Platon'da Yönetim Biçimleri Nelerdir?

Platon’a göre ideal yönetim biçimi, ideal devlet baştakilerin en iyiler olduğu, en iyilerin yönettiği devlettir. Böyle bir devlette yöneticiler filozof ya da filozoflar yönetici olmalıdır. Platon varolan yönetim biçimleri içinde en iyi iki yönetim biçimi olarak monarşiye ve aristokrasiye vurgu yapar.



Devleti yöneten bir kişi varsa bu monarşidir, devleti yöneten bir grupsa bu aristokrasidir. Aristokrasi en iyilerin yönetimi demektir. Bunlar dışındaki bütün yönetim biçimleri Platon’a göre bozuk yönetim biçimleridir. Platon yönetim biçimlerini de yine tek insanla bu biçimler arasında bir koşutluk kurarak belirler. Aristokrasi yönetim biçimine aristokrasi insanı karşılık gelir ve böyle bir insan en iyi ve en adil insan olduğundan bu gibi insanların başta bulunduğu yönetim biçimi de en iyi ve adil yönetim olacaktır. Bundan sonra Platon dört bozuk yönetim biçimi olduğunu söyler. Şan, şeref düşkünü insanların yönettiği yönetim biçimine timokrasi ya da timarşi der. Para sever ve zenginlik tutkusuna sahip insanların başta bulunduğu yönetim biçimine oligarşi der. Oligarşi devleti gelir üstünlüğüne dayanan devlettir. Eşitliği savunan insanların ve halkın oyuyla seçilenlerin başta bulunduğu yönetim biçimi demokrasidir. Başta bulunan kişinin bir zorba olduğu yönetim biçimi de tiranlıktır. Platon bu yönetim biçimlerinin her birinin bir diğerinden doğduğunu söyler. Bir yönetim biçiminin bozulmasıyla diğer bir yönetim biçimine geçildiğini söyler. Buna göre aristokrasiden timokrasi, timokrasinin bozulmasıyla oligarşi, oligarşinin bozulmasıyla demokrasi ve demokrasinin bozulması da tiranlığı ortaya çıkarır. Dolayısıyla Platon’a göre yönetim biçimlerindeki değişiklik baştaki yöneticilerin değişmesiyle ve hangi tür insan olduklarıyla alakalıdır.



Platon’a göre ideal yönetim biçimi baştakinin filozof olduğu monarşidir. Devleti yöneten filozof olmadıkça ideal yönetimin olamayacağını söyler.

Platon’a göre en iyi yönetim biçimleri monarşi ya da aristokrasidir. Bozuk yönetim biçimleri ise timokrasi, oligarşi, demokrasi ve tiranlıktır.




Yönetim biçimlerinin bozulması da şöyle olur: Bilgelik ve erdem sahibi olanların başta bulunduğu aristokrasi, şan ve şeref düşkünlüğüne dönüşünce bu tür insanların başta bulunduğu yönetim şekli olan timokrasi doğar. Şan, şeref tutkusunun zenginlik tutkusuna dönüşmesi sonucu gelir üstünlüğüne dayanan oligarşi ortaya çıkar. Oligarşide toplum zenginler ve yoksullar diye iki kutba bölünür. Yoksul ve mutsuz insanların sayılarının artmasıyla iç savaş kaçınılmaz hâle gelir ve sayıca çok olan yoksullar bu savaşı kazanınca çoğunluğun yönetimi olan demokrasi ortaya çıkar. Demokraside her yurttaş devlet yönetimine girebilir. Böyle bir devlette herkes özgürdür, herkes dilediğini yapar. Görünüşte düzenlerin en iyisidir, ama belirli bir düzeni yoktur çünkü yığının, çoğunluğun serbestliği vardır orada. Demokrasiyi tiranlığa dönüştüren de bu özgürlük ve eşitlik tutkusudur. Halkı yönetenler halkın taleplerini karşılayamaz duruma gelince, halk onları suçlar ve toplumda kargaşa çıkınca demokrasiden de tiranlık doğar. Demokrasinin aşırı özgürlük talebi böylece köleliği doğurur. Bu yüzden Platon aşırı özgürlük kölelik anlamına gelir der. Platon demokrasiyi de bozuk yönetim biçimleri içinde görür, çünkü demokraside başta bulunanlar bilgisiz çoğunluktur. Böyle bir yönetimde de toplumun bütünü mutlu olamaz ve adil bir toplum düzeni söz konusu olamaz. Devletin amacı eğer insanı mutlu -bu da ancak erdemle mümkün olduğundan- erdemli kılmaksa demokrasi bunu başaramaz. Çünkü baştakiler halkın desteğini alabilmek uğruna adil ve doğru şeyler yapmak yerine kendi çıkarlarına uygun olanı yaparlar.

Platon Yasalar adlı yapıtında ise başta bulunanların özelliklerine önem vermek yerine yasalara uygun yönetim konusuna vurgu yapar. Bunun nedeni, adaletsizlik yapmadan toplumu yönetecek insan bulmak olanaksız olduğundan yasaların konmasını zorunlu görür. Buna göre devletler yasalar tarafından yönetilmelidir. Devleti yönetenler yasaya uygun olarak devleti yönetmelidirler.



Platon bütün bu düşünceleriyle Siyaset Felsefesi tarihinde devletin doğası ve amacı sorunlarına eğilmiş ve bu sorunlara felsefi açıklamalar getirmiştir.

Derleyen:
Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf "Felsefeye Giriş" ve 3. Sınıf "Çağdaş Felsefe Tarihi" Dersi Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Felsefe Ders Kitabı