Pozitif Özgürlük Nedir?

Bazı filozoflar negatif özgürlüğün, artırmak için uğraşmamız gereken bir özgürlük türü olduğu fikrine saldırırlar.



Onlara göre pozitif özgürlük, çok daha önemli siyasi bir hedeftir. Pozitif özgürlük, kendi hayatınızı kontrol etmek üzere sahip olduğunuz özgürlüktür. Pozitif özgürlük bağlamında, kendi hayatınızı gerçekten kontrol edebildiğinizde özgür, fakat hiçbir bakımdan fiilen kısıtlanmamış olsanız bile aksi durum söz konusu olduğunda özgür değilsinizdir.

Özgürlüğün pozitif fikrini savunanlarının pek çoğu, gerçek özgürlüğün, bireylerin ya da belki de devletlerin kendi yaşam tercihlerini yapmak suretiyle bir tür kendini gerçekleştirmesinde yattığına inanır. Örneğin birisi alkolikse ve sahip olduğu muhakeme yeteneğine aykırı davranıyorsa, bu insanın tüm parasını çılgınlar gibi içki âlemlerinde harcaması özgürlük olarak değerlendirilebilir mi? Bu, özellikle alkolik kimsenin ayık olduğu zamanlarda yaptıklarından pişman olması sebebiyle sezgisel olarak pek de makul görünmez. Bizler daha ziyade alkolik kimsenin içki tarafından kontrol edildiğini ve dürtülerinin kölesi olduğunu düşünme eğilimindeyizdir. Pozitif özgürlüğe göre alkolik insan her ne kadar sınırlamalara maruz kalmasa da gerçek anlamda özgür değildir. Nitekim negatif özgürlüğü savunan biri için bile, alkolik birisi eylemlerinden tam anlamıyla sorumlu tutulamayacağı için, tıpkı çocuklara yapıldığı gibi eylemlerine müdahale edilmesi gerektiğini düşünür.



Gelgelelim birisi hayatıyla ilgili hiç durmadan aptalca kararlar alıp tüm yeteneklerini boşa harcıyorsa, bu durumda ilkelerine göre, onu ikna etmeye yükümlü hissederiz; fakat onu daha iyi bir yaşama zorlamaya hiçbir zaman hakkımız yoktur. Böylesi bir davranış, tıpkı kontrolcü bir ebeveyn gibi davranarak, özgürce kendi kararlarını verebilecek ve hatalar yapabilecek yaşa gelmiş birisine gerekçelendirilemez babalık yapmanın bir biçimidir.

Mill için, bir başkasına zarar vermediği ya da kendi başına eyleyecek zihinsel kapasiteye sahip olmadığı müddetçe, diğer yetişkinlerin yaşamlarına müdahale etmek onların "kendi iyilikleri" için kabul edilemezdir. Bu türden bir zorlama onların negatif özgürlüğünü sınırlamak anlamına gelir. Pozitif bir özgürlük ilkesini savunanlar, negatif özgürlüğü sınırlanmış böylesi bir insanın kendi potansiyelini gerçekleştirinceye ve aksi tutumlarının üstesinden gelinceye kadar gerçek anlamda özgür olmadığını iddia edebilir. Bu görüşten gerçek anlamda özgürlüğe erişmek için zorlamadan yana olan görüşe kaymamak için ince bir çizgi vardır. Isaiah Berlin, pozitif özgürlük kavramının her türden adaletsiz zorlamaya serbestlik sağlayacak şekilde kullanılabileceğine dikkat çeker: Devlet yetkilileri, özgürlüğünüzü artırmak konusunda yardımcı oldukları temelinde, sizleri belirli biçimlerde hareket etmeye zorlamalarını gerekçelendirebilirler. Şüphesiz burada söylenmek istenen şey pozitif özgürlük kavramının tarihte sıklıkla suiistimal edildiğidir. Bu akımdan pozitif özgürlük kavrayışının kendisinde bir yanlış yoktur. Ancak tarihin bize gösterdiği gibi bu kavrayış yanlış kullanıldığında tehlikeli bir silaha dönüşebilir.

Hazırlayan: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf "Felsefeye Giriş" ve 3. Sınıf "Çağdaş Felsefe Tarihi" Dersi Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Felsefe Ders Kitabı; "Felsefeye Giriş" Nigel Warburton