Eski Çağ'da Devlet ve Toplum Öğretileri

Toplumun ve devletin ne olduğu, ne türden varlıklar oldukları felsefe tarihinin en eski sorunlarındandır. Presokratik felsefeden kimi düşünürler de bu soruna eğilmişlerdir.



Felsefe tarihinde Sokrates’ten önceki döneme Presokratik felsefe dönemi adı verilir.

Eski Çağ’da Presokratik düşünürler için Polis’te (şehir devletinde) yaşayan toplumun yapısını ve toplumu düzenleyen kurallar olarak yasaların varlık temellerini araştırmak doğa araştırması yanında ikinci bir araştırma konusu olmuştur. Presokratikler için doğada olduğu kadar toplumda da bir uyum ve düzen olması gerekliydi. Presokratik felsefenin asıl ilgisi doğa felsefesiydi. Bununla birlikte Eski Çağ’da presokratik düşünürler insan ve toplum sorunuyla da ilgilenmişlerdir. İnsan ve toplumla ilgili düşünceler içinde en önemlisi de insanın ve toplumun mutluluğu düşüncesi olmuştur. Eski Çağ’ın felsefe okulları mutluluğu doğaya ve yasaya uygun yaşamakta görmüşlerdir. Söz gelişi Eski Çağ’da atomcu görüşün temsilcisi olan Demokritos, kendisini hak, hukuk ve yasaya uygun davranmaya zorlamış olan kişinin mutlu olacağını söylemiştir. Aynı zamanda toplumdaki bireylerin birbirlerine zarar vermesini engellemek dışında yasaların bireylerin istedikleri gibi yaşamalarını engelleyemeyeceğini ileri sürmüştür. Demokritos’a göre bütün insan işleri arasında en önemlisi de devlet işleridir, yani devletin nasıl yönetileceği konusu en öncelikli iştir. Devlet yönetiminde hukuk ve adalete uygun olmayan bir iş yapılmamalıdır.



İyi yönetilen bir devlet en mükemmel kurumdur ve ancak iyi yönetilen bir devlette hukuk ve adaletten bahsedilebilir. Demokritos toplumu oluşturan bireylerin mutluluğunu da bütün toplumun mutluluğuna bağlamıştır. Yasaların amacı da insanın yaşamına refah ve mutluluk getirmektir. Demokritos’a göre demokrasi de en iyi yönetim biçimlerinden biridir ve “demokrasi de yoksulluk çekmek, efendilerin hizmetinde sözümona ‘mutlu’ olmaktan çok daha iyidir, tıpkı özgürlüğün kölelikten daha iyi olması gibi” der (Capelle 1995, s. 210). Demokritos’un bütün bu görüşleri Sokrates öncesi düşünürlerin insan, toplum ve devlet konusundaki görüşlerini temsil eden bir görüş olarak yasalarla toplumu düzenlemenin önemine vurgu yapmaktadır. Evrendeki düzen ve uyumun toplum içinde öngörülmesi devletin varlık nedenine ilişkin bir açıklama olarak görülmelidir. Başka bir deyişle, devlet toplumu hak, adalet, eşitlik ve özgürlük gibi kavramlar temelinde yasalarla düzenlemelidir. Böyle bir düzenleme evrensel düzen ve uyum ilkesine de uygun olacaktır.

Atomcu okul Eski Çağ felsefe okullarından Leukippos ve Demokritos tarafından temsil edilen okul. Evrenin bölünemez olan atomlardan oluştuğunu iddia eden görüştür.



Presokratik düşünürler içinde özellikle Sofistler ilgilerini doğadan insana, dolayısıyla da toplum ve devlete çevirmişlerdi. Bu bağlamda kendi çağlarının ve toplumlarının hukuk, siyaset, adalet, devlet, toplum ve ahlak gibi tasarımlarına bazı eleştiriler getirmişlerdir.

