.

Hazırlayan: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf "Felsefeye Giriş" ve 3. Sınıf "Çağdaş Felsefe Tarihi" Dersi Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Felsefe Ders Kitabı; "Felsefeye Giriş" Nigel Warburton