İnsan Nedir, Hak Nedir?

“İnsan hakları” kavramı, içerikleri belirsiz ve tartışmalı iki kavramı, “insan” ve “hak” kavramlarını bir araya getirmektedir. İnsan haklarından söz edebilmek ancak bir insan anlayışıyla mümkündür. Belli bir insan anlayışından hareketle -”insan olma”dan belli bir şey anlayarak- “hak” ya da “haklar”a ulaşılmaktadır. Tüm diğer haklarla ilgili olduğu gibi, insan hakları da insanın belli özelliklere sahip bir varlık olmasına dayandırılmaktadır. Bu nedenle insan haklarından söz etmek hep temelinde belli bir insan kavramını ya da insan anlayışını varsaymaktadır. Tüm insanları n ortaklaşa sahip oldukları bazı özellikler -en azından kimi yatkınlıklar ya da olanaklar, potansiyeller vb.- yok ise bu yapıya dayandırılan, bu yapıdan türetilen haklardan söz etmek de mümkün olmayacaktır.



“İnsan nedir?”, “İnsanın ayırt edici özellikleri nedir?” gibi sorularla insanın neliğini (ne olduğunu, yapısını, “özünü”) ortaya koymayı kendisine sorun edinen felsefe dalı Felsefi Antropoloji ya da İnsan Felsefesidir.

“İnsan hakları terimi hem bu hakların doğasına hem de kaynağına işaret etmektedir. Bunlar bir kişinin sadece insan olmasından dolayı sahip olduğu haklardır. Bu haklar, kişilerin yurttaşlar, aile üyeleri, işçiler veya herhangi bir kamusal veya özel bir organizasyonun veya birliğin üyesi olarak sahip olabilecekleri (veya olamayacakları) hak ve ödevlerden bağımsız olarak tüm insanların taşıdıkları haklardır.



Eğer tüm insanlar sadece insan oldukları için bu haklara sahipse insanlar bu haklara sahip olmada eşittirler. İnsan olma bırakılamayacağı, kaybedilemeyeceği, cezalandırmayla geri alınamayacağı için insan hakları dokunulmazdır. En zalim işkenceci de en kötü durumdaki kurban da hâlâ insandır” (Donnelly 2007, s. 21).

Derleyen:
Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf "Felsefeye Giriş" ve 3. Sınıf "Çağdaş Felsefe Tarihi" Dersi Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Felsefe Ders Kitabı