Sofistler Eski Çağ’da para karşılığı ders veren kişilerdi. Sofistlik denilen akım da bilgi konusunda mutlak ya da nesnel hakikatlere ulaşmanın olanaksız olduğunu; böyle hakikatlerin olmadığını, olsa bile bunlara ulaşmanın insan kavrayışını aştığını ileri sürerek bir tür toplum, ahlak ve bilgi eleştirisine yönelmiş akımdır. Başlıca temsilcileri Protagoras ve Gorgias’tır.



Bu konuda kimi Sofistlerin düşünceleri şöyle özetlenebilir: Kritias’a göre din ve ahlak kuralları zeki ve kurnaz yöneticiler tarafından toplumun itaat etmesini sağlamak üzere oluşturulmuşlardır. Thrasymakhos’a göre hak ve adalet toplumda güçlünün işine gelendir. Bir anlamda adalet iktidarı elinde tutanlar tarafından belirlenir ve yasalar gücü elinde tutanlar tarafından konulmuştur. Kallikles ise toplumdaki güçsüzlerin kendilerini korumak için yasaları, adalet ve ahlak gibi kural ve değerleri oluşturduklarını ileri sürmüştür. Bütün bu anlayışlarda ortak olan insanlar tarafından konulmuş olan yasaların nesnel bir hak ve adalet kavramına göre değil, toplumdaki kimi sınıfların çıkarına göre oluşturulduğunu ileri sürmeleridir. Bu yüzden de bu kavramlar üzerine öne sürülen bütün görüşler göreli olmak durumundadır. Sofistlere göre ortak ve evrensel bir insan doğası olmadığından, insan doğasına uygun bir toplumsal düzen aramak da boşunadır. Devlet ve toplum doğal değil, yapma bir varolandır. Böylece Sofistler “doğal olan” ve “insanlar tarafından konulmuş olan”, yani “doğal olmayan” ayrımını (physei - thesei ayırımı) yapmışlardır. İnsanların sahip olduğu hak ve ödevlerin doğuştan mı olduğu, yani doğal mı olduğu, yoksa insanların koydukları yasalar tarafından mı belirlendiği, yani doğal olmayıp yapay olarak konulmuş mu olduğu sorunu düşünce tarihindeki en temel belirlemelerden biri olmuştur.

Sofistler kendilerinden önceki filozoflar gibi doğa ve evrenle ilgili sorunlar konusunda mutlak veya nesnel hakikatlere ulaşmanın olanaksız olduğu düşüncesiyle ilgilerini insan sorununa yöneltmişlerdir. Felsefe tarihinde ilk defa doğal olan ve yapma olan arasında bir ayırım yapmışlardır.



Sofistlerin bu eleştirileriyle hesaplaşan önemli bir Eski Çağ düşünürü Sokrates’tir. Siyaset felsefesinin tarihinin Sokrates ile başladığı da söylenir, çünkü Sokrates Sofistlerin adalet, erdem, hak gibi kimi kavramlar üzerine nesnel bir doğruluk iddiasında bulunulamayacağı yollu görüşlerini eleştirmiştir. Sokrates doğru bilgiyi, toplumsal yasaların gözettiği doğruluğu, adaletin kendisini ve en iyi siyasal-toplumsal düzenin ne olduğunu araştıran bir düşünür olmuştur. Sokrates’e göre en iyi siyasal düzen bilge insanların başta bulunduğu düzen olacaktır. Klasik siyaset felsefesinin çıkış noktası Sokrates olsa da gelişmesi Platon ve Aristoteles ile olmuştur. Platon da Aristoteles de Sokrates’in etkisinde siyasal düzenin ereğini ancak erdemli olmakla ulaşılan “mutluluk” olarak belirlemişlerdir. Bu anlamda Eski Çağ’ın ilk büyük siyaset felsefesini Platon’da buluruz.

Ayrıca Lütfen Bakınız:
 
- Platon'un toplum ve devlet tasarımı  
- Aristoteles'in toplum ve devlet öğretisi  

Derleyen:
Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf "Felsefeye Giriş" ve 3. Sınıf "Çağdaş Felsefe Tarihi" Dersi Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Felsefe Ders Kitabı