Jean Bodin'in Doğal Adalet Anlayışı

Jean Bodin (1529-1596) Fransız siyaset felsefecisidir ve çağdaş devletin felsefi temellerini atmış bir düşünür olarak görülür. 1576’da Devlet Üzerine Altı Kitap adlı yapıtını yazmıştır. Jean Bodin doğru yönetimin ne olduğunu sorar. Ona göre Cumhuriyet, devletin egemen bir güç tarafından doğru olarak yönetilmesidir. Doğru yönetme Cumhuriyeti hırsız ve korsan çetelerinden ayıran şeydir. Bodin’in egemenlik ve egemenlik hakkı üstüne Machiavelli’den farklı görüşleri vardır.



Bodin’e göre egemenlik bir cumhuriyetin mutlak ve süresiz olarak kalıcı gücüdür. Dolayısıyla hiçbir kişi egemen güç değildir, olsa olsa bir süreliğine bu gücü elinde tutmuştur. Bu da onun egemen gücün kendisi değil, egemen bir yüksek görevli olduğunu gösterir. Eğer halk bir kimseye kendi gücünü o kişi yaşadığı sürece vermişse bile, o kişi egemen değil, sadece bir görevli ya da egemen gücün yerini tutan bir vekildir.

Jean Bodin’e göre hükümdarın yetkisi ve hakları Tanrı ve doğa yasalarına bağlıdır. Bu yüzden de bu yasalardan bağımsız olarak mutlak güce sahip bir egemen olamaz. Dünyanın tüm hükümdarları Tanrı’ya ve doğa yasalarına bağlıdır.

Bodin’e göre mutlak güç kendi başına egemendir, bu yüzden de Tanrı ve doğa yasası dışında başka bir güce bağlı değildir. Bodin mutlak gücün üstüne sadece Tanrı’nın ve doğanın yasalarını koymaktadır. Başka bir deyişle yasalar mutlak gücün de üstündedir. Öyle ki eğer dünyada yasalara bağlı olmayan bir kişinin mutlak güce sahip olduğunu söylersek dünyada egemen diye bir hükümdar bulamayız. Hükümdarın hükümdarlığı doğal ve tanrısal yasalardan dolayıdır.



Bununla birlikte hükümdar kendi ya da kendinden öncekilerin koyduğu yasaları değiştirme hakkına sahiptir. Bu yüzden de yasa hükümdarın yasaların gücü karşısında bağışık olduğunu söyler. Yasa da egemenliği elinde tutanın buyruğu demektir. Ama tanrısal ve doğal yasalara gelince, dünyanın tüm hükümdarları bunlara bağlıdırlar ve karşı gelemezler. Hükümdar kendi yasalarına da, kendinden öncekilerin yasalarına bağlı olmasa da, kendi koyduğu adil ve akla uygun kural ve yöntemlere bağlıdır. Bodin’e göre hükümdar doğa yasalarına boyun eğecekse devletin yasaları da dürüstlüğe ve akla uygunsa o zaman hükümdarın devletin yasalarına da boyun eğmesi gerekir. Çünkü egemen hükümdarın elinde doğa yasalarının sınırlarını aşma gücü yoktur. Mutlak güç toplum yasalarını saymasa bile Tanrı’nın yasalarına karşı gelemez. Bodin Tanrı yasaları dediği, doğal adalet istemini dile getiren yasalardır. Gücü sınırsız olan hükümdarın tek sorumlu olduğu doğa ve ahlak yasalarıdır. “Devleti devlet yapan özellik egemenliktir” (Gökberk 2008, s. 186). Egemenlik bölünemez ve tanrısal ve doğal yasalar dışında hiçbir şeyle sınırlanamaz.

Bodin hukuk ile yasa arasında da ayırım yapar. Hukuk haklılığı ve adaleti içerir, oysa yasa sadece buyruktur. Yasa, gücünü kullanan hükümdarın bir buyruğudur.

Bodin’e göre devletin yasaları doğal adaleti gerçekleştirmeye yönelik olduğu sürece, yani doğal yasalara uygun olduğu sürece hükümdarı da bağlarlar.

Bodin üç tür yönetim biçiminden söz eder: Demokrasi, aristokrasi ve monarşi. Monarşi tek kişinin egemenliği, aristokrasi birkaç kişinin egemenliği, demokrasi ise herkesin egemenliğidir. En iyi yönetim biçimi monarşidir. Bunun nedeni egemenliğin bölünemez olduğu yollu anlayışıdır ve buna uygun tek yönetim de monarşidir. Tanrı’nın yasalarına ve doğa yasalarına en uygun olan yönetim monarşidir. Bodin yönetim biçimleri olarak devlet türleri ile hükmetme türleri arasında ayırım yapar. Söz gelişi monarşiyi “kraliyet monarşisi”, “despotça monarşi” ve “tiranlık monarşisi” olarak üç biçimde ele alır. Bodin’e göre despotlukla tiranlık sıklıkla karıştırılmaktadır. Oysa aralarında fark vardır. Eğer hükümdar düşmanlarını adil ve iyi bir savaşta yenerek köleleştirirse bu despotluktur. Oysa hükümdar özgür insanları adil olmayan bir savaşla veya başka yollarla yenerek köleleştiriyorsa bu tiranlıktır. Despotluk yasaldır ve hukuksaldır, oysa tiranlık yasal değildir ve her zaman doğal ve tanrısal yasalara karşıdır.



Bodin’e göre halk egemen güce itaatsizlik yapamaz, hiçbir isyan hakkı yoktur ama eğer egemen güç tanrısal ve doğal yasalara karşıt olan emirler verirse halkın itaat etmeme hakkı vardır. Dolayısıyla Bodin’in siyaset konusunda asıl ilgisini oluşturan egemenlik kavramına getirdiği ölçüt, sınırsız bir egemen gücün olmayacağı ve sınırlarının tanrısal ve doğal yasalarla çizildiğidir. Bu yüzden egemenlik tamamen sınırsız değildir, hiçbir egemen gücün bizi uymaya zorlayamayacağı bazı ahlaki kurallar vardır. Devlet de egemen güç tarafından hukuka uygun bir yönetim düzenidir. Bodin’in mutlak egemenlik anlayışında ahlak ve doğal hukuk devletin egemenliğinin sınırlarını belirlemektedir. Machiavelli gibi Bodin de Kilise’yi devreden çıkararak bütün gücü devletin elinde toplamak istemiştir.

Bodin’e göre devletin başındaki egemen güç toplumsal ve konulmuş olan yasalara bağlı değildir, ama ahlaka ve doğal hukuka bağlıdır. Egemenliğin varlığının temelini, bu tanrısal ve doğal olan yasalar, ahlak ve doğal hukuk oluşturmaktadır.

Derleyen:
Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf "Felsefeye Giriş" ve 3. Sınıf "Çağdaş Felsefe Tarihi" Dersi Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Felsefe Ders Kitabı